top of page

Search this site

Boş arama ile 1096 sonuç bulundu

  • Muz lifinden ayakkabı üreten kadın girişimci dünyaya açıldı

    Mersin’in Bozyazı ilçesinde yaşayan girişimci Beste Cercis, muz ağaçlarının atık olarak görülen liflerini değerlendirerek çevre dostu ayakkabılar üretiyor. Geleneksel yöntemleri modern tasarımla buluşturan bu girişim, sürdürülebilir üretim anlayışıyla dikkat çekiyor. Ailesiyle birlikte Bozyazı’ya yerleşen Cercis, bölgede muz ağaçlarının liflerinden geçmişte yararlanıldığını fark etti. Yörede yaşayan kadınların, muz ağacının atık gövdesinden lif elde ettiğini ancak zamanla bu geleneğin terk edildiğini öğrenen Cercis, bu potansiyeli yeniden canlandırarak ekonomik değere dönüştürdü. KOSGEB DESTEĞİYLE GİRİŞİM HAYATA GEÇTİ Girişimcilik eğitimlerine katılan Cercis, muz liflerinden ürün geliştirme fikrini KOSGEB desteğiyle hayata geçirdi. Yaptığı AR-GE çalışmaları sonucunda üretim sürecini şekillendiren girişimci, Bozyazı’daki atölyesinde kadın istihdamına da katkı sağlıyor. GELENEKSEL EL EMEĞİYLE ÜRETİLİYOR Üretim sürecinde muz ağaçlarının yılda bir kez meyve verdikten sonra atıl kalan gövdeleri kullanılıyor. Bu gövdeler lif haline getirilerek kadınlar tarafından dokuma, eğirme ve bükme gibi geleneksel yöntemlerle işleniyor. Hazırlanan materyaller, Ankara’daki ustalar tarafından farklı tasarımlara sahip ayakkabılara dönüştürülüyor. SIFIR ATIK VE PATENTLİ TASARIMLAR Cercis, geri dönüşüm odaklı yaklaşımını tasarımla birleştirerek kendi markası altında patentli ürünler geliştirdiğini belirtiyor. Üretilen ayakkabılar aynı zamanda sıfır atık sertifikasıyla belgeleniyor. Bu yönüyle girişim, çevre dostu üretim modelleri arasında öne çıkıyor. ULUSLARARASI PLATFORMDA TANITIM Girişimin hikayesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen “Anadoludakiler Projesi” kapsamında da yer aldı. Ürünler ayrıca Birleşmiş Milletler toplantıları çerçevesinde New York’taki Türkevi’nde düzenlenen sıfır atık temalı sergide sergilendi. Bu etkinlikte ürünlerin uluslararası katılımcılara tanıtılması, markanın bilinirliğini artırdı. YURT DIŞINDAN TALEP ARTIYOR Cercis, kurduğu e-ticaret altyapısıyla ürünlerini hem yurt içinde hem de yurt dışında satışa sundu. Özellikle Körfez ülkelerinden gelen talebin artması dikkat çekti. Girişimci, kamu destekleri ve kredi imkanlarıyla işini büyütmeye devam ettiğini ifade etti. KADIN GİRİŞİMCİLERE ÇAĞRI Sıfır sermayeyle başladığı bu yolculukta önemli bir mesafe kat ettiğini belirten Cercis, özellikle kadın girişimcilere verilen teşviklerden çekinmeden yararlanmaları çağrısında bulundu. Sürekli gelişim ve üretim odaklı yaklaşımın başarıda belirleyici olduğunu vurguladı.

  • Tarladan şampiyonluğa uzanan yol:

    Trakya'nın küçük bir köyünde başlayan ve minderde Avrupa’nın zirvesine uzanan muazzam bir başarı öyküsü, tüm Türk kadınlarına ilham kaynağı oluyor. Tarladan şampiyonluğa uzanan yol: Kıymet Rümeysa Tezcan Avrupa Şampiyonu! Trakya'nın küçük bir köyünde başlayan ve minderde Avrupa’nın zirvesine uzanan muazzam bir başarı öyküsü, tüm Türk kadınlarına ilham kaynağı oluyor. Kalıpları ve önyargıları yıkarak şampiyonluk kürsüsüne çıkan Kıymet Rümeysa Tezcan, azmin ve aile desteğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya kanıtladı. Bulgaristan’da düzenlenen U17 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak Avrupa Şampiyonu olan Kıymet Rümeysa Tezcan, Trakya’ya büyük bir gurur yaşattı. Uzunköprü'ye bağlı Küçük Danişment Köyünden dünya minderlerine uzanan bu başarı, toplumsal önyargılara karşı kazanılmış sessiz bir zafer olarak nitelendiriliyor. Spor dünyası, azmin ve kararlılığın ilmek ilmek işlendiği tarihi bir şampiyonluğa tanıklık etti. Bulgaristan'da gerçekleştirilen U17 Avrupa Şampiyonası'nda ay-yıldızlı mayoyla mücadele eden Kıymet Rümeysa Tezcan, tüm rakiplerini devirerek altın madalyayı boynuna taktı ve Türk bayrağını dalgalandırdı. MİNDERDE ÖNYARGILARI DA DEVİRDİ Rümeysa'nın kazandığı bu tarihi zafer, sadece bir spor başarısı olmanın ötesinde anlamlar taşıyor. Toplumda kökleşmiş olan cinsiyetçi kalıpları ve "erkek sporu" algısını elinin tersiyle iten genç şampiyon, minderde hem rakipleriyle hem de önyargılarla güreşerek her ikisinden de zaferle ayrıldı. Sergilediği bu dik duruş, imkan ve destek verildiğinde Türk kadınlarının neleri başarabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. TARLADAN ŞAMPİYONLUĞA UZANAN YOL Bu büyük zaferin arkasında lüks salonlar değil, Rümeysa'nın doğup büyüdüğü o küçük köyün samimi ve disiplinli hikayesi yatıyor. Günlük yaşamında tarlada ve bahçede ailesine yardım eden, alın teri dökerken bile aklı her an minderde olan Rümeysa'nın en büyük dayanağı ise ailesi oldu. Kızlarının tutkusuna sırt çevirmeyip her antrenmana yetişebilmesi için seferber olan ailesi, o küçük köy odasından dünya sahnesine uzanan köprünün mimarı oldu. Hocalarının genç yetenekteki cevheri keşfetmesi ve bunu disiplinli bir çalışmayla harmanlamasıyla tamamlanan bu başarı, doğru yönlendirme ve güçlü bir takım çalışmasının en güzel meyvesi olarak kayıtlara geçti.

  • Sinoplu gençler sıfır faizli krediyle kurdu, şimdi taleplere yetişemiyor: 10 ayda ikiye katladılar

    Sinop'ta yaşayan Mehmet Özcan ve Bilal Epsamlı, çocukluk hayalleri olan küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini Genç Çiftçi Projesi kapsamında aldıkları kredi desteğiyle gerçeğe dönüştürdü. 250 koyunla başlayan ikilinin macerası 10 ay gibi kısa bir sürede 500 hayvana ulaştı. Türkeli ilçesine bağlı Hamamlı köyünde yaşayan Mehmet Özcan ve Bilal Epsamlı, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği tesisi açabilmek için Tarım ve Orman Bakanlığınca genç girişimci sayısının artırılması, gençlerin tarımsal üretime yönelik yatırımlarının ve faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla uygulamaya konulan Genç Çiftçi Projesi'ne başvurdu. Yasal süreçlerin ardından yaklaşık 10 ay önce başvuruları kabul edilen iki girişimci, sıfır faizli ve 60 ay geri ödemeli kredi desteğiyle Hamamlı köyünde 600 metrekarelik alanda küçükbaş hayvan yetiştiriciliği çiftliği kurdu. Devlet desteği sayesinde hayallerini gerçekleştiren girişimciler, 250 koyun alarak yetiştiriciliğe başladıkları tesisteki hayvan sayısını bugün 500'e çıkarmanın mutluluğunu yaşıyor. Mehmet Özcan, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapmanın uzun yıllardır aklında olduğunu söyledi. Daha önce de bir deneme yaptığını ancak çeşitli nedenlerden ötürü tesis açamadığını belirten Özcan, Genç Çiftçi Projesi'nden haberdar olmalarıyla hayallerini gerçekleştirme fırsatı yakaladıklarını dile getirdi. Özcan, Genç Çiftçi Projesi'ni üreticiler açısından çok olumlu bulduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bu benim çocukluk hayalim, devamlı aklımda olan bir şeydi. Devletin sağlamış olduğu sıfır faizli kredi vardı, krediye müracaat ettik ve aldık. Tesisin kurumun maliyetinin yüzde 60'ını sıfır faizli olarak devlet bize verdi. Kalanını öz sermaye olarak tamamladık. 10 ay önce 250 hayvan aldık. Bunlardan ikinci kuzularımızı almaya başladık. 250 koyunla başladım, şu an 300 anacım var. Toplamda 500 koyun oldu." "Kat kat fazlasını elde ediyorsun" Bilal Epsamlı ise babasının da hayvancılık yapmasından dolayı küçük yaşlardan beri bu işin içinde olduğuna işaret etti. Hayvan yetiştiriciliğini profesyonel anlamda bir tesiste yapabilmek için Genç Çiftçi Projesi'nden yararlanmak istediklerini anlatan Epsamlı, kendileri için hayal olan tesisi proje desteğiyle açabilmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Bu işe ilgi duyan herkese hayvancılık yapmayı tavsiye eden Epsamlı, "Emek isteyen, çaba isteyen, sabır isteyen bir meslek ama bunları başardıktan sonra kat kat fazlasını elde ediyorsun. Aynı zamanda bereketli bir meslek, kimseye seni muhtaç etmez." diye konuştu.

  • Karslı genç anne devletten aldığı hibe desteğiyle dev tesis kurdu! Sıfırdan zirveye yerleşti

    Kars'ın Selim ilçesinde yaşayan 28 yaşındaki bir çocuk annesi Dilan Cansız, hayallerini devlet desteğiyle gerçeğe dönüştürdü. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hibe programına başvurarak 2,5 milyon liralık modern hayvancılık tesisi kuran Cansız, eşi ve çocuğuyla birlikte kendi işinin patronu oldu. Kars'ın Selim ilçesinde yaşayan bir çocuk annesi 28 yaşındaki Dilan Cansız, Tarım ve Orman Bakanlığının "Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı"ndan hibe destek alabilmek için girişimde bulundu. "Hayvancılık alanında kadın eli-kadın verimliliği" projesini hazırlayarak başvuruda bulunan Cansız'ın projesi kabul gördü. Tarım ve Orman Bakanlığının "Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı"ndan faydalanan Cansız, yüzde 50 hibeyle ahırını yaptırdı ve ekipman desteği aldı. Aldığı destek ile ahırını yapıp modern ekipmanlar temin ederek hayvancılık faaliyetlerine başlayan Cansız, hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor. Tarım ve Orman İl Müdürü Enver Aydın da Cansız'ın işletmesini ziyaret ederek kolaylıklar diledi. Aile işletmesi kuran Dilan Cansız, aile işletmesini kurarak hayaline kavuştuğunu söyledi.Cansız, "Eşimle bir hayalimiz vardı kendimize bir işletme kurmak istiyorduk. Sosyal medyadan araştırma yaptık. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programını gördük, başvurduk ve onaylandı. İlk önce ahırımızı inşa ettik şu anda da hayvanlarımızı yetiştiriyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığına teşekkür ediyorum." dedi. İşletmesini büyüterek üretime katkı sağlamayı hedeflediğini işaret eden Cansız, "Aile işletmesini kurduğum için çok mutluyum, ilerleyen zamanda hedefimiz hem ahırı hem de işletmemizi büyütmek. Yapabilecek herkese bu projeden faydalanmasını tavsiye ediyorum. Kendi hayvanlarımızı yetiştiriyoruz. Eşimle, çocuğumla işimizin patronu olduk, inşallah işletmemizi büyüteceğiz." diye konuştu. Tarım ve Orman İl Müdürü Enver Aydın da 2025'te 40 aile işletmesine destekte bulunduklarını belirtti.Yaptıkları desteklemelerin çeşitlerini anlatan Aydın, "Hem işletmeye ilişkin yatırımlar hem de makine ekipmana ilişkin her türlü yatırımın yüzde 50'sini bakanlığımızın bu kapsamdaki bütçesinden karşılamış olduk. Dilan Cansız geçen yıl bize başvuruda bulundu. Yaklaşık 2,5 milyonluk projesinin yarısını bakanlığımızın bu kapsamdaki desteklerinden karşılayarak hibe olarak teslim ettik." ifadelerini kullandı. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programının 2026'da yeni bir döneme başladığını dile getiren Aydın, "Yeni dönemle beraber yeni destekleme kalemleri eklenmiş oldu. Daha önce KDV dahil değildi bu desteklemelere, destekleme oranı bu şekliyle yüzde 50'den yüzde 70'lere kadar olacak şekilde bir hibe programında artışa gidilmiş oldu. Yeni dönem içerisinde Kars ilinde bulunan tüm üreticilerimizi bu destekleme programında başvurulara başlamasıyla beraber başvurularını bekliyoruz." şeklinde konuştu.

  • İlçede yıllardır olmayan branşa atandı, sıfırdan klinik kurdu

    Isparta’nın Yalvaç ilçesinde yıllar sonra kurulan göğüs hastalıkları kliniği bölgeye nefes oldu. Isparta’nın Yalvaç ilçesinde uzun yıllardır bulunmayan göğüs hastalıkları branşı, son bir yılda yapılan çalışmalarla yeniden hizmet vermeye başladı. Yalvaç Devlet Hastanesinde göreve başlayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Alperen Koç’un koordinasyonunda kurulan klinikte, birçok tanı ve tedavi uygulaması ilk kez uygulanabilir hale geldi. Hastane yönetimi ve hayırsever katkılarıyla kurulan klinikte; bronkoskopi, torasentez, PPD ve deri prick testleri gibi işlemler yapılmaya başlandı. Ayrıca FeNO ölçümü, kapnografi ile NIV ve HFNO gibi solunum desteğine yönelik sistemler de kliniğe kazandırıldı. Sigara bırakma polikliniğinin devreye alınmasıyla birlikte koruyucu sağlık hizmetleri de aktif hale getirildi. Bunun yanı sıra HFCWO ve Acapella sistemleri ile sekresyon yönetimi de tedavi süreçlerinde kullanılmaya başlandı. Yapılan bu düzenlemelerle birlikte, daha önce ileri tetkik ve tedavi için farklı illere gitmek zorunda kalan hastaların Yalvaç Devlet Hastanesinde tedavi ediliyor. “Sevk ihtiyacını önemli ölçüde azalttık” Klinikte yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Koç, “Yalvaç Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları biriminde yürütülen bu çalışmalar, ilçe düzeyinde de nitelikli ve sürdürülebilir sağlık hizmeti sunumunun mümkün olduğunu göstermesi yönü ile örnek teşkil etmekte olup hastaların ileri merkezlere sevk ihtiyacı önemli ölçüde azaltılmıştır.” ifadelerini kullandı.

  • Elektrikli ve hibrit araçlar için sektöre nitelikli eleman kazandırıyorlar

    Bursa'da kurulan Yeni Nesil Araç Teknolojileri Sektörel Mesleki Eğitim Yetkinlik Geliştirme ve Mükemmeliyet Merkezi'nde elektrikli, hibrit ve otonom araç teknolojileri alanında nitelikli personel yetiştiriliyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim Vakfı çatısı altında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde, Avrupa Birliği İnsan Kaynakları Geliştirme Programı hibe desteğiyle 2 yıl önce açılan merkezde, teorik eğitimin yanı sıra elektrikli ve hibrit araçlar üzerinde uygulamalı eğitim alanlar, sınava girip konuyla ilgili belge almaya hak kazanıyor. Elektrikli, hibrit ve otonom alanında mevcut eğitim altyapısının ve meslek öğretmenlerinin kapasitelerinin güçlendirilmesine önemli katkılar sağlayan merkez, sektörün eleman ihtiyacına da çözüm sunuyor. Merkezde verilecek eğitimler yakın gelecekte, yapay zeka destekli, programlama ve kodlama içeren, insansı robotların da yer alacağı şekilde zenginleştirilecek. Ayrıca yeşil dönüşümü destekleyecek eleman ihtiyacını karşılayacak bir eğitim süreci oluşturulması da hedefleniyor. "Sanayiye, servis tarafına hizmet verecek personel yetiştirilmesi öncelikli" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim ve Teknoloji Kampüsü Yöneticisi Murat Kurtlar, AA muhabirine, merkezde elektrikli ve hibrit araç elektroniği ile teknolojileri, otonom sürüş elektronikleri, yakıt pili ve batarya şarj sistemleri, araç diagnostik, batarya teknolojileriyle ilgili güncel eğitimleri ve belgelendirmeleri yaptıklarını söyledi. Yüzlerce öğrenciye ve eğitimciye eğitim verildiğini aktaran Kurtlar, şunları kaydetti: "Özellikle sanayiye, servis tarafına hizmet verecek personel yetiştirilmesi, öncelikli bir alan. Türkiye'de 2025 yılı sonu itibarıyla 33 milyon araç var. Bunların yaklaşık 370 bini elektrikli, bataryalı ve 670 bin de hibrit araç var. Bu sayı, her geçen yıl katlanarak artıyor. Bir servis ihtiyacı var. Bunu üreten firmalar servislerinde bu desteği verebiliyor ama garanti süresi dışına çıkıldığında bu desteklerin bağımsız servislerde veya diğer bağlantılı alanlarda da verilmesi şart. Bunun sadece bir ilde olması da mümkün değil. Dolayısıyla bu açığı görüp burada hem işbirliği yaptığımız üniversiteler hem de meslek yüksekokulları desteğindeki eğitmenlerimizle eğitim vermeye başladık." Kurtlar, eğitim verildikten sonra da Mesleki Yeterlilik Kurumu koordinesinde, sınav ve belgelendirme yaptıklarını belirterek, "Eğitime katılanlar, sınava girerek e-Devlet'te de gözükecek şekilde bu araçların onarımıyla ilgili ehil olduğunu ispat edecek bir belge alıyor." dedi. Yeni nesil araç bakımıyla ilgili talebin giderek artacağını vurgulayan Kurtlar, bu araçların bilinenden çok daha farklı bir teknolojiye sahip olduğunun bilgisini verdi. Kurtlar, eğitimlerin 10-12 kişilik gruplara verildiğini dile getirerek, "Biri elektrikli diğeri hibrit iki araç üzerinde hem teorik hem pratik uygulamalı eğitimler veriyoruz. Bu alanda çalışan, özellikle meslek liselerindeki, meslek yüksekokullarındaki eğitimcilere de bu eğitimleri veriyoruz." ifadelerini kullandı. "Çok iyi bir avantaj sağlıyor" Yeni Nesil Araç Teknolojileri Sektörel Mesleki Eğitim Yetkinlik Geliştirme ve Mükemmeliyet Merkezi'ndeki çalışmalara değinen Kurtlar, ilerleyen dönemde özellikle yapay zeka odaklı birtakım süreçleri devreye alacaklarını anlattı. Kurtlar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğitimler, içeriğimizi zenginleştirerek, sahanın ihtiyacı olan ara kademedeki dijital yaka ve yeşil yaka personel yetiştirilmesi konusuna evrilecek. En üst seviyede eğitim vermeye, katılımcıları en iyi şekilde eğitmeye, İŞKUR ile sahada faaliyet yürüten şirket sahipleriyle, onları istihdama katmaya mümkün olduğunca dahil olmaya çalışıyoruz. Amacımız, burada eğitim alan kişilerin sahada da görev almasını sağlamak." Merkezde eğitim alan Veysel Karani Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Samet Arifoğlu da elektrikli araçlar bölümünde eğitim gördüğünü belirterek, "Burada herhangi bir okulda alamayacağımız eğitimleri alıyoruz. Bir elektrikli aracı gerilimsiz hale getirmeyi, servis soketi sökmeyi, bu gibi birçok şeyi öğreniyoruz. Basit bir eğitim değil. Bizim için çok iyi bir avantaj sağlıyor." ifadelerini kullandı. Veysel Karani Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin elektrikli araçlar bölümünde öğrenci olan Furkan Şenel de okulda öğrendikleri temel bilgileri merkezde pratiğe dönüştürdüklerini anlattı.

  • Bayat mısıra sinirlenip kendi işini kurdu: 18 yılda 40 bin mısır sattı

    İstanbul'un Fatih ilçesinde, Eminönü'nde yediği bayat mısırın tadı damağında kalan Dursun Öztürk (64), bu olayın ardından kendi mısır tezgahını açmaya karar verdi. 18 yıldır bu mesleği sürdüren Öztürk, günde ortalama 15 mısırla başladığı işini, şimdilerde yılda 40-50 bin adet mısır satacak kadar büyütmüş durumda. Mesleğinde insan sağlığını ön planda tuttuğunu vurgulayan Öztürk, 'Akşama kadar kalan mısırı kesinlikle satmam, hayvanlara veririm. Milletin sağlığıyla hayatta oynamayız.' diyerek kalitesinden ödün vermediğini belirtiyor. EMİNÖNÜ'NDE YAŞANAN OLAY İŞİN BAŞLANGICI OLDU Seneler önce Eminönü'nde bir tezgahtan mısır aldığını ve aldığı mısırın bayat çıkması üzerine tezgah sahibiyle yaşadığı diyaloğu unutamadığını aktaran Öztürk, 'İnsanlara kötü mısır satıyorsunuz' demesi üzerine, tezgah sahibinin 'Senden para istemiyorum, kaybol git' yanıtını aldığını anlatıyor. Bu olayın kendisinde büyük bir etki yarattığını ve 'Ben bu işi daha iyi yaparım' diyerek yola çıktığını ifade ediyor. EŞİNİN DESTEĞİYLE BÜYÜTTÜĞÜ İŞİNDE YALNIZ KALDI Eşinin tam desteğiyle bir piknik tüpü ve 15 mısırla işe başladığını söyleyen Öztürk, ilk gün sattığı mısırların ardından kalanları eve götürdüğünü belirtiyor. Daha sonra odun ateşinde mısır pişirmeye karar verdiğini ve eşiyle birlikte bir arsa kiralayarak bu işi büyüttüğünü anlatıyor. Ancak en büyük destekçisi olan eşi Zeynep Öztürk'ü 2024 yılının Temmuz ayında geçirdiği kalp krizi sonucu kaybeden Öztürk, 'Onunla birlikte yıllarca omuz omuza çalıştık. O olmayınca hiçbir şeyin tadı kalmadı ama tezgâhı kapatmadım.' diyerek yaşadığı derin üzüntüyü dile getiriyor. Kendisini 'Ordulu Dursun Dayı' olarak tanıyan müşterilerine hizmet etmeye devam ediyor.

  • Sokakta meyve satarken milyarder oldu! Sırrını ilk kez anlattı: 'Başarımı 3R'ye borçluyum'

    Sokakta ananas satarken dünyanın en zengin insanlarından biri oldu. Başarısının sırrını ilk kez paylaşan Cheah Cheng Hye'nin '3R' prensibi dikkat çekti. İşte detaylar... Malezya doğumlu Cheah Cheng Hye’nin yoksulluk içinde başlayan hayatı, Hong Kong’da milyar dolarlık bir finans kariyerine dönüştü. Çocukluk yıllarında sokakta ananas satarak geçimini sağlayan Cheah, bugün yaklaşık 1.25 milyar dolarlık servetiyle Malezya’nın en zengin isimleri arasında yer alıyor. KÜÇÜK YAŞTA ÇALIŞMAYA BAŞLADI Penang eyaletinde doğan Cheah, 9 yaşındayken babasını böbrek yetmezliği nedeniyle kaybetti. Ailesine destek olmak için küçük yaşta çalışmaya başlayan Cheah’ın, çocukluk döneminde ciddi ekonomik zorluklar yaşadığı belirtiliyor. Lise eğitimini tamamladıktan sonra 17 yaşında The Star gazetesinde çalışmaya başlayan Cheah, editörlerin yazı yeteneğini fark etmesiyle gazeteciliğe adım attı. Bir süre sonra Hong Kong’dan gelen daha iyi ücretli iş teklifini kabul ederek ülkeyi değiştirdi. İlk hedefi birkaç yıl çalışıp para biriktirerek ülkesine dönmekti. Ancak Hong Kong’daki kariyeri, onu doğrudan finans ve yatırım dünyasına yönlendirdi. VN Express'in haberine göre Cheah, The Standard, HK-TVB News, Wall Street Journal Asia ve Far Eastern Economic Review gibi kurumlarda ekonomi ve finans alanında görev yaptı. Bu süreçte kendi kendine muhasebe ve yatırım eğitimi aldı. 1 MİLYON DOLARLIK GELİR ELDE ETTİ Daha sonra yatırım bankası Morgan Grenfell’de görev yapan Cheah, burada değer yatırımı yaklaşımıyla tanıştı ve yıllık yaklaşık 1 milyon dolara ulaşan gelir elde etti. 1993 yılında iş ortağı V-Nee Yeh ile birlikte Value Partners adlı varlık yönetim şirketini kurdu. Küçük bir sermayeyle başlayan şirket, zamanla Asya’nın önde gelen bağımsız yatırım firmalarından biri haline geldi. Sokakta meyve satarken milyarder oldu Sırrını ilk kez anlattı: Başarımı 3Rye borçluyum '3-R PRENSİBİ' Cheah kendi yatırım felsefesini ve milyarderliğe yolculuunu “3R” prensibine dayandırıyor yani "doğru iş, doğru insanlar ve doğru fiyat." Uzun vadeli değer yatırımı stratejisiyle hareket eden Cheah, özellikle düşük değerli şirketlere odaklandığını ifade ederken "Başarımı 3R'ye borçluyum" dedi. En dikkat çeken yatırımlarından biri, Çin merkezli elektrikli araç üreticisi BYD oldu. Şirketin daha sonra dünyanın en büyük elektrikli araç üreticilerinden biri haline gelmesi, bu yatırımın önemini artırdı. Ancak Cheah’ın kariyeri sadece başarılarla sınırlı kalmadı. 2006’da yatırım yaptığı Oasis Hong Kong havayolu şirketi kısa sürede iflas etti. Bu yatırım firmaya yaklaşık 13 milyon dolarlık zarar yazdı. Yaşanan kaybın ardından Cheah’ın havacılık sektöründen tamamen çekildiği belirtildi. Yatırım dünyasında “aykırı düşünme” yaklaşımıyla tanınan Cheah, genellikle piyasanın tersine hareket ettiklerini ve bu şekilde kazandıklarını ifade ediyor.

  • Doğadan bulduğu saleple gelen başarı hikayesi: 60 bin fideyle üretici oldu

    Zonguldak'ın Devrek ilçesinde doğa yürüyüşü sırasında dikkatini çeken salep orkidesini araştırmaya başlayan 3 çocuk annesi Gülsüm Köseoğlu, 3 dönümlük arazide 60 bin fideyi toprakla buluşturarak kendi işini kurdu. Başarılı girişimci kadın, elde ettiği 600 kiloluk ilk hasadını köyünde bir ilke imza atarak şenlik havasında kutladı. Devrek ilçesine bağlı Kabaca köyü Dereköy mahallesinde yaşayan 39 yaşındaki Gülsüm Köseoğlu'nun girişimcilik serüveni, geçen yıl ailesiyle çıktığı doğa yürüyüşüyle başladı. Yürüyüş esnasında gördüğü bir bitkiyi merak ederek internette araştıran Köseoğlu, bunun doğadan toplanması yasak olan endemik 'salep orkidesi' olduğunu öğrendi. Bitkinin yumrularının toz haline getirilerek içecek, dondurma, pastacılık ve kimya sektörlerinde yoğun talep gördüğünü ve yüksek ekonomik değere sahip olduğunu fark eden Köseoğlu, salep yetiştirmeye karar verdi. Uzun süren araştırmalarının ardından ilgili kurumlardan resmi izinlerini alan Köseoğlu, hazırladığı üç dönümlük araziye 60 bin salep fidesi dikti. 'Doğada gördüm, araştırdım ve üretime başladım' Büyük bir emekle girdiği bu yolda 600 kilogram ürün elde etmeyi başaran Köseoğlu, girişimcilik hikayesini şu sözlerle anlattı: 'Ailemle memleketimizde çıktığımız doğa yürüyüşünde yetişen çiçekler dikkatimi çekti. İnternetten araştırıp gerekli bilgileri edindikten sonra dikimini gerçekleştirdik. Ailemin de desteğiyle girdiğimiz salep yetiştiriciliğinde ilk mahsulümüzün hasadını yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bizlere destek veren kurumlara teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın bu bitkiyi yetiştirerek hem kendi bütçelerine hem de ülke ekonomisine katkı sağlamalarını tavsiye ederim.' Eşinin girişimcilik ruhunu ilk günden beri desteklediğini belirten Umut Köseoğlu ise, 'Eşim salep yetiştiriciliğine merak saldı, ben de kendisine her konuda destek verdim. Ekonomik anlamda güzel getirisi olan bir ürün, yöre insanımıza da bu alana el atmalarını tavsiye ediyorum' dedi. Gülsüm Köseoğlu'nun elde ettiği başarılı ilk hasat, köyde düzenlenen bir etkinlikle taçlandırıldı. Bölgede salep üretimini teşvik etmek amacıyla Gökçebey Halk Eğitim Müdürlüğü tarafından eğitim alan 100 kursiyer de Köseoğlu'nun bahçesinde uygulamalı ders yaparak hasada katıldı. Gökçebey Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Satılmış Erenoğlu, 'Şu ana kadar kurumumuzda yüze yakın kişiye sertifika verdik. Üretimi çok zor olmayan bir bitki, her vatandaşımız rahatlıkla yetiştirebilir' ifadelerini kullandı. Kadın girişimcinin başarısını kutlamak için köye akın eden davetliler ve ilçe protokolü, hasat şenliğinde bir araya geldi. Programa; Devrek Belediye Başkan Yardımcısı Özcan Özmekik, Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Erol Ziyadoğlu, İl Tarımsal Şube Müdürü Osman Karaköse, Devrek İlçe Tarım ve Orman Müdürü Volkan Hızarcı, Gökçebey Halk Eğitim Müdürü Satılmış Erenoğlu ve çok sayıda davetli katılarak Köseoğlu'nu yalnız bırakmadı.

  • Antalya'da engel tanımayan başarı hikayesi: 12 kilometrelik yol, sporda zafere dönüştü

    Manavgat ilçesinde yaşayan işitme engelli genç sporcu Müslüm Beraat Aslan, ev ile iş yeri arasındaki 12 kilometrelik yolu yürüyerek ve koşarak katetmesiyle atletizme yöneldi. Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşayan işitme engelli genç sporcu Müslüm Beraat Aslan, hayatını hem sporla hem de emekle şekillendiren azim dolu hikâyesiyle örnek oluyor. Günlük yaşamında katettiği uzun mesafeleri bir mücadeleye dönüştüren Aslan, farklı spor branşlarında elde ettiği başarılarla adından söz ettiriyor. 12 KİLOMETRELİK YOL SPORA AÇILAN KAPI OLDU Demirciler Mahallesi’nde yaşayan Aslan, Manavgat’taki iş yerine ve antrenmanlara gitmek için her gün yaklaşık 12 kilometrelik yolu yürümeye başladı. Zamanla bu yürüyüşler koşuya dönüşürken, genç sporcu bu süreçte atletizme de ilgi duymaya başladı. Bu günlük rutin, onun sporla daha güçlü bir bağ kurmasını sağladı ve kısa sürede farklı branşlarda yarışmalara katılmasına zemin hazırladı. FARKLI BRANŞLARDA DİKKAT ÇEKEN BAŞARILAR Müslüm Beraat Aslan, karate-do ile başladığı spor yolculuğunu judo, güreş ve atletizmle sürdürdü. Katıldığı Türkiye şampiyonalarında önemli dereceler elde eden genç sporcu, Mersin’de düzenlenen TİESEF Atletizm Türkiye Şampiyonası’nda da 3 farklı kategoride madalya kazandı. 5 bin metrede ikinci, 3 bin metrede üçüncü ve 1500 metrede beşinci olan Aslan, çok yönlü spor performansıyla dikkat çekti. GÜREŞTE TÜRKİYE DERECELERİ, JUDODA ŞAMPİYONLUK Güreş branşında Türkiye birincilikleri bulunan Aslan, 2023 yılında başladığı judo sporunda da kısa sürede Türkiye şampiyonluğu elde etti. Farklı branşlarda eş zamanlı başarı göstermesi, spor camiasında takdirle karşılandı. AT İLE İŞE GİDİP GELİYOR Spor yaşamının yanı sıra günlük hayatında da sıra dışı bir düzeni olan genç sporcu, zaman zaman iş yerine atıyla gidip geliyor. At biniciliğinde de başarılı olan Aslan, katıldığı yarışmalarda dereceler elde etti. AZMİN VE MÜCADELENİN HİKÂYESİ Sporu yaşamının merkezine koyduğunu belirten Aslan, hem ailesine destek olmaya hem de farklı branşlarda kendini geliştirmeye devam ediyor. Genç sporcu, elde ettiği başarılarla engellerin azim ve çalışmayla aşılabileceğini gösteriyor.

  • Tanesi 150 TL’den satılıyor! Antalya’da yüzlerce kişiye iş kapısı oldu: 81 ilden sipariş yağıyor

    Antalya'nın Elmalı ilçesinde yetiştirilen ve eşsiz zarafetiyle hayran bırakan şakayık çiçeği, tanesi 150 TL'den alıcı buluyor. Üreticisinin yüzünü güldüren ürün bölgedeki yüzlerce kadına dev bir istihdam kapısı oldu. Antalya'nın Elmalı ilçesine bağlı Eymir Mahallesi'nde şakayık çiçeği üretimi adeta altın çağını yaşıyor. Renkleri, zarafeti ve hoş kokusuyla büyük ilgi gören şakayık çiçekleri, bugün sadece bölgenin değil Türkiye'nin dört bir yanının gözdesi haline geldi. Eymir Mahallesi adeta rengarenk bir çiçek bahçesine dönüşürken, bölgeye gelen ziyaretçiler de bu eşsiz manzaraya hayran kalıyor. Üreticiler ise yoğun taleplere yetişebilmek için sabahın ilk ışıklarıyla birlikte mesaiye başlıyor. Düğünlerden özel organizasyonlara, otellerden çiçek sektörüne kadar birçok alanda tercih edilen şakayıklar, hem kaliteli yapısı hem de uzun ömürlü olmasıyla dikkat çekiyor. Özellikle büyükşehirlerden gelen siparişlerin her geçen yıl artması üreticilerin yüzünü güldürüyor. Üreticiler, tanesini 150 TL'den toptancıya satışını gerçekleştiriyor. Yetiştirilen şakayık çiçekleri Türkiye'nin 81 iline gönderiliyor. Şakayık üretimi bölge ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. Mahallede birçok aile geçimini çiçek üretiminden sağlarken, sezon dönemlerinde yüzlerce kişiye istihdam oluşturuluyor. Kadınların üretim sürecindeki aktif rolü ise dikkat çekiyor. Toplama, ayıklama, paketleme ve sevkiyat aşamalarında çalışan vatandaşlar aile bütçelerine önemli katkı sunuyor. Üreticiler, Elmalı'nın verimli toprağı ve serin ikliminin şakayık üretimi için büyük avantaj sağladığını belirtiyor. Özellikle doğal şartlar sayesinde yetişen çiçeklerin kalite bakımından büyük ilgi gördüğü ifade edilirken, Eymir şakayığının artık marka olma yolunda ilerlediği vurgulanıyor. Bölge halkı ise şakayık üretiminin daha da büyümesini ve Elmalı'nın çiçekçilik alanında Türkiye'nin önemli merkezlerinden biri haline gelmesini hedefliyor. Üreticiler desteklerin artmasıyla birlikte ihracat kapılarının da açılabileceğini ifade ediyor.Hem ekonomiye katkı sağlayan hem de görsel şölen sunan şakayık üretimi, Elmalı'nın yükselen değerlerinden biri olmaya devam ediyor.

  • Malatya Mutfağının Lezzet Sırrı Bu Parkta: Battalgazi’nin Kadınları Siparişlere Yetişemiyor!

    Battalgazi Belediyesi öncülüğünde kurulan kooperatif, Gazi Parkı ve Kışla Caddesi'ndeki satış noktalarıyla Malatya'nın geleneksel mutfağını dünyaya tanıtıyor. Doğal ve ev yapımı ürünler, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Malatya’nın Battalgazi ilçesinde kadınların üretime katılması amacıyla hayata geçirilen “Battalgazi’nin Kalbi Kadın Kooperatifi”, üretim faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. El emeğiyle hazırlanan doğal ve yöresel ürünler vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, kooperatif hem kadın istihdamına katkı sağlıyor hem de Malatya mutfağını tanıtıyor. 2019 yılında Battalgazi Belediyesi öncülüğünde kurulan kooperatifte kadınlar tarafından hazırlanan ev yapımı ürünler, Gazi Parkı içerisindeki satış ofisinde vatandaşlarla buluşturuluyor. Sipariş üzerine de üretim yapan kooperatifte, yöresel lezzetlerden el işi ürünlere kadar birçok ürün satışa sunuluyor. “Kadınım, Kazanırım, Kalkınırım” Sloganıyla Üretim Battalgazi Belediyesi’nin destekleriyle faaliyetlerini sürdüren kooperatif, özellikle kadınların ekonomik hayata katılmasını hedefliyor. “Kadınım, Kazanırım, Kalkınırım” sloganıyla çalışmalarını sürdüren kadınlar, hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de üretimin bir parçası oluyor. Kooperatif bünyesinde hazırlanan organik ve doğal ürünlerin vatandaşlara doğrudan ulaştırıldığı belirtilirken, Malatya’nın yöresel yemekleri de ziyaretçilere sunuluyor. Başkan Güder: “Kadınlarımıza İstihdam Olanakları Sağladık” Battalgazi Belediye Başkanı Osman Güder, kooperatifin kadınların ekonomik bağımsızlığı açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Kadınların üretim sürecine dahil edilmesi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Güder, “Battalgazi’nin Kalbi Kadın Kooperatifimiz ile çalışan, üreten ve kendi ayakları üzerinde durmak isteyen kadınlarımıza istihdam imkanı sunduk. Aynı zamanda vatandaşlarımızı ev yapımı, sağlıklı ve doğal ürünlerle buluşturuyoruz” dedi. Güder, Malatya’nın yöresel mutfağının tanıtımına da katkı sunduklarını belirterek, kadınların hazırladığı ürünlerin Kışla Caddesi’ndeki satış merkezinde de vatandaşlara ulaştırıldığını kaydetti. Yöresel Lezzetler ve El Emeği Ürünler Tek Çatı Altında Kooperatifte hazırlanan ürünler arasında yöresel yemekler, doğal gıda ürünleri ve el emeği hediyelikler yer alıyor. Özellikle ev yapımı ürünlere olan ilginin her geçen gün arttığı belirtilirken, sipariş sistemi sayesinde farklı taleplere de cevap veriliyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği satış noktası, kadın üreticiler için önemli bir gelir kapısı haline geldi. “Üreten Kadınların Yanında Olmaya Devam Edeceğiz” Kadınlara yönelik projelerin artarak devam edeceğini söyleyen Başkan Güder, belediye olarak kadınların iş hayatında daha fazla yer almasını hedeflediklerini vurguladı. Göreve geldikleri günden bu yana kadınların önündeki engelleri kaldırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını belirten Güder, “Kadınlarımızın her şartta kendi ayakları üzerinde durabilmesi için projelerimizi çeşitlendirmeye devam ediyoruz.

Arama Yap

bottom of page