Boş arama ile 893 sonuç bulundu
- Girişimciliğiyle kadınlara örnek olan Nezihe Filiz Toker
Girişimciliğiyle kadınlara örnek olan Nezihe Filiz Toker, evinin mutfağında üreterek marka haline getirdiği ilikli kemik suyundan sonra şimdi de kantaronla birleştireceği ilik yağından merhem yapmaya hazırlanıyor. İki çocuk annesi 44 yaşındaki Toker, Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Aklında hep babaannesinin mutfak bilgilerini bugüne uyarlama fikri olan Toker, bunun için aşçılık eğitimi aldı. Bu arada çocukları için evinin mutfağında tencerede ilikli kemik suyu yapmaya başlayan Toker, babaannesinin tarifiyle yaptığı kemik suyu çevresindekilerin de talep etmesiyle kendisine bir atölye kurdu. Ağırlıklı olarak kadınları istihdam ettiği atölyesinde ürettiği ilikli kemik suyuyla marka haline gelen Toker, şimdi de Bezmialem Vakıf Üniversitesi ile ilik yağından merhem yapmaya hazırlanıyor. Toker, evinin mutfağında yaptığı ilikli kemik suyunu nasıl marka haline getirdiğinin hikayesini ve yeni çalışmalarını anlattı. Halkbank'ın Üreten Kadınlar Yarışması'nda "Yılın Üreten Kadın Girişimcisi" ödülünü de alan Toker, yola çıkarken işlerin bu kadar büyüyeceğini hayal bile etmediğini söyledi. İlikli kemik suyu yapmaya çocuklarının bağışıklık sistemini güçlendirmek için başladığını belirten Toker, "Çok iyi yaptığım bir şeyi işe çevirdim. Babaannem beni ilikli kemik sularıyla büyüttü, ben de çocuklarımı böyle büyütmek istedim. Çünkü rol modelim başta babaannem olmak üzere ailemin kadınları. Aşçılık eğitimi alan biri olarak, babaannemin kadim bilgilerini bilimle buluşturmaya çalışırken ortaya bağışıklık sistemini güçlendiren kemik iliği çıktı. Kendi mutfağımda bir tencerede yaparak başladım. Bir tencere iki oldu, iki tencere üç oldu derken evimin sistemi bunu kaldırmadı." ifadelerini kullandı. İlik yağı saçkıran ve egzamada kullanılıyor Toker, 15 kişinin çalıştığı bir atölye kurduğunu anlatarak, çalışanların çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu, kadınlara istihdam sağlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Günümüzde kemiğin şifasının unutulduğunu, ilikli kemik suyu içme alışkanlığını tekrar kazandırmak istediklerini belirterek, protein ve omega değerleri çok yüksek olan ilik yağının da yüz yıllardır kullanıldığını söyledi. İlik yağının saçkıran ve egzama tedavilerinde kullanıldığını anlatan Toker, şöyle devam etti: "Çukurovalı bir aile olduğumuz için bizde kantaron yağı çok yapılır. İlik yağı da kantaron da çok kıymetli iki ürün. Bu iki kıymetli ürünü bilimle buluşturmak, bunları birleştirip merhem yapmak istedim. Önce Türk Patent ve Marka Kurumu'na gittim. İngiltere ve Amerika'da ilgili kurumlara bu buluşu sundum. Sonra Bezmialem Vakıf Üniversitesi Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümü Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Kartal ile beraber bunu merhem haline getirmek için 1 Mart itibarıyla imzalarımızı atarak AR-GE çalışmalarına başladık. Merhemi çıkarmamız 8-9 ayı bulacaktır." Kemikler yaklaşık 35 saat pişiyor Nezihe Filiz Toker, işini atölyeden Düzce Gümüşova'da kurulan bir üretim tesisine taşıdığını belirterek, bu tesiste ilikli kemik suyunun yanı sıra ilik yağından merhem, kolajen şampuan, yağ bazlı kaş ve kirpik serumu da üreteceklerini söyledi.Üretimlerinin ana maddesi olan kemiği nasıl işlediklerini anlatan Toker, sözlerini şöyle sürdürdü: "Önce kemikleri kesip, kaya tuzunda bir gece bekletiyoruz. Sonra kemikleri yıkayıp, kan ve tuzdan arındırıyoruz. Ardından fırınlıyoruz ama protein değerleri düşmesin diye çok yüksek sıcaklıkta yapmıyoruz. Fırından çıkan kemikleri büyük kazanlarımıza koyuyoruz, içine defne yaprağı, sirke ekliyoruz. Yaklaşık 35 saat pişiriyoruz. Pişme işleminin sonlarına sebzeleri atıyoruz. Ocağın altını kapatıyoruz ve birkaç saatte demleniyor. O ilikler pat pat kemikten düşüyor. Son olarak da kavanozlara dolduruyoruz." Günde 1500 kavanoz üretim yaptıklarını vurgulayan Toker, haftada 2.5-3 ton kemik kullandıklarını dile getirdi. İlikli kemik suyunu kahve ve "smoothie"de kullandığını aktaran Toker, "Kahve çekirdeklerindeki yağla kemik iliğindeki kolajenin birleşmesi kahveyi daha fonksiyonel bir hale getiriyor. Dünyada da böyle bir akım var zaten. İlikli kemik suyu içmeyen ya da et yemeyen çocuklar için smoothie içine bir kaşık konabilir. Gerek kahvede gerekse smoothie asla tat ve koku etkilenmiyor." diye konuştu. New York'ta Birleşmiş Milletler Toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde, first ladylere Türk mutfağını tanıtmak amacıyla düzenlenen etkinlikte kolajen dondurma yaptığını belirten Toker, "Bu dondurma, hem first ladylerin hem de dünya basının çok ilgisini çekti. Antep fıstığı, krem bal, salep, doğal jelatin olan ilikli kemik suyunu kullandım. Kimyasal jelatin yerine kendi ürettiğim ilikli kemik suyumu tercih ettim. Tamamen milli ve yerli bir dondurma yaptım. Türk mutfağını bu şekilde temsil etmek beni çok mutlu etti." diye konuştu.
- Resim ve oyuncaklarla renklendirdiği iş yerinde depremzede çocukları tıraş ediyor
Hatay'daki dükkanı depremde yıkılan çocuk berberi Fikret Demirkol, devlet desteğiyle kavuştuğu prefabrik iş yerini küçük müşterileri için çizgi film karakterlerinin resimleri ve oyuncaklarla süsledi. Çocuk berberi 54 yaşındaki Demirkol'un merkez Antakya ilçesi Ürgenpaşa Mahallesi'ndeki iş yeri ve evi, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremde yıkıldı. Afet nedeniyle işsiz kalmasına rağmen kentten ayrılmayan Demirkol, AFAD öncülüğünde Defne ilçesi Çekmece Mahallesi'ne kurulan prefabrik çarşıya başvurdu. Demirkol, başvurusunun olumlu sonuçlanmasının ardından 8 ay önce yeni dükkanında işbaşı yaptı. Türk Kızılayın maddi destekte bulunduğu berber, çocuk müşterilerinin yüzünü güldürmek için araba şeklinde tıraş koltukları yerleştirdiği işletmesini, çizgi film karakterlerinin resimleri ve oyuncaklarla süsledi. "Onları tıraş ederken mutlu oluyorum" Fikret Demirkol, çocuk berberliğine 2020'de başladığını söyledi. Prefabrik çarşıda da bu konsepti sürdürdüğünü dile getiren Demirkol, "Burayı açtıktan sonra önceki müşterilerim gelmeye başladı. Çocuğu olan vatandaşlar tıraş için beni tercih ediyor." dedi. Demirkol, küçük müşterilerinin dükkanı sevdiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Çocukların burada kendi arabası, oyuncağı, şekeri, balonu var. Çocuklar onlarla oynarken ben de tıraşımı yapıyorum. Onları tıraş ederken mutlu oluyorum çünkü depremin psikolojisini üstümden atıyorum, rahatlıyorum." Yeniden çocuklara hizmet verdiği için mutlu olduğunu anlatan Demirkol, çarşı projesinde emeği geçenlere ve Türk Kızılaya teşekkür etti. Çocuğunu tıraşa getiren Emek Edipoğlu da Demirkol'u yeni iş yerinde ziyaret ettiklerini belirterek, "Oğlum burada kendini mutlu hissediyor, oyuncaklarla daha rahat tıraş oluyor. Tıraş sonunda da çocuklara şeker ve balon veriyor." diye konuştu.
- Dünya onu konuşuyor. Türk Astsubay Yusuf Dikeç tarihimize geçen bir başarıya imza attı
Olimpiyat Oyunları'nda 10 metre havalı tabanca karışık takım kategorisinde gümüş madalyanın sahibi olan Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Yusuf Dikeç'in tek eli cebinde atış yapması dünya gündemine oturdu. Paris 2024 Olimpiyat Oyunları'nda 10 metre havalı tabanca karışık takım kategorisinde gümüş madalya kazanan Yusuf Dikeç ve Şevval İlayda Tarhan, Türk spor tarihine adlarını altın harflerle yazdırdı. Bu ikili, Türkiye'ye atıcılık dalındaki ilk olimpiyat madalyasını kazandırarak büyük bir başarıya imza attı. Elemelerde 582 puanla birinci olan ve olimpiyat sıralama rekorunu egale eden Yusuf Dikeç ve Şevval İlayda Tarhan, finalde Sırbistan ile karşılaştı. Son atışlar sonucunda 16-14 kaybederek olimpiyat ikincisi olan milliler, Türk sporu adına bir ilki gerçekleştirdi. Yusuf Dikeç ve Şevval İlayda Tarhan ikilisi, bu başarılarıyla Türkiye'ye atıcılık branşındaki ilk madalyasını kazandırdı. 'Çok rahat çok profesyonel! Milli sporcu Yusuf Dikeç tüm dünyada gündem oldu.' Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Yusuf Dikeç'in Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları sırasında ekipman kullanmaması ve elleri cebinde rahat duruşu dünya çapında gündem oldu. Sosyal medyada birçok kullanıcı Yusuf Dikeç ve rakibi Damir Mikec'in fotoğraflarını yan yana getirip paylaşımda bulundu. Öte yandan milli sporcumuz Yusuf Dikeç'in olimpiyat sayfasında yer alan hayat felsefesi bölümünde, "Başarı, elleriniz cebinizdeyken gelmez." yazdığı görüldü.
- Yerli Üretim İlkesiyle İhracatta 24 Ülkeye Ulaştı
‘Let's Be Child' markasıyla geçen yıl 1 milyondan fazla oyuncak satan Enfal Oyuncak, satışların yüzde 20'sini 24 ülkeye ihracattan elde ediyor. Bu yıl ise 1.5 milyon satış hedefleniyor. Oyuncak sektöründe Türkiye'nin yerli ve milli üreticilerinden olan Enfal Oyuncak; 'Let's Be Child' markasıyla geçen yıl 1 milyon adetin üzerinde oyuncak sattı. Bu yıl ise hedef 1.5 milyon adete ulaşmak. Avrupa pazarında her yıl %10 büyüme hedefiyle İngiltere'den sonra Almanya'da ofis açmaya hazırlanan Enfal Oyuncak, diğer taraftan da ABD Pazar için hazırlanıyor. Satışlarının yüzde 20'si ihracat olan markanın şu anda Avrupa ağırlıklı olmak üzere 24 ülkeye ihracatı bulunuyor. Let's Be Child markası bünyesine bebek kategorilerini de ekleyen marka, ana kucağı, biberon, bebek güvenlik araçları gibi yeni ürünlerle pazarını genişletiyor. "Sağlıklı oyuncak" ilkesiyle faaliyet gösteren Enfal Oyuncak'ın Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Karaduman, oyuncak sektöründe Türkiye'de yabancı marka algısını "Sağlıklı Oyuncak" ile kırdıklarını söyledi. Bebeklerin sağlığının ön planda tutularak, kimyasal içermeyen en kaliteli hammaddelerden ana kucağı, biberon gibi bebek ürünleri, bebek ev güvenlik ürünleri, bebek termosu ve katlanabilir banyo setleri ile ürün çeşitliliğini arttıran Enfal Oyuncak, Let's Be Child markasının Avrupa ülkelerinde gördüğü ilgiyi ve başarılı yükselişini, önümüzdeki 10 yılda Latin Amerika ve ABD'ye taşımayı hedefliyor. Firma, Lets's Be Child markası altında geliştirdiği ve geçen ay satışa sunduğu "Bebek Ürünleri"nin çeşitliliğini de kademe kademe arttırmaya devam edecek. Tahtakale'den Başlayan Marka Yolculuğu Tahtakale'de başlayan yolculuğunu bugün dünyada 24 ülkeye yerli üretim oyuncak satarak sürdüren Enfal Oyuncak, Çin hakimiyetini kırma hedefiyle Avrupa'da büyüyor. Tüm dünyada oyuncak üretiminin büyük oranda Çin'e kaydığı dönemde bir Alman markası ile iş birliği yaparak Türkiye'de oyuncak üretimine başlayan Enfal Oyuncak, Tahtakale'de başlayan yolculuğunu bugün dünyada 24 ülkeye yerli üretim oyuncak satarak sürdürüyor. Pandemi dönemi ile sınırların kapanması, ticaretin durması ithalatta daralmaya neden olunca Enfal Oyuncak yerli üretim yatırımlarını büyüterek hayata geçirdi. Yaklaşık 80 milyon Euro'luk yatırım yaparak üretime başlayan Enfal Oyuncak'ın Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Karaduman, "Bugün gelinen noktada ürünlerimizin yüzde 70'i Türkiye'de üretilirken, yüzde 30'u Çin'den ithal ediliyor. Üretimin başlamasıyla birlikte ihracat da gündeme geldi. Pandemi döneminde Avrupa'nın Türkiye'ye yönelmesi, ihracat kapılarını araladı ve ilk kez 2022 yılında aralarında Avrupa ülkeleri, Körfez ülkeleri ve Rusya'nın bulunduğu ülkelere kalıbı, üretimi kendimize ait yaklaşık 1 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdik. 3 yıl gibi kısa bir sürede ihracatımız 10 milyon doların üzerine çıktı." Krizleri Fırsata Çevirme Enfal Oyuncak, kriz dönemlerinde fırsatları değerlendirerek büyüdü. Enfal Oyuncak'ın büyüme dönemlerinin hep kriz dönemleri olduğunu anlatan Furkan Karaduman, "Pandemi döneminde üretim yapıp isim hakkını aldığımız marka ile anlaşmazlık yaşayınca kendi markamızı kurmaya karar verdik ve Let's Be Child markası doğdu. 10-12 yıldır krizlerle mücadele halinde olduk. Krizleri hep fırsata çevirdik, olgunlaştık. Çok şey öğrendik" dedi. Online Kanalda Büyüme Ürünlerinin online kanal ve seçkin bebek ve oyuncak mağazalarında yer aldığını belirten Karaduman, fiziki mağaza hedeflerinin de olduğunu ifade etti. "Bizim şu anda müşteriyle direkt temas ettiğimiz yer online kanal. İleride fiziki mağaza hedefimiz de var. Özellikle yurtdışında Let's be Child markası görmek isterim" dedi. Sağlıklı ve Dayanıklı Oyuncaklar Enfal Oyuncak, ürettiği oyuncakları kendi çocuklarının da kullandığını ve ürünlerinin dayanıklılığının en gurur verici yönü olduğunu belirtti. Karaduman, sağlıklı oyuncak hakkında şu bilgileri de verdi: "Türkiye'de üretilen oyuncaklarımız, güvenlik testlerinden geçmiş ve sağlığa zararlı olmadığı kanıtlanmıştır. Toksin ve kurşun boyası içeren BPA, Phthalates, PVC ve benzer dış kaplamaları içermeyen oyuncaklarımız, FDA standartlarını karşılar. Avrupa Birliği tarafından (EU) EN71 standartlarına uygunlukları akredite olmuş, uluslararası test kuruluşları tarafından test edilip onaylanmışlardır. Boyalarında, kesinlikle ağır metaller ve zararlı kimyasallar bulunmamaktadır. Kesinlikle Bisphenol A (BPA) ya da kurşun, ftalat gibi zararlı kimyasallar içermezler."
- iPhone kullanıcıları endişeli: Safari'de erişim problemi yaşanıyor
Bazı Apple kullanıcıları iCloud Private Relay'in devre dışı kaldığını ve Safari'de arama yapamadığını bildirdi. Peki iPhone'un Safari tarayıcısı çöktü mü? Safari ne zaman düzelecek? İşte ayrıntılar... Bu özellik, Safari aramalarını iki ayrı güvenli rota üzerinden gönderir, böylece kimse nerede olduğunuzu veya hangi sitelere göz attığınızın takip edilmemesini sağlar. Apple Insider'ın haberine göre, iCloud+'ın bir parçası olan bu işleve erişim problemi yaşandığı ve bazı Apple kullanıcılarının da Safari'den arama yapamadığı aktarıldı. SAFARİ SORUNU NASIL DÜZELTİLİR? Ancak Apple, hizmetle ilgili devam eden bir sorun olduğunu bildirirken bazı kullanıcılar, iCloud Private Relay'i kapatıp açmanın sorunu çözdüğünü bildiriyor.




