top of page

Bu sitede ara

Boş arama ile 1150 sonuç bulundu

  • Düzce'de öğrenciler tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğini yerinde öğreniyor

    Düzce Milli Eğitim Müdürlüğünce hayata geçirilen "Sevgi Saygı Köprüsü" projesi kapsamında ortaokul öğrencileri, hasat aşamasına kadar inceledikleri "mucize bitki", "Altın Baharat" safran ile tıbbi ve aromatik bitkileri yerinde tanıma imkanı buluyor. Bu yıl Milli Eğitim Bakanlığınca "Köklerden Geleceğe" düsturuyla başlatılan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"ne entegre edilen projeyle, çocukların toprağı ve üretimi sevmesi, doğayı sevip toprağa dokunmasını sağlamak amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından "Sevgi Saygı Köprüsü" etkinliği başlatıldı. Projede ilk ve ortaokul düzeyindeki çocuklar, tıbbi ve aromatik bitkilerin yanında geleneksek tarım, ata tohumu ve yetiştirilmesi gibi konuları arazide toprağa dokunarak öğreniyor. Bu kapsamda Kaynaşlı ilçesinde girişimci Selami Gündoğdu tarafından yetiştirilen safranı tanıyan çocuklar, bitkinin ekiminden hasadına kadar her aşamasını deneyimleme fırsatı buluyor. Bugüne kadar kent merkezindeki okullardan yaklaşık 5 bin öğrencinin lavanta, kekik, yaban mersini, domates, biber, hünnap gibi ürünlere ilişkin tarlalarda uygulamalı eğitim aldığı projede, ilçelerdeki okullar da dahil olmak üzere 15 bin öğrencinin üretim sürecine dahil edilmesi planlanıyor. "Bizim kökümüz tarıma dayanıyor" İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE Birimi görevlisi ve proje sorumlusu Özge Çeltik, AA muhabirine, çocukların tarımla ve toprağa dokunarak büyümesinin, emeği görüp emeğe saygı göstermesinin çok önemli olduğunu dile getirdi. Proje kapsamında safranın bugüne uzanan tarihini anlatıp, çocukların hasat yapmasını sağladıklarını aktaran Çeltik, "Çocuklarımızın, toprağın ne kadar değerli olduğunu, toprağa saygı duyup sevgi gösterdiğimizde bize ne gibi mucizeler verdiğini öğrenmelerini ve bu bitkileri tanımalarını istedik." dedi. Çeltik, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında başlatılan projede "Köklerden Geleceğe" düsturuyla çocukların köklerine bağlı kalmalarını sağlamaya çalıştıklarını vurguladı. Çocukları beceri ve zanaat atölyelerinde bir araya getirdiklerinden bahseden Çeltik, şöyle devam etti: "Bizim kökümüz tarıma dayanıyor. Tarım bir milletin en önemli değerlerinden. Küçük yaşlarda kazanılan davranışlar da ömür boyu devam ediyor ve alışkanlık haline geliyor. Biz bunları yaparken çocuklarımıza da kök değerlerimize sahip çıkmayı öğretmeyi hedefliyoruz. Burada da 'Sevgi Saygı Köprüsü' adı altında toprağı sevelim, saygı gösterelim anlayışıyla çalışma gerçekleştiriyoruz." Projeye katılan ilköğretim öğrencisi 9 yaşındaki Ecrin Adar, ilk defa safran bitkisi gördüğünü ve kokusunu sürekli merak ettiğini, bu deneyimden ötürü çok mutlu olduğunu söyledi. Safran üreticisi Selami Gündoğdu da çocukların tarlasına gelip hasat yapmalarından dolayı çok mutlu olduğunu dile getirerek, "Artık biz belirli yaşlara ulaştık ama çocuklarımız bu değerli ürünü erken yaşta tanımaları bana ayrı mutluluk verdi. Çünkü bu altın baharat. Bu üründe İran'ı geçebilirsek ne mutlu bize. Geleceğimize örnek olabiliyorsak, liderlik yapabiliyorsak ne mutlu bize." ifadelerini kullandı.

  • Emekli akademisyen, dede yadigarı evi resim ve eski aletlerin sergilendiği galeriye dönüştürdü

    Emekli akademisyen 76 yaşındaki Basri Erdem, Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde dedesinden kalan evi restore ettirerek resim ve eski aletlerin sergilendiği galeriye dönüştürdü. Lüleburgaz'a bağlı ​​​​​​​Akçaköy'de 1948 yılında dünyaya gelen Erdem, 1964'te İstanbul Çapa Öğretmen Okulundan mezun olarak Şanlıurfa'da öğretmenlik hayatına başladı. Marmara Üniversitesinde 1985 yılında lisans eğitimini tamamlayan Erdem, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünden Prof. Dr. olarak 2007 yılında emekli oldu. Sanat ve kültürel etkinliklerden uzak kalmak istemeyen Erdem, Akçaköy'de dedesinden kalan evi 5 yıl önce restore ettirmeye karar verdi. Resimle ilgilenen Erdem, restore ettirdiği evde eski tarım aletleri ile kendi eserlerini, yerli ve yabancı sanatçıların resimlerini sergiliyor. Aile fertlerinin fotoğraflarının da sergilendiği evin bahçesinde ise eski 3 traktör bulunuyor. "Geçmişe sahip çıkmak çok güzel bir olay" İstanbul'da yaşayan ve memleketi Akçaköy'e gidip gelen Erdem, AA muhabirine, geçmiş ile gelecek arasında köprü olabilmek amacıyla dede evini kültür evi olarak hizmete açtığını söyledi. Evi "Köyde sanat" konseptiyle açtığını belirten Erdem, kültür evinin yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. Köylülerin de kültür evine sahip çıktığını dile getiren Erdem, "Doğduğumuz topraklara vefa borcumuz var. Hem kendi aile yapımıza sahip çıkmak hem de bu topraklara olan vefa borcumuzu ödemek için burada kültür faaliyetleri sunmaya çalışıyoruz. İnsanların da çok ilgisini çekiyor. 'Geçmişi olmayanın geleceği de olmaz' derler. Geçmişe sahip çıkmak çok güzel bir olay. Örnek olduğuna da inanıyoruz." dedi. Basri Erdem, evin bahçesinde en eskisi 1948 model olan 3 traktörü sergilediğini belirtti. Traktörlere ilgisinin küçük yaşta başladığını anlatan Erdem, "Traktörler hep aklımdaydı ama artık bunları bulmak çok zor, internetten eskicilerde, hurdacılarda rastladım, ikisi Konya'dan geldi. Biri de Akçaköy'de kullanılmış 1948 model traktör. Bazı vatandaşlar gelip fotoğraf çektiriyor. Traktörler çok ilgi görüyor. Traktörlerin sayısını 10'a çıkarmayı hedefliyorum." diye konuştu.

  • Sara Ongan: Güzellik Sektöründe Yükselen Yıldız

    Sara Ongan: Kalıcı makyaj ve saç simülasyonu alanında ödüllü bir uzman, yenilikçi vizyonuyla güzellik sektörüne yön veriyor. Kalıcı makyaj ve saç simülasyonu alanında adından sıkça söz ettiren Sara Ongan, 12 yılı aşkın deneyimi ve yenilikçi yaklaşımıyla güzellik sektörüne yön veriyor. Gloria Akademi tarafından ödüllendirilmiş bir Micropigmentation Master olan Ongan, aynı zamanda bir eğitimci ve girişimci olarak sektörde fark yaratmaya devam ediyor. Türkiye, Birleşik Krallık ve İran'da geniş bir hizmet ağı bulunan Sara Ongan, uzmanlık alanlarını sadece uygulamalarla sınırlı tutmayarak genç profesyonellere de eğitimler veriyor. Kalıcı makyajda kaş, dudak, eyeliner tasarımlarında kişiye özel dokunuşlarıyla tanınan Ongan, saç simülasyonu tekniklerinde de uzmanlaşarak saç dökülmesi problemi yaşayan bireyler için doğal ve estetik çözümler sunuyor. Sektördeki başarısını sadece yeteneğiyle değil, sosyal sorumluluk projelerine olan katkılarıyla da pekiştiren Ongan, güzelliği bireysel bir kavramın ötesine taşıyor. Televizyonda yer aldığı sağlık programlarında bilgi paylaşarak sektörel farkındalık oluşturuyor ve uzmanlığını daha geniş kitlelere ulaştırıyor. Sosyal Medyada Büyük İlgi 18,3 bin takipçiye sahip Instagram hesabında yaptığı paylaşımlar, hem profesyonel işlerini hem de sektöre getirdiği yenilikleri gözler önüne seriyor. Aktif bir sosyal medya kullanıcısı olarak, güzellik ve estetik alanında trendleri takip eden ve uygulayan bir lider olarak görülüyor. Yenilikçi Bir Vizyon Sara Ongan, güzellik sektöründeki deneyimlerini inovatif bir bakış açısıyla sunarak uluslararası bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Eğitimleri ve uygulamalarıyla binlerce kişinin hayatına dokunan Ongan, güzelliği yalnızca bir dış görünüş unsuru değil, bir yaşam biçimi olarak tanımlıyor. Gelecek hedefleri arasında, sektördeki global etkisini artırmak ve daha fazla insana ulaşıp güzellik konusundaki farkındalığı artırmak bulunuyor. Sara Ongan, başarı hikayesiyle güzellik sektöründe ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

  • Elif öğretmen sayesinde atletizme başlayan Erzurumlu kızlar başarıya koşuyor

    Erzurum'da eski milli atlet olan beden eğitimi öğretmeni Elif Eyüp'ün Aşkale ilçesinde aileleri ikna edip spora kazandırdığı kızlar, başarıdan başarıya koşuyor. Aşkale Koçak İlkokulu-Ortaokulunda ücretli olarak beden eğitimi öğretmenliği yapan ve 800 metrede Türkiye şampiyonluğu bulunan eski milli atlet Elif Eyüp, 5 yıl önce geçirdiği sakatlık sonucu atletizm sporunu bırakmak zorunda kaldı. Yaklaşık 4 yıl önce göreve başladığı ilçedeki okullarda tarama yapıp yetenekli çocukları keşfeden Eyüp, özellikle kız çocuklarının atletizmle ilgilenmesini istemeyen velilerle görüşmeler yaptı. Görüşmeler sonucu ailelerini ikna ettiği kız çocuklarının atletizme başlamasına vesile olan Eyüp, 20 erkek ve 20 kız öğrencisiyle okulun spor salonunda belirli günlerde antrenman yapıyor. Öğretmenleri gibi milli sporcu olmayı hedefliyorlar Siirt'te 2023'te gerçekleştirilen kros yarışlarında Türkiye şampiyonluğunun yanı sıra 2024'ün şubat ayında Bursa'da düzenlenen atletizm yarışmalarında 300 ve 600 metrede Türkiye 3'üncüsü olan öğrenciler, öğretmenleri gibi milli sporcu olmayı hedefliyor. Öğretmen Elif Eyüp, 4 yıl önce keşfettiği yetenekli çocuklarla okulda ve salonda antrenman yaptıklarını, öğrencilerini yarışlara hazırladığını söyledi. Çocuklarla il düzeyinde yarışlara katıldıklarını ifade eden Eyüp, şöyle konuştu: "Çocuklarla ilde dereceler yaparak bölgelere, bölgeden de derece yaparak Türkiye şampiyonlukları elde ettik. Bugüne kadar 200'den fazla sporcu yetiştirdim. Hedefimiz Türkiye şampiyonluğu, sonraki süreçte milli takıma sporcu yetiştirebilmek. Türkiye şampiyonu olan üçüzlerim var. Şu an profesyonel anlamda 15-20 arasında yetiştirdiğim sporcum var." "Aileleri tek tek evlerinde ziyaret ettim" Eyüp, ilk zamanlarda özellikle kız çocuklarının ailelerinde atletizme yönelik ön yargı olduğunu dile getirdi. Zamanla ön yargıları aştıklarını anlatan Eyüp, "Yetenekli çocukları ailelerini evlerinde ziyaret ettim. Ailelerin gönlünü yaparak, ikna ederek çocukları spora kazandırdım. Önceden kız çocuklarının atletizme yönelmesine tepki vardı, şimdi daha çok kızımız spora geliyor. Aileleri okula ve çalıştığımız salonlara davet ettim. Aileler antrenmanları gelip izliyor. " diye konuştu. Öğrenci velisi çiftçi Mithat Acar ise Elif öğretmene desteğinden dolayı teşekkür ederek, "Bizim yapamadığımızı çocuklarımızın yaptığını görünce çok mutlu oluyoruz. Okula ve antrenmana gelmesi için tarımsal işlere bile kızımı götürmedim. Kızımla gurur duyuyorum." dedi. Öğrencilerden Ecenur Acar da Elif öğretmen sayesinde tanıştığı atletizmde başarılar elde ettiğini, öğretmeni gibi milli sporcu olmayı hedeflediğini kaydetti. Velilerden Çiğdem Özhan ise Elif öğretmen sayesinde iki kızının spora kazandırıldığını belirterek, her zaman çocuklarına destek vereceğini söyledi.

  • Çocukken yakalandığı kanseri yenip avukatlık hayaline ulaştı

    Adana'da çocukken yakalandığı kanseri tedaviyle atlatan 23 yaşındaki Aleyna Diz, lisans eğitimini tamamlayıp avukatlık hayalini gerçekleştirdi. Grip şüphesi nedeniyle 8 yıl önce hastaneye giden Diz'in yumurtalıklarında "kötü huylu germ hücreli tümör" olduğu belirlendi. Diz, çocuk yaşlarda geçirdiği iki ameliyatın ardından 1,5 yıl kemoterapi gördü. Kanseri yendikten sonra avukatlık hayaline ulaşmak için Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na giren genç kız, 2018'de Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı. Lisans eğitimini ve stajını tamamlayıp avukatlık ruhsatını alan Diz, merkez Seyhan ilçesinde hukuk bürosu açtı. "Doktor ve hemşirelerim avukat olmak istediğimi biliyorlardı" Aleyna Diz, tedavisinin bitmesinin hemen ardından üniversite sınavına hazırlanmanın zor olduğunu söyledi. Buna rağmen hedeflerinden vazgeçmediğini dile getiren Diz, "Avukatlık en büyük hayalimdi. Kanser tedavisi gördüğüm dönemde doktor ve hemşirelerim avukat olmak istediğimi biliyorlardı. Çok mutluyum. Hayalimdeki mesleği gerçekleştirmem hayata inancımı artırıyor." dedi. Diz, mesleğinde ilerlemeyi istediğini belirterek, "Kanseri atlatmış ve bunun mücadelesini vermiş biri için avukatlık onurdur. Avukatlığın fıtratında mücadele etmek yatıyor." ifadesini kullandı. Kendisi gibi kanserle mücadele edenlere destek olmak için Çocuk Kanser Derneği'nde gönüllü çalışmalar yaptığını anlatan Diz, şunları kaydetti: "Kemoterapi aldığınız günlerde zaman gerçekten duruyor, saat ilerlemiyor. Günün sonunda hepsi birer hikaye oluyor. Güneş yeniden doğuyor, doğmayacağına inandığınız o gün gerçekten başlıyor. Derneğimizle tüm çocuklar için konferans salonlarında ve belediyelerle güzel çalışmalar gerçekleştireceğiz."

  • Tesla'nın Piyasa Değeri 1 Trilyon Doları Aştı

    Elon Musk’ın liderliğindeki Tesla, hisselerindeki büyük artışla 1 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaştı! Tesla, bu dönüm noktasıyla birlikte dünyanın en değerli şirketleri arasında 9. sıraya yükseldi. Elon Musk’ın liderliğindeki Tesla, hisselerindeki büyük artışla 1 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaştı! Tesla, bu dönüm noktasıyla birlikte dünyanın en değerli şirketleri arasında 9. sıraya yükseldi. Trump'ın Seçim Zaferi ile Yükseliş: ABD’de 5 Kasım'da gerçekleşen başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın galibiyeti, Tesla hisselerine olumlu yansıdı. Trump’ın seçim kampanyasına 130 milyon dolardan fazla bağış yapan Musk’ın şirketi, bu destek sayesinde piyasada dikkat çekti. Hisselerde %27 Artış: Hafta başından bu yana %27'den fazla değer kazanan Tesla hisseleri, yatırımcıları için önemli kazançlar sağladı.

  • Eğlence amaçlı başladığı buz pateninde zirveye çıkmayı hedefliyor

    Antalya'da eğlence amaçlı açılan buz pistinde antrenman yaparak, katıldığı ulusal ve uluslararası yarışlarda başarı elde eden Selin Eren'in hedefi uluslararası büyük turnuvalarda altın madalya kazanmak. Selin Eren, 8 yaşındayken ailesiyle gittiği alışveriş merkezinin geçici olarak açılan buz pistinde eğlenmek için paten kaydı. Sonrasında televizyondaki artistik buz pateni yarışlarını izleyen Eren, bu alanda kendini geliştirmek istedi. Bir süre sonra alışveriş merkezinin buz pisti kapanınca spora ara veren Eren, kentte 2019'da Muratpaşa Belediyesinin eğlence amaçlı açtığı buz pistinde spora geri döndü. Antrenörüyle profesyonel olarak çalışmalara başlayan Eren, ilk kez katıldığı 2022'de Ankara'da düzenlenen Artistik Buz Pateni Türkiye Şampiyonası'nda üçüncü oldu. Bu sene mayısta Samsun'da düzenlenen Türkiye Şampiyonası'nda da bronz madalya kazanan 26 yaşındaki Eren, geçen ay Slovenya'da 22 ülkeden sporcunun katılımıyla düzenlenen International Uluslararası Swan Challenge Turnuvası'nda gümüş madalya kazandı. Antalya'da profesyonel buz pisti salonu olmadığı için eğlence pistinde antrenman yapan Eren, 2025 yılı şubat ayında Almanya'da düzenlenecek "International Skate Berlin" isimli uluslararası şampiyona ile aynı ülkede haziranda düzenlenecek "ISU International Adult" turnuvalarında altın madalya kazanmayı hedefliyor.   "Salon olmamasına rağmen pes etmedim" Ailelerin çocuklarını getirdiği, gençlerin paten sürdüğü pistte antrenmanlarına devam eden Selin Eren, yaptığı açıklamada, altı yıldır profesyonel olarak artistik buz pateni yaptığını söyledi. Çocuklukta kurduğu hayalini 20'li yaşlarda gerçekleştirdiğini belirten Eren, "Antalya'da bu sporu gerçekleştirebileceğim bir pist olmamasına rağmen yılmadım. Eğlence amaçlı bir pistte antrenman yaparak, Avrupa'da gümüş madalya kazandım. Avrupa ülkelerinden çok güçlü rakiplerim vardı." diye konuştu. Eren, yaz sporlarının yoğun olduğu Antalya'da bir eğlence parkında kış sporu yaptığını ifade ederek, antrenmanlarını aksatmadığını ifade etti. Antrenmanını buzda kayan gençlerin ve çocukların arasında yapmak zorunda kaldığını dile getiren Eren, şunları kaydetti: "Profesyonel anlamda çalışmak için uygun tesis olmadığından zorlanıyorum. Burası Antalya'nın tek buz pisti, hazırlanabileceğim başka salon yok. Antrenman yaptığım sahanın dört kat büyüklüğündeki pistte yarışıyorum. Umarım Antalya'da en kısa zamanda profesyonel buz pateni tesisi kurulur. Amacım 2025'te şubat ve haziran aylarında Almanya'da düzenlenecek iki ayrı uluslararası şampiyonada birincilik elde etmek. Asıl hedefim ise 2028'de Finlandiya'da yapılacak Kış Dünya Master Oyunları'nda altın madalya kazanarak ülkemi en iyi şekilde temsil etmek."

  • Kocaeli'de down sendromluların istihdam edildiği "Gönül Kahvesi" açıldı

    Kocaeli'nin Darıca ilçesinde down sendromlu bireylerin istihdam edildiği kafe hizmete başladı. Darıca Belediyesince, down sendromlu gençlerin sosyalleşmesi ve iş hayatına kazandırılması için yapılan "Gönül Kahvesi" açıldı. Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, işletmeyi, down sendromlu gençlerin toplumda yer edinebilmesi ve sosyalleşebilmesi amacıyla açtıklarını söyledi. Kafeteryanın sosyal sorumluluk projesi olduğunu anlatan Bıyık, "Engelli kardeşlerimizin özellikle down sendromlu kardeşlerimizin burada istihdam edilmesi, onları hayata kazandıracak, hayatın içinde olmalarını sağlayacak, güzel bir proje. İki engelli kardeşimizle başlangıcını verdik. Yakın zamanda inşallah açılışı gerçekleştireceğiz. Bugün ilk çaylarını içtik kardeşlerimizin." diye konuştu. Darıca Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi Birimi özel eğitim öğretmeni Songül Kaya, engelli istihdamını artırmayı hedeflediklerini belirtti. Engelli bireylerin toplumda ve iş hayatında etkin olmalarını sağlamaya çalıştıklarına değinen Kaya, "Proje kapsamında detaylı araştırmalar yapıldı. Gönül Kahvesi'nin her köşesinin onlara yönelik düzenlenmesi için özen gösterildi. Down sendromlu gençlerimiz, uzman kişiler tarafından pek çok mülakat yapılarak alındı. Heyecanlılar, zaten onların hayatında sevgi ve nezaket her zaman ön planda." diye konuştu. Down sendromlu Enes Şahin ile Eren Altuntaş'ın sosyalliklerinin ön plana çıktığını aktaran Kaya, ailelerin evde verdiği eğitimi kafeteryada kendilerinin devam ettireceğini sözlerine ekledi.

  • TUSAŞ ve Baykar, dünya havacılık devleri arasında

    Havacılık sektörüyle ilgilenen global yayın organı FlightGlobal adına Counterpoint Market Intelligence tarafından hazırlanan derlemede, havacılık sektörünün en büyük 100 şirketi arasında TUSAŞ VE Baykar yer aldı. Counterpoint Market Intelligence, havacılık sektörüyle ilgilenen global yayın organı FlightGlobal adına bir derleme yaptı. Yapılan derlemede, şirketlerin yıllık raporları ve kamuya açık belgeleri incelendi. Derlemede, 2023 faaliyetleri doğrultusunda havacılık sektörünün en büyük 100 şirketine yer verildi. Boeing şirketi 77 milyar 794 milyon dolar satış rakamıyla listede ilk sıraya yerleşti. İkinci sırada ise 70 milyar 829 milyon dolarla Airbus yer aldı. TRT Haber tarafından gündeme getirilen habere göre, dünyanın farklı yerlerinden şirketlerin bulunduğu listeye Türkiye'den de iki şirket girdi. Yayımlanan listede Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) 38., Baykar Teknoloji ise 49. sırada yerini alarak Türkiye'yi temsil etti. 2023 yılında 2 milyar 674 milyon dolar satış rakamına ulaşan TUSAŞ, bu rakamlar ile havacılık sanayisindeki ilk 50 şirket arasında olma başarısına ulaştı. Listede ilk kez yer alan Baykar ise 2023 yılına ait 1 milyar 805 milyon dolarlık satış rakamıyla güçlü bir giriş yaptı.   2023 YILININ "DEFENSE NEWS TOP 100" LİSTESİNE TÜRKİYE'DEN 4 ŞİRKET GİRMİŞTİ ABD merkezli askeri yayıncılık kuruluşu Defense News dergisi tarafından savunma satışları baz alınarak yayımlanan 2023 yılı "Defense News Top 100" listesi açıklandı. Bu bağlamda 2022 yılında 3 olan listedeki Türk savunma sanayi şirketi sayısı 2023 yılında 4'e yükselmişti. ASELSAN, 2022 yılında listenin 49'uncu sırasında yer alırken 2003 yılında 47'nciliğe yükseldi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) ise 2022 yılında 67'nci sıradayken, bu listeye 58'inci sıradan girerek önemli bir çıkış gösterdi. ROKETSAN da 2022'de 86'ncı sırada iken 2023'te 80'inci sıraya ulaştı. Anadolu Ajansının (AA) aktardığı habere göre listeye ilk kez dahil olan Askeri Fabrika ve Tersane İşletme AŞ (ASFAT) ise listenin 100'üncü sırasında yer aldı.

  • 58 yaşında üçüncü üniversitesini okuyor

    Niğde'de yaşayan 58 yaşındaki Ayşegül Aslan, 16 yıldır yaptığı gazetecilik mesleğinde bir adım öne geçmek için 3. üniversitesini okuyor. Ortaokul ve liseyi Yozgat'ta bitirdikten sonra evlenen Aslan, eşinin askeri personel olmasından dolayı üniversite eğitimine geç başladı. Aslan, daha sonra gazetecilik mesleğine merak saldığı için 2000'de Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünü, ardından 2009'da aynı üniversitenin İletişim ve Medya bölümünü bitirdi. Yaklaşık 16 yıl önce yerel medyada gazeteciliğe başlayan Aslan, 2021'de kazandığı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden bu sene mezun olmaya hazırlanıyor. Yıllarca yerel medyada geleneksel habercilik yaptığını ve dijital gazeteciliği öğrenmek istediğini vurgulayan Aslan, şunları kaydetti: "16 yıldır yerel basında farklı bölümlerde, farklı departmanlarda çalıştım. Muhabirlik, sorumlu yazı işleri müdürlüğü, editörlük gibi bölümlerde görev aldım. Dijital çağdayız, her şeyin değiştiği gibi bizim sektörümüz de değişiyor. Dijitalleşme ve teknolojinin son sınırına gelmesinden dolayı alaylı kısmından yani geleneksel medyadan biraz daha yeni medyaya geçişi sağlamak, yeni medya tekniklerini öğrenmek için kendi mesleğimde de ileriye gidebilmek adına böyle bir yolculuğa çıktım." Aslan, eşinin görevinden dolayı farklı illere gittiğine işaret ederek, Niğde'ye geldikten sonra son üniversite okumaya karar verdiğini anlattı. "Geleneksel medya ile dijital medya arasında çok fark var" Geleneksel medyaya alışık olduğu için dijital medyayı kaçırdıklarını Aktaran Aslan, "Geleneksel medya ile dijital medya arasında çok fark var. Biz alaylı gazeteciler olarak geleneksel yöntemleri kullanırken dijitali kaçırabiliyoruz ya da göz ardı edebiliyoruz. Sınıfta arkadaşlarla muhabbet ederken, onlarla birlikte çalışırken sahanın eksiklerini de görebiliyorum. Okurken sahadan destek alınması gerektiğini, sahanın da akademik olarak destek alması gerektiğini fark ettim. Yani birbirinden kopmaması gerekiyor. Bu anlamda bana çok şey kattı." diye konuştu. Aslan, okumayı biraz da torunlarını ve yaşadıkları kuşağı anlamak istediği için tercih ettiğini vurgulayarak, "En büyük kuşak farkını ben torunlarımla yaşadım. Buradaki iletişimin bana çok büyük faydası oldu. Torunlarımla daha sağlıklı iletişim kurabilmek, onların konuştuklarını anlayabilmek adına bu yolculuğa çıkmış oldum." ifadesini kullandı. "Derslerde tecrübelerini paylaşıyor" Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Simge Deniz Demirel ise Ayşegül Aslan'ın geleneksel, aynı zamanda yeni medyayı entegre şekilde götürdüğünü söyledi. Aslan'ın geleneksel medyayı bildiği için derse katkısı olduğuna işaret eden Demirel, "Derslere devamlı katılmakta. Kendi tecrübelerini derslerde bizimle paylaşıyor. Diğer öğrenci arkadaşlarımıza da bu konuda destek oluyor." dedi.

  • 37 yıllık sahaf, gençlere okumayı eski kitaplarla sevdirmeye çalışıyor

    Çocukluk döneminde okuduğu eserler sayesinde kitapları yaşamının bir parçası haline getiren Mehmet Salih Girengir, Yalova'da 37 yıl önce açtığı sahaf dükkanı sayesinde çocuk ve gençleri bilgi hazineleriyle buluşturuyor. İstanbul'da gördüğü sahaflık mesleğini memleketi Yalova'ya taşıyan 64 yaşındaki Girengir'in bir arkadaşıyla 1987'de açtığı ve tek başına devam ettiği dükkanda on binlerce eser bulunuyor. Mesleği yok olmaya yüz tutan Girengir, yığınlar halindeki kitaplardan dolayı güçlükle hareket ettiği dükkanını kitap sevdalısı bir gence devretmek istiyor. Sahaf Mehmet Salih Girengir, yılların verdiği birikim sayesinde iş yerinde yaklaşık 55 bin kitapla hizmet verdiğini söyledi. Adeta bir kütüphane gibi olan dükkanında ender eserlerin de bulunduğunu belirten Girengir, "37 yıldır iş yapmaktan ziyade kaliteli kitapları ucuza öğrencilere, halkımıza, okuyan kesimlere ulaştırmak için çabalıyorum. Her türlü kitaba girdiğimiz için sayı da çok. Mesela popüler kültür kitapları çok satar ama ben klasik eserler gibi her türlü eseri bulundurduğum için kitap sayısı artıyor." ifadesini kullandı. Girengir, müşterilerinin aradıkları eseri arayıp bulunca sevindiklerini, bundan kendisinin de mutlu olduğunu dile getirdi. "3 binden fazla kitabı özümseyerek okudum" Yalova'da çok sayıda kişinin, özellikle çocukların ve gençlerin kitap okumasına vesile olduğunu kaydeden Girengir, sözlerini şöyle sürdürdü: "15 yıl önce bir beyefendi, çizgi roman Zagor'un serisini istedi. Serisine o dönem 10 bin lira teklif etti ki o zaman dükkanı 200-300 bin liraya satabilirdik. O kadar yüksek bir teklifti. Bu beni çok şaşırtmıştı. Çocukken okuyamamış, zenginleşince okumak için 10 bin lira teklif etmişti ama ben de bulamamıştım. Bir iki tane vardı ama serisini istiyordu. Fransa'da basılan 1876 tarihli bir kitap da elime geçmişti. Elimden her türlü eser gelip geçti. Mesela Atatürk'ün orijinal Osmanlıca basım 'Nutuk' eseri eskiden çok gelirdi. 5-6 yıldır artık o tür eserler gelmiyor. Çünkü koleksiyoncular bu eserleri koleksiyonlarına kattıktan sonra piyasaya vermiyorlar." Girengir, aralarında merhum Nejat Uygur'un da olduğu bazı sanatçıların dükkanına gelip kendi alanlarıyla ilgili kitaplar satın aldığını ifade etti. Dijital çağda cep telefonlarına, tabletlere indirilen dokümanlar sayesinde istenilen kitaba ulaşılabilmesinin basılı eserlere ilgiyi büyük ölçüde azalttığını vurgulayan Girengir, buna karşı mesleğin geçmişi hatırlatması nedeniyle önemli olduğunu belirtti. Kitabı çok seven, kokusunu almak isteyenlerin alıp okumaya devam ettiğini dile getiren Girengir, "Ailemde bu işi yapacak kimse yok ama buraya gelip gidenlerden devredebileceğim birileri var. En büyük amacım bu işin sürdürülebilmesi. Çünkü böyle yerlerin çoğalması, gençlerin okumaya teşvik edilmesi önemli. Bir ülkenin kalkınmasında kitap okumanın çok yararı var. Bu bir ülkenin olmazsa olmazıdır." diye konuştu. Mehmet Salih Girengir, çocukluk yıllarında başlayan tutkusuyla açtığı iş yerindeki hemen hemen her eseri incelediğini, 3 binin üzerinde kitabı ise özümseyerek okuduğunu anlattı. Genelde toplum hayatını ilgilendiren kitapları sevdiğini anlatan Girengir, "Felsefeye de merakım var. Bizim işi yapanların genelde bütün türleri okuması gerekiyor. Çünkü müşteriye yardımcı olunması için önemli." dedi.

  • Görme engelli santral görevlisi, rehber gibi hafızasıyla üniversitenin telefon trafiğini yönetiyor

    Konya'da iki üniversite mezunu 32 yaşındaki görme engelli Mehmet İpek, hafızasıyla rehbere ihtiyaç duymadan Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesinin çağrı merkezinde telefon trafiğini yönetiyor. Doğuştan görme engelli İpek, daha önce tecrübesi bulunmamasına rağmen 9 yıl önce üniversitenin çağrı merkezinde çalışmaya başladı. İlk başlarda Braille alfabesiyle oluşturduğu rehberle, yardımcı programlardan da destek alarak çağrıları yönlendiren İpek, zamanla desteğe ihtiyaç duymadan işini yapmayı sürdürdü. İşini severek yapan İpek, çağrı merkezinin ilk personeli olduğunu söyledi. Görevini başaramayacağı endişesiyle işe başladığını belirten İpek, "Zamanla, birçok numarayı ezberlediğimi fark ettim. Aktardığım numaralar, kendiliğinden ezberime yerleşiyordu. Birisi istediği zaman, kendime de şaşırarak 'Ben bu numarayı biliyorum.' diyerek ezberden aktarmaya başladım." ifadesini kullandı. Belirli aralıklarla numaraların kontrolünü yaptığını, değişen ya da yeni eklenenler olduğunda hafızasına kaydettiğini anlatan İpek, "Üniversitenin dahili numaralarını, çevremin, akrabalarımın, esnafın numaralarını hafızamda tutabiliyorum. Telefon rehberine de ihtiyaç duymuyorum. Zaten hafızam rehber gibi. Bine yakın numara biliyorum. Her geçen gün de buna yenileri ekleniyor. Bu kadar çok numara bildiğimi öğrenenler, işimi ezbere yaptığımı görüp duyanlar çok şaşırıyor. Yoğunluktan dolayı alınan kişiyle, işi uyumlu şekilde yürütmeye devam ediyoruz." diye konuştu. "İnsan isteyince, hayal edince her şey oluyor" İpek, hayata hep pozitif baktığını, emek vermekten kaçınmadığını, kendine her zaman inandığını belirterek, şu görüşleri dile getirdi: "Hani hep 'Gönül gözün açık olsun.' derler ya bazı şeyler insanın zihninde başlıyor. Görememek çok zor ama pozitif bakıp, mutlu olmayı bilirsen her şey güzel oluyor. 'Nasıl yapacağım.' dediğim birçok şeyi başardım. İnsan isteyince, hayal edince her şey oluyor. Asıl zihinlerdeki engeli çözmek lazım. 'Görme engelliyim, hiçbir iş yapamam, böyle oturayım.' deyip, bunu bilinç altına yerleştirirseniz hiçbir şekilde başarılı olamazsınız."

Arama Yap

bottom of page