Bu sitede ara
Boş arama ile 1150 sonuç bulundu
- Ebru Özdemir: Hayallerine Ulaşan Bir Dijital İçerik Üreticisi ve Network Marketing Lideri
Ebru Özdemir, network marketing dünyasına adım attığında sadece bitkisel ürünler kullanmayı hedefliyordu. Ancak işin fırsatlarını keşfettikçe bu alanda kendini geliştirerek başarılı bir ekip kurdu ve dijital içerik üreticiliğiyle binlerce kişiye ilham kaynağı oldu. Ebru Özdemir, dijital içerik üretimi, çocuk gelişimi ve network marketing alanlarında kısa sürede önemli başarılar elde eden ilham verici bir girişimci. Homm Bitkisel Danışma Kurulu Üyeliği gibi önemli pozisyonlarıyla dikkat çeken Ebru, kadın girişimciliği ve kişisel gelişim alanlarında da öncü bir rol üstleniyor. Onun hikayesi, sadece iş dünyasında değil, aynı zamanda sosyal medya platformlarında da geniş bir kitleye hitap eden bir başarı örneği. Ebru Özdemir’in kariyer yolculuğu, bitkisel ürünlerle tanıştığı andan itibaren başladı. Başlangıçta, sadece bu ürünleri kullanmak amacıyla girdiği network marketing dünyasında kendisini kısa süreli bir denemeyle sınırlı tutacağını düşünüyordu. Ancak sistemin iç detaylarını ve bu alanda başarılı olmuş insanların hikayelerini öğrendikçe, bu işin ona sunduğu fırsatları keşfetti. İnsanların elde ettiği kazançları ve başarıları görünce, kendi hayatını değiştirebilecek bir kapıyı araladığını fark etti. Böylece, kısa süreli bir deneme olarak başladığı bu yolculuk, bir kariyer dönüşümüne evrildi. Ebru Özdemir, network marketing sistemine olan inancını güçlendirdikten sonra, işine ciddi bir emek vermeye başladı. Her geçen gün kendini daha da geliştirerek, işin her alanında derinlemesine bilgi sahibi oldu. Bitkisel ürünlerin sağladığı faydaları öğrenip, bu ürünleri çevresindeki insanlarla paylaşarak bir ekip kurdu. Onun liderliği altında, ekip arkadaşları da aynı motivasyonla çalışmaya başladı ve birçok kişi kendi hayallerine ulaştı. Ebru, sadece kendi başarısını değil, ekibinin de başarısını merkeze alarak büyüdü. Başarı ve Vizyon: Ebru Özdemir’in network marketingdeki başarısının temelinde, güçlü bir vizyon ve disiplin yatıyor. "Hayatımı değiştirebileceğim işi buldum" diyerek başladığı bu yolculukta, hedefleri doğrultusunda hızla ilerleyen Ebru, sadece iş dünyasında değil, sosyal medyada da geniş bir takipçi kitlesine sahip. Instagram’da 20 bin takipçisiyle dijital içerik üretimi yapan Ebru, hem işini hem de kişisel hayatını dengeli bir şekilde yönetiyor. Dijital içeriklerinde hem iş hayatından hem de kişisel hayatından kesitler sunarak, izleyicilerine gerçek bir yaşam hikayesi sunuyor. Takipçileri için ilham kaynağı olan Ebru, birçok kişiyi network marketing dünyasına çekmeyi başardı. İleriye Yönelik Planlar: Ebru Özdemir’in hedefleri burada bitmiyor. O, daha geniş kitlelere ulaşarak, daha fazla kişinin hayatına dokunmayı ve onların da başarı hikayelerine katkı sağlamayı hedefliyor. "Kendi hayat hikayeni yazmak, birçok kadının hayatına dokunmak ve başarıya ulaşmak senin elinde" diyerek herkesi bu mücadeleye davet ediyor. Kendisini sürekli geliştirmeye devam eden Ebru, network marketing alanında daha fazla kadının önünü açarak, kadın girişimciliğini desteklemeyi sürdürüyor. Ebru Özdemir, network marketingde elde ettiği başarılarla birlikte, hem iş dünyasında hem de sosyal medyada geniş bir kitleye hitap eden güçlü bir isim haline geldi. Bitkisel ürünlerle başlayan bu yolculuk, ona hayatında yepyeni kapılar açtı ve kendisini geliştirme fırsatı sundu. Şimdi, yeni yol arkadaşları arayan Ebru, herkesin kendi hikayesini yazabileceğine inanıyor ve mücadeleye cesaret edenleri bu yola davet ediyor. Hayallerine ulaşan Ebru Özdemir’in hikayesi, pek çok kişiye ilham olmaya devam ediyor. İnstagram adresi için tıklayın
- Temizlik İşçisi Olarak Başladığı Yolda Patronluğa Yükselen Aysun Macit’in İlham Verici Başarı Hikayesi
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde emekli bir vatandaş, hobi olarak başladığı işinde kovan sayısını 25’e çıkartarak, kilosu 400 TL’den 500 kilo bal üretmeye başladı. Samsun'un Bafra ilçesinde dünyaya gelen ve zorluklarla mücadele ederek iş dünyasında kendine yer edinen Aysun Macit, azmi ve kararlılığıyla herkese ilham veriyor. 1989 yılında vasıfsız işçi olarak bir tekstil atölyesinde temizlik yaparak başladığı kariyeri, onu büyük bir başarıya taşıdı. İlk başlarda sadece temizlik işleri yaparken, zamanla makine kullanmayı öğrenen Macit, mesleğinde hızla yükselmeye başladı. İş yerindeki azmi ve çalışkanlığı sayesinde önce şef, ardından da usta pozisyonlarına yükseldi. Macit’in büyük atılımı, 2016 yılında KOSGEB’den aldığı 48 bin lira hibe ile başladı. Bu hibe ile 7 makine satın alarak kendi işini kuran Macit, kısa sürede işlerini büyütmeyi başardı. Özellikle LC Waikiki gibi büyük markalarla çalışarak, işini daha da ileriye taşıdı. İşletmesinde 54 kişilik bir ekiple başlayan Macit, 2018 yılına gelindiğinde ise asıl büyük adımını atarak, yıllar önce temizlik işçisi olarak girdiği firmayı bünyesine kattı. Bugün, 380 kişilik dev bir ekibi yöneten Aysun Macit, tekstil sektöründe büyük başarılara imza atmaya devam ediyor. Katar, Ukrayna gibi uluslararası pazarlara ihracat yapan Macit, Türkiye’nin tekstil sektöründe önemli bir oyuncusu haline geldi. Yaptığı işler ve elde ettiği başarılarla sektörde kendini kanıtlayan Macit, hedeflerini büyüterek çalışan sayısını 500'e çıkarmayı ve markalaşma yolunda daha büyük adımlar atmayı planlıyor. Aysun Macit, başarı hikayesini paylaşırken, hedeflerinin ve hayallerinin peşinden gitmenin önemine vurgu yapıyor. "Asla pes etmeyi düşünmedim, her zaman daha ileriye gitmeyi hedefledim," diyen Macit, kadınlara cesaretlerini toplamalarını ve hedeflerinin peşinden korkusuzca gitmelerini tavsiye ediyor. Kadınların iş dünyasında daha fazla yer almasının, ülke ekonomisine ve topluma büyük katkılar sağlayacağına inanıyor. Markalaşma Yolunda İlerliyor 34 yıllık kariyeri boyunca sürekli kendini geliştiren ve işine yenilikler katan Macit, bundan sonraki hedefinin bir marka yaratmak olduğunu belirtiyor. "Fason üretici olarak başladım ancak kendi markamı yaratma sürecindeyim. İhracata daha fazla odaklanarak, adım adım bu yolda ilerlemeyi hedefliyorum. Ekibimle birlikte büyük işler başardık ve markalaşma sürecinde daha da güçlü bir ekip olacağız" diyerek gelecekteki planlarından bahsediyor. Aysun Macit’in hikayesi, iş dünyasında karşılaşılan engellerin azim ve kararlılıkla nasıl aşılabileceğini ve en alttan başlayarak büyük başarılara imza atılabileceğini gösteren bir örnek olarak dikkat çekiyor.
- Hobi olarak başladı, kilosu 400 TL’den 500 kilo bal üretiyor
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde emekli bir vatandaş, hobi olarak başladığı işinde kovan sayısını 25’e çıkartarak, kilosu 400 TL’den 500 kilo bal üretmeye başladı. Vezirköprü’nün Ağcaalan Mahallesi’nde ikamet eden 60 yaşındaki Metin Koç, bal üretimi faaliyetini sürdürüyor. Hobi olarak başladığı arıcılıkta bal üretim aşamasına geldiğini ifade eden Metin Koç, “Emekli olmadan önce hayalimde olan ve hobi olarak başladığım arıcılığı isteyerek ve severek yapıyorum. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün açmış olduğu kurslara katılarak arının bakımı, kaliteli bal üretimi, pazarlaması gibi pek çok alanda bilgi sahibi oldum. Aldığımız eğitim sayesinde arıcılığı ve bal üretimini daha bilinçli yaptım ve bu kovan sayımızın artmasına büyük katkı sağladı” dedi. Bal kalitesine arttırmak için lavanta dikti Arıların yayılımına ve bal kalitesine katkı oluşturması için arı çiftliğinin önünde bulunan 2 dönüm alana lavanta diktiğini söyleyen Koç, “Arıları yaylalara götürmek yerine ormanlarda bulunan bitkileri ve çiçeklerin ekimini ve dikimini arı çiftliğimizin önüne yaptık. Mevcut kapasitemizle 500 kilo bal üretiyorum. Balın kilosunu 400 TL’den satıyorum. Hem aile ekonomisine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyorum. Üretmek beni çok mutlu ediyor. Hedefim kovan sayısını ve bal üretimini artırmak” diye konuştu.
- Balkonlara yerleştirilecek panellerle evde kullanım için güneşten elektrik elde edilebilir
Trakya Üniversitesinde (TÜ) yapılan araştırma, balkon korkuluklarına doğru açıyla yerleştirilen fotovoltaik panellerle konutlarda kullanılan elektriğin bir bölümünün güneşten sağlanabileceğini gösterdi. TÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dinçer Akal ve çalışma ekibinde yer alan Doç. Dr. İlhan Umut, Dr. Öğr. Üyesi Ozan Akı ve mühendis Taşkın Tez, balkon korkuluklarına konulacak fotovoltaik panellerin verimliliğini etkileyen parametrelerle ilgili araştırma yaptı. Panelleri farklı açılara getirerek enerji verimliğini inceleyen ekip, güneş enerjisi kullanımı açısından atıl durumda olan balkonlardan elde edilecek enerji katkısını ve sağlanacak tasarrufu analiz etti. Akal, temiz ve yenilenebilir enerji kaynağı olan güneşten enerji üretimi anlamında yararlanmanın çok önemli olduğunu söyledi. Güneş enerjisine olan talebin dünya genelinde arttığını belirten Akal, ekibiyle birlikte panel kurulumunun tercih edilmediği balkonlarla ilgili kapsamlı bir araştırma yaptıklarını ifade etti. Balkon ve teras gibi alan gölgeliklerine güneş panelleri kurulumları yapılarak ilave bir enerji üretimi sağlanabileceğini dile getiren Akal, "Konutun tükettiği elektrik miktarına bağlı olarak 1000 dolar gibi çatı kurulumuna göre çok daha küçük bir bütçeyle elektrik enerjisi üretimi ve verimi etkileyen faktörleri analiz ettik. 3 ay boyunca bu panellerden veri aldık." dedi. Kurulum yapılan alanın büyüklüğü, seçilen panelin gücü, güneşin geliş açısı ve diğer parametrelere göre elde edilen enerji miktarının değişeceğine işaret eden Akal, şunları kaydetti: "Ancak standart bir evi ve balkonun büyüklüğünü göz önüne aldığımızda o evin gün içindeki televizyon, bilgisayar, telefon ve diğer ürünlerin şarj edilmesi, ampullerin kullandığı enerjiyi 3-4 saat karşılayabiliyor. 90 derece eğimle konduğunda neler oluyor? O senaryoda 5 dakikada bir veri alarak 3 ay boyunca inceledik. Diğer açıları ele aldık. Biz, sistem parametreleri ve tasarım düzgün seçildikten sonra panelin 90 derece değil de 20-30 derece eğimle konmasını öneriyoruz. Balkonda bunu tam olarak yapmak mümkün olmayabilir ancak 90 derece konduğunda 30 derecelik eğime göre yüzde 50 den daha fazla verim düşüyor. Biz 20 derecelik bir eğimle iyi bir sonuç elde ettik." "Alan büyüdükçe tasarruf alanı artar" Akal, vatandaşların küçük bir yatırım bütçesiyle 20-25 yıl ömürlü panellerden enerji elde edebileceğine dikkati çekti. Yapılan çalışmanın balkona konulan panellerin verimliliğinin istenilen düzeyde olduğunu gösterdiğini anlatan Akal, şöyle devam etti: "Toplam tüketim içinde yüzde 10 tasarruf sağlanabilir. Daha fazla panel seçildiğinde, daha büyük bir balkon ve veranda kullanıldığında tasarruf oranı artar. Ancak bununla birlikte yatırım maliyeti de yükselir. Bu panellerin 20-25 yıl ömrü var. Bizim amacımız ek bir ilaveyle tasarruf sağlamak. Basit kurulumla prize takıp bu enerjiden faydalanabiliriz. Elektrik kesildiğinde jeneratör vazifesi görebilir. Eğer tasarım bir konutun elektrik tüketimine göre projelendirilirse yüzde 10 enerji tasarrufu sağlanabilir. Hatta balkon kapatma veya teras gölgeliklerinde daha fazla sayıda güneş paneli kullanıldığında bu oran çok daha fazla olacaktır."
- Türkiye 5 Milyon Tonluk Elma Üretimiyle Dünya Üçüncüsü Oldu!
Türkiye, yıllık 5 milyon tonluk elma üretimiyle dünya sıralamasında üçüncü sırada yer alıyor. Elma ve elma suyunda ihracat, Ocak-Ağustos döneminde %27 artarak 321 milyon dolara yükseldi! Elma İhracatındaki Büyük Artış Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak, elma ve elma suyu ihracatındaki büyümenin dikkat çekici olduğunu belirtti. 2024’ün ilk sekiz ayında, Türkiye'nin elma suyu ihracatı %33 artışla 181 milyon dolara, taze elma ihracatı ise %21 artışla 140 milyon dolara ulaştı. Hindistan 53 milyon dolarla en büyük elma alıcısı olurken, Irak ve Rusya da önemli pazarlar arasında yer aldı. ABD Zirvede! Elma suyu ihracatında ABD, 96 milyon dolarlık taleple başı çekiyor. Amerika'nın ardından Hollanda 16 milyon dolarla ikinci, İtalya ise 7 milyon dolarlık taleple üçüncü sırada. 🇺🇸🇳🇱🇮🇹 Türkiye, 2024 yılı sonunda toplamda 500 milyon dolarlık elma ve elma suyu ihracatı hedefliyor. Türkiye'nin Elma Üretimi Türkiye, 60 milyon dikili elma ağacıyla yılda 4.8 milyon ton elma üretiyor. Dünya genelinde ise elma üretimi 78 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Türkiye, Çin ve ABD'nin ardından üçüncü sırada. Elma üretiminde öne çıkan şehir Isparta, 1.2 milyon ton yıllık üretimiyle lider konumda.
- Lojistik projesiyle tırın şoför koltuğuna oturan kadınlar limanda çalışıyor
Mersin'deki lojistik projesi kapsamında eğitimlerini tamamlayıp tır şoförlüğüne başlayan Yeliz Duman ve Ayşe Taşdemir, limanda yüklenen konteynerleri kentteki depolara ulaştırıyor. Valilik, İŞKUR, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve Merport Lojistik'in işbirliğinde geçen yıl "Lojistiğin Kalbi Mersin" projesi hayata geçirildi. Yük taşımacılığındaki şoför sayısının artırılmasının hedeflendiği çalışmada, teorik ve pratik eğitimlerini tamamlayan katılımcılardan 15'i, sürücü belgelerini aldıktan sonra proje ortağı firma tarafından istihdam edildi. İş sahibi olanlardan 45 yaşındaki Yeliz Duman ve 47 yaşındaki Ayşe Taşdemir, Mersin Limanı'nda yük taşımacılığına başladı. Sabah tırlarının direksiyonunun başına geçen Duman ve Taşdemir, limanda yüklenen konteynerleri kentteki depolara ulaştırıyor. "Diğer şoförler el sallıyor, tebrik ediyor" İki çocuk annesi Yeliz Duman, tır şoförü eşinden etkilenip başladığı mesleği 9 aydır sürdürdüğünü söyledi. İşine kısa zamanda alıştığını dile getiren Duman, "Daha önce ev hanımıydım, hiç çalışmamıştım. Kendime inandım ve başardım. İşimi hakkıyla, severek yapıyorum." dedi. Duman, 08.00-15.00 saatlerinde görev yaptığını belirterek, "Limana gittiğimizde diğer şoförler el sallıyor, tebrik ediyor ve 'Helal olsun' diyorlar. Diğer kadın şoför arkadaşımla hem eğleniyor hem de işimizi yapıyoruz." diye konuştu. "Karavanla dünya turu hayalimizi tırla gerçekleştireceğiz" İki çocuk sahibi Ayşe Taşdemir de meslekte ilerleyip kendi taşımacılık şirketini kurmayı hedeflediğini anlattı. Tır kullanmayı sevdiğini ifade eden Taşdemir, şöyle konuştu: "Kadınlar tır sürmekten korkmasın. Bu işi kadınların daha düzenli ve tertipli yapabileceğine inanıyorum. Bizi görenlerden çok güzel tepkiler alıyoruz. Eşim emekli olduktan sonra kendimize özel bir tır alıp uluslararası işler yapmak istiyoruz. Karavanla dünya turu yapmayı düşünüyorduk ama bu hayali tırla gerçekleştireceğiz." Merport Lojistik Genel Müdürü Murat Fazlı Bilik de projedeki amaçlarının istihdam sağlamak olduğunu vurgulayarak, "Kadınlar bu sektörde ne kadar güçlü olduklarını gösterdi ve tüm aşamalardan başarıyla geçti." dedi.
- "Yılın çırağı"nın hayali kendi terzi atölyesini kurmak
Ticaret Bakanlığınca "yılın çırağı" seçilen Trabzonlu 15 yaşındaki Gülhanım Başaran, küçük yaşlarda başladığı terziliği büyük bir tutkuyla sürdürüyor. Akçaabat ilçesinde yaşayan Başaran, mesleğe daha çocukken evdeki atık malzemeleri değerlendirerek başladı. Oyuncak bebeklerine kıyafet diken, atık malzemelerden bez bebekler yapan Başaran, bu sayede kendisini giderek daha da geliştirdi. Ortahisar Mesleki Eğitim Merkezi Moda Tasarımı ve Terzilik Bölümünde eğitimini sürdüren Başaran, bir taraftan da Söğütlü Mahallesi'ndeki terzi dükkanında çırak olarak çalışıyor. Ütü, pantolon paçası yapımı, etek ve elbise boyu, tadilat gibi işleri yaparak mesleğin tüm inceliklerini öğrenen Başaran, ileride kendi tasarımlarının da olacağı butik ve atölye kurmak istiyor. Ticaret Bakanlığınca 81 ilden adaylar arasından "yılın çırağı" seçilen Başaran, 28 Eylül'de Kırşehir'de düzenlenecek törenle ödülünü alacak. "Tasarımlar yapıyorum ama şu an onları saklıyorum" Gülhanım Başaran, küçüklükten beri bir şeyler dikmeye hevesli olduğunu söyledi. İşe bez bebek ve bebek kıyafeti dikmekle başladığını belirten Başaran, sonrasının kendiliğinden geldiğini ifade etti. Başaran, terzi çıraklığı yaptığını, genelde tamir, tadilat, sökme, ütü gibi işlerle uğraştığını anlattı. Kendisini mesleğinde geliştirmek istediğini vurgulayan Başaran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hayalim bu işi daha ileriye taşımak. Kendi butiğimi, atölyemi açmak istiyorum. Hedefim, hayallerim bunlar. Tasarımlar yapıyorum ama şu an onları saklıyorum. Gelecekte daha ileriye gidersem onları insanlarla paylaşmayı çok istiyorum." Başaran, "yılın çırağı" seçildiği için çok heyecanlı olduğunu dile getirdi. "İstediği hedefe ulaşmasını diliyorum" Gülhanım Başaran'ın usta öğretici Ayşe Altıntaş da Gülhanım'ın küçük yaşta bu işe atılmasının gurur verici olduğunu ifade etti. Gülhanım'ın başarılı olması temennisinde bulunan Altıntaş, sözlerini şöyle tamamladı: "İnşallah daha çok başarılı olacak. İstediği hedefe ulaşmasını diliyorum. Dediğimizi yapan, söylediğimizi dinleyen, gösterdiğimizi algılayan bir öğrenci. Çırak bulmak da zor. Küçük yaşta bu işe atılanların bu meslekleri yürütmek istemeleri çok güzel. Gülhanım'a başarılar diliyorum."
- Kobi-Line’ın 12 Yıllık Başarı Hikayesi: Girişimcilere Destek Veren Güç
Kobi-Line, 2009 yılından bu yana Türkiye’de KOBİ'lere, girişimcilere ve çiftçilere devletin sağladığı hibe ve teşvikler konusunda danışmanlık hizmeti sunarak başarılarına katkıda bulunan öncü bir firma. CEO’su Fuat Böge liderliğinde, online danışmanlık hizmeti sunarak KOBİ danışmanlığını meslek haline getirdi. Böge’nin 17 yıllık Almanya deneyimi, doğu ve batı kültürlerinin harmanlandığı bir bakış açısı sunarak firmalara hem insan odaklı bir yaklaşım hem de yenilikçi çözümler getirdi. Türkiye’nin lider KOBİ danışmanlık firması Kobi-Line, 2009 yılından bu yana KOBİ’lere, girişimcilere ve çiftçilere devletin sunduğu hibe, teşvik ve kredilerden yararlanmaları konusunda uzman danışmanlık hizmetleri veriyor. Verdiği rehberlik ve danışmanlık hizmetleriyle her geçen gün daha fazla işletmenin yanında yer alan Kobi-Line, 2020 yılında da sektörde bir numara olmayı başardı. Türkiye çapında online hizmet sunarak KOBİ danışmanlığını bir meslek haline getiren Kobi-Line, girişimcilerin ve işletme sahiplerinin büyüme hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor. Kobi-Line'ın Kapsamlı Hizmetleri Kobi-Line, devlet desteklerinden yararlanmak isteyen işletmelere geniş kapsamlı danışmanlık hizmetleri sunuyor. KOSGEB, TÜBİTAK, IPARD gibi devletin sunduğu hibe, teşvik ve kredilerden faydalanmak isteyen işletmelere rehberlik ederek, süreçlerin sorunsuz ilerlemesini sağlıyor. Ayrıca, işletmelerin büyüme stratejilerini belirleme, pazar analizi yapma, dijital dönüşüm süreçlerini yönetme gibi alanlarda da destek veriyor. KOBİ'ler Kobi-Line ile büyüyor Kobi-Line, KOBİ’lerin büyüme süreçlerinde kilit bir rol oynuyor. Verilen hizmetler arasında KOSGEB, TÜBİTAK, IPARD gibi devlet desteklerine erişim, iş planları hazırlama, web sitesi tasarımı, marka ve patent danışmanlığı bulunuyor. Aynı zamanda firmalara dijital dönüşüm stratejileri oluşturmada, personel eğitiminde ve motivasyonunu artırmada da rehberlik ediyor. Bu kapsamda firmalar, finansal yönetimden ihracat stratejilerine kadar birçok alanda Kobi-Line’ın tecrübelerinden faydalanıyor. Firmanın sunduğu hizmetler arasında: Hibe Danışmanlığı: İşletmelerin devletin sunduğu hibe ve teşviklere erişimini hızlandırma ve süreç yönetimi. İş Planı Hazırlama: Girişimcilerin iş fikirlerini hayata geçirmeleri için gerekli iş planlarının hazırlanması. Dijital Dönüşüm Stratejileri: Firmaların dijital dünyada yer almalarını sağlayacak stratejilerin oluşturulması. Personel Eğitim ve Gelişim: İşletmelerin personel yönetimi, eğitim ve motivasyon süreçlerinde destek verilmesi. Marka ve Patent Danışmanlığı: Firmaların marka tescili ve patent işlemleri konusunda profesyonel danışmanlık hizmetleri sunma. Kobi-Line, 12 yıllık tecrübesiyle girişimcilere, KOBİ’lere ve çiftçilere devletin sunduğu hibe ve teşviklerden yararlanma konusunda danışmanlık hizmeti sunuyor. 2009 yılında kurulan firma, Türkiye’nin dört bir yanına online hizmet vererek KOBİ danışmanlığını bir meslek haline getirdi. Firmanın misyonu, işletmelere yalnızca finansal destek sağlamak değil, aynı zamanda onları küresel rekabete hazırlamak, çalışan motivasyonunu artırmak ve marka haline gelmelerini desteklemek. Kobi-Line, birçok KOBİ’nin başarılı projelerine rehberlik etti. Bir tekstil firmasının satışlarını %30 artırmasına yardımcı olurken, bir teknoloji firmasının nakit akışını optimize ederek maliyetlerini düşürmesini sağladı. Bu başarılar, firmanın sektördeki lider konumunu pekiştiriyor. Böge’nin yönetiminde Kobi-Line, Türkiye’de KOBİ’lerin global pazarda rekabet edebilecek seviyeye gelmelerine yardımcı olarak büyük bir başarı elde etti. Biz Danışmanlık Hizmeti Satmıyoruz, Finansal Özgürlük Sunuyoruz CEO Fuat Böge, firmayı sadece bir danışmanlık şirketi değil, KOBİ’lere rehberlik eden bir çözüm ortağı olarak tanımlıyor. Böge’nin liderliğinde Kobi-Line, işletmelere hem finansal yönetim konusunda destek veriyor hem de çalışan motivasyonu ve marka stratejileri geliştirme konularında rehberlik ediyor. Böge, firmanın misyonunu şu sözlerle özetliyor: “Her geçen yıl daha fazla danışanımıza ulaşıyoruz ve bu durum bizi daha da motive ediyor. Kobi-Line olarak, KOBİ’leri başarıya ulaştırmak için sürekli kendimizi geliştiriyoruz.” Kobi-Line’ın Geleceğe Yönelik Vizyonu Fuat Böge’nin liderliğinde Kobi-Line, gelecekte daha fazla KOBİ’ye ulaşmayı ve onları küresel ölçekte rekabete hazırlamayı hedefliyor. Firma, teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini destekleyerek rekabet güçlerini artırmayı hedefliyor. Böge, “Her işletme ve girişimci, devletin sunduğu desteklerden faydalanma hakkına sahiptir. Kobi-Line olarak, işletmelerin bu süreçte en iyi şekilde yönlendirilmesini sağlıyoruz,” diyor. Sonuç olarak, Kobi-Line’ın sunduğu danışmanlık hizmetleri, KOBİ’leri güçlendirerek onların iş dünyasında daha sağlam adımlar atmalarına yardımcı oluyor. Fuat Böge’nin yenilikçi vizyonu ve insan odaklı yaklaşımı sayesinde Kobi-Line, Türkiye’de ve dünyada adından daha fazla söz ettirecek gibi görünüyor. Sende KOBİ Danışmanı Olabilirsin Kobi-Line, KOBİ Danışmanlığı eğitimlerini Gelişim Üniversitesi, Altınbaş Üniversitesi ve Kobi-Line Akademi işbirliğiyle, SAÜSEM onaylı sertifika programları çerçevesinde sunuyor. Eğitim, hem yüz yüze hem de uzaktan veriliyor. KOBİ Danışmanı, yönetim danışmanı, mali müşavir gibi kariyer hedefleyen veya bu alanda çalışanlar için tasarlanmış. Eğitim süresi, yüz yüze 10 gün/60 saat, uzaktan 8 gün/40 saat olarak belirlenmiş. Bu program, katılımcılara bağımsız çalışma ve danışmanlık yapma imkânı sunuyor. DETAYLAR İÇİN TIKLA
- Motosikletiyle gittiği ücra mahallede çocuklara tatlı ikram ediyor
Van'da "Tatlı yemeyen çocuk kalmasın" sloganıyla yola çıkan tatlı ustası Atilla Karaca, motosikletiyle ücra mahalleleri gezerek, çocuklara tatlı ikram ediyor. Öğretmen eşinin tayin sebebiyle üç yıl önce Ankara'dan Van'a taşınan 28 yaşındaki Karaca, şehir merkezinde tatlı dükkanı açtı. Eşinin görev yaptığı okulda düzenlenen etkinlikte çocuklara tatlı ikram eden Karaca, kırsalda yaşayan çocukları da tatlıyla buluşturmaya karar verdi. Kentte iki yıldır motosikletiyle ücra yerleşim yerlerine giden Karaca, ziyaret ettiği okullarda kendi imkanlarıyla hazırladığı meyveli tatlıları çocuklara ikram ediyor. "Onların mutluluğunu görünce ben de mutlu oluyorum" Karaca, Van'da bütün kırsal mahalleleri ziyaret etmeyi hedeflediğini söyledi. İki yılda ziyaret ettiği 100 yerleşim yerinde yaklaşık 10 bin çocuğa ulaştığını belirten Karaca, tatlı yeme imkanı bulamayan çocuklara tatlı vererek onların mutluluğuna ortak olduğunu ifade etti. Gezdiği yerleşim yerlerinde farklı kültürlerle tanıştığını anlatan Karaca, "Van'da bütün köyleri gezmek istiyorum. Böylece bütün öğrencileri waffle tatlısıyla tanıştırarak görevimi tamamlamış olacağım. Çocuklar bir tatlı kültürü öğreniyor. Bu tatlıyı maalesef kırsalda tatmak veya tanımak çok zor. Öğrencilerimiz şehirlere geldiklerinde ya da üniversiteye gittiklerinde bu tatlıya karşı yabancı olmamalarını istiyorum çünkü ben de waffle ile 21 yaşında tanıştım. Buradaki çocukların daha erken tanışmasını istiyorum." diye konuştu. Ziyareti sırasında çocuklara öğretici bilgiler de aktardığını anlatan Karaca, şunları kaydetti: "Çocuklar etkinlik süresince keyifli vakit geçiriyor. Onların mutluluğunu görünce ben de mutlu oluyorum. Etkinliklerimizde doğum gününe denk gelen öğrenciler oluyor. O zaman daha keyifli vakit geçiyor. Etkinlik süresince tatlının tarihçesinden tutun da nasıl yapıldığına kadar çocuklara öğretiyoruz. Tatlıda kullandığımız meyvelerin nereden geldiğini anlatıyorum. Çocuklar hem öğreniyor hem de eğleniyor." Değirmenarkı İlkokulu öğretmeni Leyla Tan ise "Çocuklar bulundukları konumdan dolayı bu gibi tatlılara ulaşamıyorlar. Atilla Bey, köyümüze gelerek çocuklarımıza çok güzel imkan sağladı. Bu tarz etkinliklerin köy okullarında daha fazla olmasını istiyoruz." diye konuştu. Daha önce waffle yemediğini belirten 4. sınıf öğrencisi Erdem Demir de "Çok değişik bir tatlıydı, tadı çok güzeldi. Bize yapılışını da öğretti. Babamla çarşıya indiğimizde isteyeceğim." ifadelerini kullandı.
- Türkiye’de Çoban Açığı Büyüyor! Yüksek Maaşa Rağmen Talep Düşük!
İŞKUR, hayvancılık sektöründe 150 bin çoban ihtiyacı olduğunu açıkladı. Ancak, bu yüksek maaşlı iş için talep yetersiz! Türkiye'de çoban açığı giderek büyüyor! İŞKUR'un açıkladığı verilere göre hayvancılık sektöründe 150 bin çoban ihtiyacı bulunuyor. Maaşların oldukça yüksek olmasına rağmen, mesleğe olan talep düşük seviyelerde kalıyor. Bu durum, işletmeleri yabancı işçilere yönlendirmeye zorluyor. Sektördeki Açıklar: Hayvancılık, çoban ihtiyacı açısından başı çekerken, imalat ve ticaret gibi sektörlerde de önemli açıklar bulunuyor. Hayvancılık sektöründe 150 bin çoban açığına karşılık, imalat sektöründe 99 bin 991, ticaret sektöründe ise 62 bin 489 açık pozisyon mevcut. Yüksek Maaş, Düşük İlgi: Çobanlık maaşları cazip olsa da yerli iş gücünün ilgisi yetersiz. Çoban başına verilen destek ödemeleri artırılmasına rağmen, halen büyük bir açık var. 2023 yılında çobanlara 30 bin lira destek sağlandı ve bu teşviklerle yerli çobanların ilgisini çekmek hedefleniyor. Yabancı Çobanlar: Yerli çobanların teşvik edilmesi için sürü yöneticisi sertifika programları devreye sokulsa da açık kapanmıyor. Bu nedenle yabancı işçilerin çoban olarak çalışması yaygınlaşıyor. TÜDKİYEB Başkanı Nihat Çelik, sürdürülebilir bir hayvancılık sektörü için yerli çobanların özendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu çoban açığının nasıl kapatılacağı ve yerli iş gücünün nasıl harekete geçirileceği, sektörün geleceği açısından önemli bir konu olmaya devam ediyor.
- ASELSAN, Dünyanın En Hızlı Büyüyen 10 Savunma Sanayi Şirketinden Biri Oldu!
Türk savunma sanayiinin lideri ASELSAN, büyük bir başarıya imza atarak 2024 yılının ilk yarısında cirosunu %8 artırarak 35,7 milyar TL’ye ulaştırdı. Şirketin net kârı ise geçen yılın aynı dönemine göre %133 artarak 3,6 milyar TL oldu. Bu etkileyici büyüme, ASELSAN’ın küresel savunma sanayi sıralamasında hızla yükselmesini sağladı. Türk savunma sanayiinin lideri ASELSAN, büyük bir başarıya imza atarak 2024 yılının ilk yarısında cirosunu %8 artırarak 35,7 milyar TL’ye ulaştırdı. Şirketin net kârı ise geçen yılın aynı dönemine göre %133 artarak 3,6 milyar TL oldu. Bu etkileyici büyüme, ASELSAN’ın küresel savunma sanayi sıralamasında hızla yükselmesini sağladı. Finansal Başarılar: Ciro: %8 artışla 35,7 milyar TL. Net kâr: %133 artışla 3,6 milyar TL. Yeni sözleşmeler: Geçen yılın aynı dönemine göre %124 artışla 2,6 milyar dolar. Bakiye siparişler: %11 artışla 12,3 milyar dolar. Global Başarı ve İhracat Atılımları: ASELSAN, Defense News Top 100 listesinde beş basamak yükselerek 42. sıraya yerleşti. Bu başarı, ASELSAN’ın dünyanın en hızlı büyüyen 10 savunma sanayi şirketinden biri olmasını sağladı. Şirket, KORKUT, CENK, FERSAH, ASELFLIR 500 ve GÖZDE gibi kritik ürünleri için ilk kez ihracat sözleşmesi imzaladı. ASELSANEXT 2030 Vizyonu: Şirket, 2030 yılına kadar dünyanın en büyük ilk 30 savunma sanayi şirketi arasında yer almayı hedefliyor. ASELSAN, bu kapsamda teknolojik derinleşme ve ihracat ağını genişletme stratejileriyle Güney Amerika, Balkanlar ve Körfez ülkelerinde aktif rol oynamayı planlıyor. ASELSAN’ın bu başarısı, Türkiye’nin savunma sanayisinde küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini gösteriyor.
- Otomobil dergilerinden gelen araba merakıyla oto sanayide çalışmaya başladı
Bolu'da babasının karşı çıkmasına rağmen arabalara olan merakı dolayısıyla oto sanayide çalışmaya başlayan Sevim Topal, işini severek yapıyor. Çocukluğunda babasının Bolu Küçük Sanayi Sitesi'nde dükkanı olması dolayasıyla arabalara olan düşkünlüğü artan 38 yaşındaki Topal'ın, okuduğu otomobil dergileriyle bu merakı iyice arttı. Babasına kendisiyle oto sanayide çalışmak istediğini belirten Topal, olumsuz yanıt aldı. Buna rağmen kararından vazgeçmeyen Topal, ısrarları sonucu 18 yıl önce babasına ait dükkanda çalışmaya başladı. Kısa sürede esnafın takdirini kazanan Topal, babasına ait dükkanlarda oto tamiri yapan ustalara yardımcı olmanın yanı sıra müşterilere yedek parça tedarik ediyor. "Hoşuma gittiği için uzun yıllardır sanayide çalışıyorum" Sevim Topal, gazetecilere, arabalara olan merakının çocuk yaşlarda başladığını belirterek, hoşuna giden bir iş olduğu için uzun yıllardır sanayide çalıştığını söyledi. Topal, babasının ilk zamanlarda kendisinin sanayide çalışmasına karşı çıktığını dile getirerek, "Babam otomobil dergileri alırdı. O dergilere baka baka merak oluştu. 'Sanayide senin yanında çalışmak istiyorum.' dedim. 'Yok. Kız kısmının sanayide ne işi var?' dedi. Beni 2 sene öyle oyaladı, sonra aldı. 'Keşke daha önce alsaydım seni dükkana.' dedi. Öyle başladım." diye konuştu. Babasına yardım etmek için geldiği oto sanayide 18 yıldır çalıştığını aktaran Topal, "Parça alıp veriyorum. Müşterilere yardımcı oluyorum. Sanayide 4 dükkanımız var. Bu dükkanlarda 180 binden fazla parça vardır. Hepsini de biliyorum." dedi. Topal, ilk başlarda zorlanmasına rağmen artık her parçanın ne işe yaradığı ve dükkanın hangi rafında olduğunu bildiğini anlatarak, "Ustalara da yardımcı oluyorum. Müşteriler geliyor. Parça soruyorlar, onları buluyorum. Olmayanın ücretini alıp parçayı ertesi gün getirtiyorum. Her şekilde yardımcı olmaya çalışıyorum." dedi. İşini severek yaptığını vurgulayan Topal, "Dükkana da alıştım, sanayi ortamına da. Abla-kardeş modunda ilerlediğimiz için hiç sıkıntı yaşamadım. Herkes bana yardımcı oluyor, ben de onlara yardımcı oluyorum. Sanayi esnafı ilk başlarda tuhaf karşıladı. Sonra herkes alıştı. Herkes, 'Ablaya gidin yardımcı olur.' diyor. Orijinal, yan sanayi, yan sanayinin yan sanayisi, hepsini bilirim. Müşteriye de söylerim, orijinali, yan sanayisi, hepsinin fiyatını veririm. Fiyat olarak hangisi uyarsa müşteri onu alıyor." ifadelerini kullandı.











