Bu sitede ara
Boş arama ile 1150 sonuç bulundu
- İdealist Öğretmen İslam Aktoğ: Eğitimde Fark Yaratıyor
Eğitimci kimliği ve idealist yaklaşımıyla tanınan İslam Aktoğ, sadece öğrencilerine değil, topluma da önemli katkılar sağlıyor. Köy okullarında eğitim kalitesini yükseltmeye yönelik projeler ve çalışmalarıyla adından sıkça söz ettiren Aktoğ, aynı zamanda yazdığı "Baba" kitabıyla da edebiyat dünyasında yer alıyor. Eğitime olan tutkusu ve öğrencilerine verdiği değer ile bilinen İslam Aktoğ, kariyeri boyunca birçok başarıya imza atmış bir eğitimci olarak tanınıyor. Aktoğ, özellikle dezavantajlı bölgelerde görev alarak öğrencilerinin hayatına dokunmayı ve onların geleceğini şekillendirmeyi kendine amaç edinmiş bir idealist öğretmen. Yıllardır görev yaptığı okullarda, sadece akademik başarıya odaklanmakla kalmayıp, öğrencilerinin sosyal ve kişisel gelişimlerini de ön planda tutan Aktoğ, “Eğitim, sadece derslerden ibaret değil. Çocuklarımızın geleceğe güvenle bakabilmeleri, özgüvenli ve donanımlı bireyler olarak yetişmeleri çok önemli” diyerek eğitim felsefesini özetliyor. İslam Aktoğ, köy okullarında yaptığı çalışmalarla ve öğrencilere sunduğu çeşitli projelerle adından sıkça söz ettiriyor. Özellikle köydeki çocukların eğitim fırsatlarını artırmak için yaptığı çalışmalar, bölgedeki eğitim kalitesini büyük ölçüde artırmış durumda. Hem veliler hem de öğrenciler, bu idealist öğretmenin çalışmaları sayesinde eğitimde büyük ilerlemeler kaydettiklerini dile getiriyor. Çanakkale’nin En Uzak İlçesinden Birincilik Geldi! Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen Eğitimde Kaliteyi Arttırma Projesi’nde, köyden gelen öğrencilerin çoğunlukta olduğu bir okul, il genelinde birincilik kazandı. İlçenin merkeze en uzak ve en gelişmemiş bölgesinde bulunan okulun öğrencileri, bu büyük başarıyı köylerinden getirdikleri azim ve gayretle elde etti. Okul müdürü yaptığı açıklamada, “Bu başarı, öğrencilerimizin ve velilerimizin emeklerinin bir sonucudur. Merkeze uzak olmamıza ve imkanlarımızın kısıtlı olmasına rağmen yılmadan çalıştık. Öğrencilerimizin bu büyük başarısıyla gurur duyuyoruz” dedi. Öğrenciler ve veliler, bu önemli başarı ile bölgelerine gurur yaşatırken, bu tür projelerde gösterilen performansın tüm öğrencilere ilham kaynağı olacağına inanılıyor. Baba Kitabı: Bir Babanın Hayat Serüveninden Artakalan Mısralar İslam Aktoğ’un kaleme aldığı "Baba" kitabı, bir babanın hayat serüveninden ilham alarak yazılmış derin mısralar içeriyor. Kitap, babalık rolünün toplumdaki ve aile içindeki önemini duygusal ve şiirsel bir dille ele alıyor. Arka kapağında yer alan ifadelerle, "Gerçekliğin eli kolu bağlı, anlattıkça yaklaşıyorsun. Sana ait olan ne varsa geride bırakarak... Düşüncelerinle dokunuyorsun." sözleri, eserin derinliğini ve duygusal yoğunluğunu açıkça gösteriyor. Kitabın gelirinin bir kısmı köy okullarına aktarılacak olup, bu sosyal sorumluluk bilinci, Aktoğ’un eğitimci kimliğiyle de örtüşüyor. Yazar, bu eseriyle sadece edebi bir katkı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda topluma olan desteğini de sürdürüyor. SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN
- Siirtli Kadın Girişimcilerin Büyük Başarısı: Salamura Yapraklar Artık Avustralya’da!
"Kadın Girişimcilerin Emeği Dünya Pazarıyla Buluşuyor: Salamura Yapraklar Avustralya'da" Siirt’in Şirvan ilçesine bağlı Pirincik (Mavit) Köyü’nde kurulan kadın kooperatifi, ürettikleri salamura yaprakları Avustralya’ya ihraç ederek büyük bir başarıya imza attı. Pirinçlik Köyü Üreten Eller Kadın Kooperatifi, 2 yıl önce kurdukları 300 metrekarelik Salamura Yaprak Tesisi ile çevredeki köylerden topladıkları tayfi üzümü yapraklarını işleyip "Mavit" markasıyla satışa sunuyor. Kooperatif, İstanbul’da düzenlenen Gıda İhracat Fuarı’nda Avustralya’dan aldığı 20 tonluk siparişle uluslararası pazarda yerini aldı. Kooperatif Başkan Yardımcısı Neslihan İrgav, 16 kadınla birlikte hem yerel hem de uluslararası talepleri karşılamak için büyük bir özveriyle çalıştıklarını belirtti. “Eskiden üzüm yaprakları ziyan olurdu, şimdi hem köy kadınlarına gelir kaynağı oldu hem de markamızı dünyaya duyuruyoruz,” diyen İrgav, köy kadınlarına istihdam sağlayarak aile bütçelerine de katkıda bulunduklarını vurguladı. Kooperatif üyelerinden Yüsra İrgav da kadınların salamura yaprak üretimini bir hobi olarak gördüklerini ve Türkiye’nin dört bir yanına ürün gönderdiklerini belirtti. “Bu işi severek yapıyoruz ve şimdi Avustralya'ya ihracat yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz,” dedi. Başarılı kadın girişimciler, Avustralya ile sınırlı kalmayıp Kanada, İtalya, Almanya ve Orta Doğu'ya da ihracat yapmayı hedefliyor. Bu hikâye, kadınların emeği ve azmiyle büyüyen bir başarı örneği olarak dikkat çekiyor.
- Girişimci Eda Kıyısin'den Yerel Bir Lezzet: Kızılcık Ekşili Çikolata
Çankırı’da el yapımı çikolatalar üreten kadın girişimci Eda Kıyısin, yerel lezzetleri modern tatlarla buluşturmayı sürdürüyor. Kıyısin, Çankırı'nın yöresel ürünlerinden kızılcığın ekşi tadını çikolatayla birleştirerek özgün bir tat olan "kızılcık ekşili çikolata"yı geliştirdi. Daha önce Çankırı'nın meşhur kaya tuzundan yaptığı tuzlu çikolata ile büyük beğeni toplayan Kıyısin, bu kez farklı bir lezzet arayanlar için ekşi ve tatlıyı bir araya getirdi. Eda Kıyısin, bu yeni ürünü hakkında, "Kızılcık ekşili çikolata, tatlı ve ekşiyi sevenler için mükemmel bir seçenek. Şeker ve ekşiyi dengeleyen bir formül geliştirdik. Bu lezzeti herkesin, özellikle de çocukların severek tüketebileceğini düşünüyorum," dedi. Ürünü deneyenlerden Nur Sena Öztürk, "Tuzlu çikolatadan sonra kızılcık ekşili çikolatayı deneme fırsatım oldu ve gerçekten çok beğendim. Farklı ve taze bir lezzet arayan herkese tavsiye ederim," şeklinde görüşlerini dile getirdi. Eda Kıyısin, hem yöresel ürünleri tanıtmayı hem de sağlıklı ve doğal tatlar sunmayı amaçlıyor. Kızılcık ekşili çikolata, Çankırı’nın gastronomi dünyasında yeni bir yıldız olma yolunda ilerliyor.
- Sermin Çakaloğlu: Salça ve Tarhanayla Bir Köyün Kaderini Değiştiren Kadın Girişimci
Bursa’nın tarihi ve doğal güzellikleriyle bilinen Saitabat köyü, girişimci ruhuyla köyün kaderini değiştiren Sermin Çakaloğlu’nun liderliğinde yepyeni bir kimlik kazandı. Çakaloğlu’nun hikayesi, köyde yaşayan diğer kadınlarla birlikte büyük bir dönüşüm başlatmalarını sağladı. Bu başarı hikayesi, sadece Saitabat köyünü değil, birçok köyü etkileyen bir ilham kaynağı oldu. Köyün Kaderini Değiştiren Bir Adım Sermin Çakaloğlu’nun hikayesi, Cumalıkazık köyüne olan hayranlığıyla başladı. Cumalıkazık, bir dizi sayesinde ünlenmiş ve köy ekonomisine büyük katkılar sağlayan bir turizm merkezi haline gelmişti. Bu başarıyı gözlemleyen Çakaloğlu, neden kendi köyünde de benzer bir dönüşüm olmasın diye düşündü ve harekete geçti. İlk olarak eşinin onayını aldı ve köydeki 9 aileyi ikna ederek Saitabat Köyü Kadınları Dayanışma Derneği’ni kurdu. Bu dernek, köyde yaşayan kadınların ekonomik olarak güçlenmesini ve üretken hale gelmesini sağlayacak bir projeye dönüştü. Başarıya Giden Yol: Doğal Ürünler Derneğin ilk faaliyetleri arasında köyün doğal zenginliklerinden yararlanarak çeşitli ev yapımı ürünler üretmek vardı. Sermin Çakaloğlu, kadınlarla birlikte odun ateşinde salça yaparak işe başladı. Salça, kısa sürede büyük beğeni kazandı ve ardından tarhana, erişte, ev yapımı reçeller ve ev makarnası gibi ürünler de üretim portföyüne eklendi. Bu ürünler, tamamen doğal ve katkısız olması nedeniyle büyük talep gördü. Üretime ilk başta sadece 1 ton salçayla başlasalar da, bu rakam yıllar içinde 21 tona ulaştı. Sermin Çakaloğlu ve köyün kadınları, geleneksel yöntemlerle ürettikleri bu ürünlerle ciddi bir ticari başarı elde ettiler. Ziyaretçi Akını ve Ekonomik Kalkınma Saitabat köyü, bu girişimlerin ardından hızlı bir değişim yaşadı. Sermin Çakaloğlu’nun öncülüğündeki dernek, köye gelen ziyaretçileri ağırlamak için bir ocakbaşı restoran açtı. 700 metrekarelik kapalı alanıyla ziyaretçilerini ağırlayan köy, özellikle pazar günleri büyük bir ilgi görmeye başladı. Pazar günleri 400 kişiyi ağırlayabilen köy, Bursa ve Ankara gibi şehirlerde şube açma hazırlıklarına da başladı. Köydeki bu hareketlilik, köy dışına göç eden birçok kişinin geri dönmesine ve köyün nüfusunun artmasına yol açtı. Sermin Çakaloğlu’nun önderliğinde Saitabat köyü, bölgedeki diğer köylere de örnek oldu. Bursa’da bu girişimden ilham alan 11 köy, kadın dayanışma dernekleri kurarak benzer projeler başlattı. Erkeklerin Katılamadığı Bir Başarı Hikayesi Sermin Çakaloğlu’nun girişimi, sadece köydeki kadınlar arasında değil, aynı zamanda köyün erkekleri arasında da yankı uyandırdı. Saitabat Köyü Kadınları Dayanışma Derneği’nin elde ettiği başarılar, köyün erkeklerinin de ilgisini çekmeye başladı. Ancak, dernek sadece kadınlara yönelik olduğu için erkekler derneğe katılamadı. Köy muhtarı, derneğe üye olmak istediğinde kadınların itirazıyla karşılaştı ve ancak fahri üye olarak kabul edildi. Sermin Çakaloğlu, köydeki erkeklerin başlangıçta bu duruma kıskançlıkla yaklaştığını, ancak zamanla kadınların elde ettiği başarının değerini kabul ettiklerini belirtiyor. Başarılı kadın girişimcilerin yanında duran eşleri, bu başarının önemli birer destekçisi oldular. Köyün Geleceği ve Yeni Hedefler Sermin Çakaloğlu ve Saitabat köyünün kadınları, bugüne kadar elde ettikleri başarılarla yetinmeyip daha büyük hedeflere yöneliyorlar. Bursa’da ve Ankara’da doğal ürünler satacakları şubeler açmayı planlayan dernek, aynı zamanda diğer köylere de ilham vermeye devam ediyor. Sermin Çakaloğlu, bu başarı hikayesini “Köyümüz ciddi bir ekonomi yaratıyor. Yola çıkarken Cumalıkazık köyünü örnek almıştık. Şimdi onlar bizi örnek alarak köy kadınları derneği kurdu” diyerek özetliyor. Kadın Girişimciliğin Önemi Sermin Çakaloğlu’nun girişimciliği, sadece bir köyün kaderini değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda Türkiye’de kadın girişimciliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Sermin Çakaloğlu, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun düzenlediği konferanslarda da sık sık adından söz ettiren bir isim haline geldi. Kadınların iş dünyasında daha fazla yer alması gerektiğini vurgulayan TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Aynur Bektaş, Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için kadın girişimci sayısının artması gerektiğini ifade ediyor. Sermin Çakaloğlu gibi girişimciler, bu hedefe ulaşmanın en güzel örneklerini sunuyorlar. Bir İlham Kaynağı Sermin Çakaloğlu’nun başarı hikayesi, sadece Saitabat köyüyle sınırlı kalmayıp, ülke genelinde kadın girişimciler için bir ilham kaynağı haline geldi. Köy kadınlarını bir araya getirerek başlattığı bu yolculuk, bugün Türkiye’nin birçok bölgesinde kadınların ekonomik hayata katılmasına ilham veriyor. Sermin Çakaloğlu’nun liderliğinde, Saitabat köyü, hem ekonomik hem de toplumsal anlamda büyük bir gelişim yaşadı. Kadınların gücünü ve girişimciliğini kanıtlayan bu hikaye, Türkiye’nin her köşesindeki kadınlara, başarının sadece büyük şehirlerde değil, küçük köylerde de mümkün olduğunu gösteriyor. "
- Tekerlekli Sandalyede Verdiği Mücadeleyle İlham Kaynağı Oluyor
Geçirdiği trafik kazası sonrası omurilik felci olan ve 30 yıldır tekerlekli sandalyede yaşayan Semra Çetinkaya, zorlukları aşarak hem engelli bireylere örnek oluyor hem de onlara destek sağlıyor. 1994 yılında İstanbul'dan Adana'ya iş seyahati sırasında trafik kazası geçiren Semra Çetinkaya, kazanın ardından omurilik felci oldu. Kaza sırasında 32 yaşında olan ve bir sigorta acentesi sahibi olarak çalışan Çetinkaya, bu olayın hayatını köklü bir şekilde değiştirdiğini dile getiriyor. Ancak hayata karşı olan azmi ve kararlılığı sayesinde, yaşadığı zorlukları aşarak Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'nin (TOFD) kurucuları arasında yer aldı. Şu anda dernek başkanlığı yapan Çetinkaya, uzun yıllardır omurilik felçli bireylere destek veriyor ve çevresine örnek olmayı sürdürüyor. "Ceza yediğimiz halde emniyet kemeri takmadık" Geçirdiği kazayı anlatan Çetinkaya, kazadan önce emniyet kemeri takmadıklarını ve bunun ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. "Polisler bize emniyet kemeri takmadığımız için ceza yazdı ama biz bunu ciddiye almadık ve kemer takmadan devam ettik. Sonuç olarak kaza geçirdik ve hayatım tamamen değişti," dedi. Kaza sırasında aldığı ağır darbeler sonucunda felç kalan Çetinkaya, ilk yardım ekiplerinin yanlış müdahaleleri nedeniyle durumunun daha da kötüye gittiğini anlattı. "Ben kahraman olmayı seçtim" Çetinkaya, kazanın ardından yaşadığı sürecin zor olduğunu, ancak çocuklarının ona verdiği destekle hayatına devam ettiğini söyledi. Yaşadığı zorluklara rağmen pes etmeyen Çetinkaya, "Ya mağdur olabilirsiniz ya da kahraman. Ben kahraman olmayı seçtim," diyerek, yaşadığı değişimi ve azmini ifade etti. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'ni kurarak başkalarına da destek olmak amacıyla yola çıkan Çetinkaya, "Biz burada birlikte üretmeyi seviyoruz. Yeni omurilik felçlisi arkadaşlarımıza akran danışmanlığı yapıyoruz. Herkesin hayatına dokunmak istiyoruz," dedi. "Engeller sadece fiziksel değil" Semra Çetinkaya, tekerlekli sandalyeyle karşılaştığı zorlukların yalnızca fiziksel olmadığını, zihinlerdeki engellerin de büyük bir sorun olduğunu vurguladı. "Sorunumuz sadece sokaktaki mazgallar ya da oluklar değil, asıl zihinlerdeki engellerle mücadele ediyoruz. Ancak inadına yaşamın içinde olmayı seviyoruz ve topluma faydalı bir birey olmayı sürdürüyorum," diye konuştu.
- Türk Müteahhitlerden Yurt Dışında Büyük Başarı: 11.2 Milyar Dolarlık Proje Üstlenildi
Türk müteahhitlik sektörü, 2024’ün ilk 8 ayında yurt dışında toplam 11.2 milyar dolar değerinde projeye imza atarak global arenadaki gücünü bir kez daha kanıtladı. Türk müteahhitler, 1972'den bu yana 137 ülkede 515 milyar dolarlık 12.277 projeyi başarıyla hayata geçirdi. Rusya Zirvede Türk müteahhitlerinin en çok faaliyet gösterdiği ülke olan Rusya, yüzde 19,9’luk payla 102,3 milyar dolarlık projeyle lider konumda. Rusya’nın ardından, yüzde 10,4 payla Türkmenistan (53,5 milyar dolar), yüzde 6,8 ile Irak (34,9 milyar dolar), Libya (31 milyar dolar) ve Kazakistan (29,5 milyar dolar) en büyük pazarlar arasında yer alıyor. Türk müteahhitlerin, dünya genelindeki inşaat ve altyapı projelerinde gösterdiği bu başarı, hem Türkiye’nin ekonomik gücüne katkı sağlıyor hem de sektörü global çapta daha rekabetçi bir konuma taşıyor. Özellikle büyük altyapı projelerinde tercih edilen Türk firmaları, uzmanlık ve kalitesiyle öne çıkıyor. Bu başarıların, önümüzdeki yıllarda daha da artarak Türk müteahhitlik sektörünün dünya pazarındaki konumunu güçlendirmesi bekleniyor.
- Türkiye'nin İhracattaki Yeni Gücü: Yazılım Şirketleri
Türkiye'nin küresel pazardaki yükselen gücü yazılım sektörü, ihracat başarısıyla ekonomiye büyük katkı sağlıyor. "Türkiye Yazılım Ekosistemine Bakış 2024" raporuna göre, yazılım firmalarının girişimcilik, dijital dönüşüm, sürdürülebilir yazılım ve yapay zeka gibi kritik alanlarda elde ettikleri başarılar dikkat çekiyor. Sistem Global COO'su Elif İşgör Önen, yazılım sektörünün Türkiye'nin küresel pazardaki rekabet gücünü artırma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. Ar-Ge firmaları ve Teknoparklar aracılığıyla uluslararası arenada daha geniş bir etki alanı yaratan bu şirketler, ekonominin lokomotifi olarak değerlendiriliyor. Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Kamalı, Türkiye'nin 2028 yılı için koyduğu 10 milyar dolarlık yazılım ihracat hedefinin, sektör gelişmeleriyle birlikte 30 milyar dolara çıkarılabileceğine dikkat çekiyor. Bu büyüme, sektördeki potansiyelin bir yansıması olarak görülüyor. Kuantum Araştırma Kurucusu Volkan Kılıç ise yapay zeka yatırımlarının yazılım sektörünün geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirterek, Microsoft, Google ve Amazon gibi teknoloji devlerinin bu alana yaptığı büyük yatırımları örnek gösterdi. Türkiye, yazılım sektöründe sağladığı başarılarla küresel arenada daha güçlü bir konuma gelmek için kararlı adımlarla ilerliyor. Yazılım, Türkiye'nin ihracattaki gizli silahı olmaya aday!
- Mustafa Söğüt: Şiirle Anlatılan Bir Yaşam
Genç yaşta edebiyat dünyasına adım atan Mustafa Söğüt, şiir yazarlığı ve yorumculuğuyla dikkat çekiyor. Payaslı Medya tarafından 2024 yılında "Yılın En İyi Çıkış Yapan Şiir Yorumcusu" ödülüne layık görülen Söğüt, seslendirdiği şiirlerle büyük beğeni topluyor. Kocaeli'den yükselen bu genç sanatçının hikayesi, şiirle anlatılan bir yaşamı gözler önüne seriyor. Kocaeli'nin Şair Ruhlu Sanatçısı Mustafa Söğüt, şiir dünyasında iz bırakan isimlerden biri olarak kendini tanıtıyor. 1988 yılında Kocaeli’de doğan Söğüt, ilk ve orta öğrenimini Türkiye'de, ortaokulu ise Almanya'da tamamladı. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'nden mezun olan Söğüt, edebiyata olan ilgisini genç yaşta keşfetti. Lise yıllarında yazmaya başladığı şiirler, bugün yayımladığı "Ben Gönlümün Tercümanıyım" adlı şiir kitabıyla taçlandı. Söğüt, sadece yazıyla değil, aynı zamanda seslendirme yeteneğiyle de dikkat çekiyor. Özel bir radyoda şiir programı yaparak dinleyicilere ulaşan sanatçı, şiir yorumculuğu ile de beğeni topluyor. YouTube kanalı olan Söğüt TV üzerinden seslendirdiği şiirleri sanatseverlerle buluşturuyor. 2024 Yılının En İyi Çıkış Yapan Şiir Yorumcusu Mustafa Söğüt’ün şiir yorumculuğu, geniş bir kitle tarafından beğenildi ve 2024 yılında Payaslı Medya tarafından "Yılın En İyi Çıkış Yapan Şiir Yorumcusu" ödülüne layık görüldü. Bu ödül, Söğüt’ün sanat kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu ve onu daha geniş kitlelere tanıttı. Kocaeli Bölge Tiyatrosu ve Ayko Sanat Okulu'nda aldığı tiyatro eğitimi, onun sanat kariyerini pekiştirdi. Abdurrahman Karakaş’ın "Gözlerin" isimli şiirine çekilen klipteki performansıyla geniş kitlelere ulaştı. Söğüt, aynı zamanda kültürel ve sanatsal projelerde yer alarak toplumun sanata olan ilgisini artırma misyonunu sürdürüyor. Bağımsız Yazarlar ve Şairler Derneği Üyesi Sanat hayatında aktif rol oynayan Mustafa Söğüt, Bağımsız Yazarlar ve Şairler Derneği yönetiminde de görev alıyor. Dernek bünyesinde düzenlenen birçok etkinlikte yer alarak şairliğini ve yazarlığını geliştirmeye devam ediyor. Ayrıca, Kocaeli’deki kültürel etkinliklerde de sıkça sahne alarak şiirlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Mustafa Söğüt Kimdir? Mustafa Söğüt, Kocaeli’nin sanatsal dokusuna önemli katkılarda bulunan bir şair, yazar ve şiir yorumcusu olarak tanınmaktadır. Söğüt, sanat yolculuğuna erken yaşlarda adım atmıştır. Ortaokulu Almanya’da tamamladıktan sonra, ilkokul ve lise eğitimini Kocaeli’nin Derince ilçesinde sürdürmüştür. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi'nden Sosyal Bilimler bölümünden mezun olduktan sonra, edebiyat ve sanat alanında kendini geliştirmeye devam etmiştir.Mustafa Söğüt'ün şiirle olan bağı, lise yıllarında yazmaya başladığı şiirlerle güçlenmiş ve bu tutku, onun hayatının önemli bir parçası haline gelmiştir. Şiir yorumculuğuna ise özel bir radyoda program yaparken başlamış, bu süreçte seslendirdiği şiirlerle dinleyicilerinin gönlünde taht kurmuştur. Sanatın bir başka dalı olan tiyatroya da ilgi duyan Söğüt, Kocaeli Bölge Tiyatrosu ile Ayko Sanat Okulu'ndan aldığı eğitimlerle sahne sanatlarında da kendini geliştirmiştir. Kitapları için tıklayın
- Manisalı Hatice öğretmen bir ay çalışarak okulun eşyalarını yeniledi
Manisalı öğretmen Hatice Arslan, yeni eğitim öğretim yılı öncesi okuldaki sıra, masa ve sandalyeleri tamir ederek öğrencileri için kullanıma hazır hale getirdi. Salihli 50. Yıl Ortaokulunda müdür yardımcısı olarak görev yapan Arslan, okulun bakımı ve bazı eşyaların tamiratı için çalışma başlattı. Gereken bütçeyi, okulda kullanılamayacak durumda olan kitap ve defterlerin geri dönüşümünden elde ettiği gelirle oluşturan Aslan'ın en büyük destekçisi ise eski velilerden marangoz Necmettin Umut oldu. Okuldaki hazırlıklara bir ay önce başladıklarını belirten Arslan, yıpranan öğrenci sıralarını tamamen yenilediklerini dile getirdi. Kırılan sandalyeleri tamir ederek boyadıklarını anlatan Arslan, "Ayrıca eskiyen perdeleri de değerlendirerek masa örtüsü haline getirdik. Okulumuzda atıl durumda olan 20 civarında sıramız vardı. Birçoğunun metal kısımlarında kırılmalar olduğu için kullanılamıyordu. Kırılan bu bölümleri önce kaynak yaptırdık, ardından yeniledik ve kullanıma hazır hale getirdik. Yine yetersiz durumda olan öğretmen sandalyelerini de elden geçirdik." dedi. Arslan, öğrencileri için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceklerini söyledi.
- İsmail Özcan: Sıfırdan Zirveye Ulaşan Mühendislik Başarı Öyküsü
İsmail Özcan, genç yaşlarda başladığı mütevazı işlerle, hayallerini gerçekleştirmek için çıktığı yolda büyük başarılara imza attı. Girişimcilik azmi ve vizyonu sayesinde, Türkiye'nin savunma sanayisi ve mühendislik alanında dünya çapında bir oyuncu haline gelen Ottonom Grup'u kurdu. Özcan'ın liderliği, sadece ülkemizde değil, global arenada da tanınan projelere öncülük etti. Girişimcilik ve Azmin Öncüsü: İsmail Özcan İsmail Özcan, mütevazı bir başlangıçtan dünya çapında bir mühendislik devine dönüşen bir girişimcidir. Türkiye'nin savunma sanayisi ve mühendislik alanında büyük katkılarda bulunan Özcan, kariyerine genç yaşlarda garsonluk ve komilik yaparak başladı. Ancak azmi, kararlılığı ve girişimcilik ruhu sayesinde, kısa sürede büyük başarılara imza atan bir isim haline geldi. Ottonom Grup'un Kuruluşu ve Yükselişi 2013 yılında İsmail Özcan tarafından kurulan Ottonom Grup, bugün 260 mühendis istihdam eden bir teknoloji devi haline gelmiştir. Firma, otomotiv, havacılık, savunma sanayi ve beyaz eşya gibi birçok sektöre mühendislik çözümleri sunmaktadır. Ottonom, milli projelerden olan Kaan muharip uçağı, Gökbey helikopteri ve Atak-2 savaş helikopteri gibi önemli projelerde yer alarak savunma sanayimize büyük katkılar sağlamıştır. Airbus ve Uluslararası Başarılar İsmail Özcan'ın liderliğindeki Ottonom, sadece Türkiye'de değil, dünya çapında da tanınmaktadır. Airbus gibi global devlere mühendislik hizmetleri sunan Ottonom, Airbus’un 2035 yılında ticari uçaklarında kullanmayı planladığı hidrojen yakıt hücrelerinin test süreçlerini de üstlenmiştir. Bu başarı, firmanın uluslararası alandaki prestijini artırmıştır. Teknoloji ve İnovasyona Yatırım Ottonom Grup, 18 farklı mühendislik branşında 4 dilde hizmet sunarak, müşterilerine geniş bir yelpazede inovatif çözümler sunmaktadır. Firma, dinamik yapısı ve alanında uzmanlaşmış mühendis ekibi ile küresel mühendislik alanına yön verme hedefi taşımaktadır. Bursa ve Almanya’daki toplam 8000 metrekarelik üretim alanı ve AR-GE ofisleriyle, yarının teknolojilerini bugünden geliştirmektedir. İsmail Özcan'ın başarı hikayesi, sıfırdan başlayarak zirveye ulaşmanın mümkün olduğunu gösteren ilham verici bir öyküdür. Garsonluktan savunma sanayisinin liderlerinden birine dönüşen Özcan, azmi ve girişimcilik ruhu ile Türkiye'nin mühendislik alanında dünya çapında bir oyuncu olmasına büyük katkılar sağlamaktadır. Ottonom Grup, bu vizyonla hareket ederek, gelecekte de teknoloji ve mühendislik alanlarında adından söz ettirmeye devam edecektir.
- Bursa'da Beş Genç Mühendisin Başarısı: Masaüstü CNC Makinelerini 32 Ülkeye İhraç Ediyorlar
Bursa'da güç birliği yaparak kurdukları firma bünyesinde masaüstü CNC makinesi imal eden 5 genç mühendis, aldıkları siparişler doğrultusunda hazırladıkları ürünleri yurt içi ve yurt dışındaki müşterilerine gönderiyor. Bursa’da beş genç mühendis, teknolojik yeniliklerle donattıkları masaüstü CNC makinelerini dünya pazarlarına sunarak önemli bir başarı elde etti. Kendi tasarladıkları kontrol kartları, elektronik ve yazılım sistemleriyle tamamen yerli bir ürün geliştiren bu ekip, ürettikleri makineleri 32 farklı ülkeye ihraç etmeyi başardı. Ürünlerinin yüksek teknolojiye sahip olması ve kullanıcı dostu ara yüzleri sayesinde hem profesyonel hem de amatör kullanıcılara hitap ediyorlar. Teknolojinin Gücüyle Geliştirilen Yenilikçi Ürünler Bu genç mühendisler, projeye CNC torna makineleri üreterek başladı. Ardından AR-GE çalışmalarını derinleştirerek makinelerinin kontrol kartları ve yazılım sistemlerini tamamen kendi tasarımlarıyla geliştirdiler. Ürettikleri CNC makineleri, oyun konsolu, cep telefonu ve bilgisayar üzerinden kontrol edilebiliyor. Bu özellikleri sayesinde makineler, hem büyük sanayi kuruluşlarının prototipleme atölyelerinde hem de küçük işletmelerde kullanım imkanı sunuyor. Küresel Pazarda Büyüyen Talep Özellikle ABD’den yoğun talep alan bu makineler, Amerika’daki bireysel kullanıcıların yüzde 80’i tarafından tercih ediliyor. Ayrıca Avrupa’da dört tasarım ödülü kazanan bu ekip, dünya çapında tanınan bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Tanıtım faaliyetlerine büyük önem veren mühendisler, ürünlerini Amerika’daki en büyük tüketici elektroniği fuarında sergiledi. İlk katılımlarında büyük ilgi gören makineler, ikinci fuarda da başarılı sonuçlar elde etti. Gelecek Hedefleri: Daha Büyük Tezgahlar ve Yeni Pazarlara Açılma Mühendisler, gelecekte lazer kesim ve büküm gibi endüstriyel uygulamalar için daha büyük tezgahlar üretmeyi planlıyor. Bu hedefleri doğrultusunda, makinelerini maddi olarak daha erişilebilir hale getirerek geniş bir kitleye hitap etmeyi amaçlıyorlar. Avrupa ve Uzak Doğu’daki fuarlara da katılmayı hedefleyen ekip, Japonya gibi yeni pazarlarda da varlık göstermek istiyor.
- Mehmet Şimşek 1 ay mühlet verdi! Vergisini ödemeyen Vergi Yüzsüzleri Listesi’ yayınlanacak
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ‘vergi yüzsüzlerini’ açıklayacaklarını duyurdu. Şimşek eylül sonuna kadar süre verdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kayıt dışılık ile mücadele, vergide adalet ve etkinliği sağlamanın yürüttükleri ekonomi programında en önemli bileşenlerden olduğuna dikkat çekti. Hükümet olarak bu doğrultuda çeşitli düzenlemeler yaptıklarını dile getiren Şimşek, “Vergide adaleti güçlendirmek için adımlar atmayı sürdürüyoruz. Vadesi geçtiği halde ödenmemiş vergi ve ceza borçları olan mükelleflerin listelerinin açıklanması yönünde talimat verdik. Her bir vergi dairesine 5 milyon lira ve üzerinde vergi borcu ve cezası bulunan mükelleflerin isimlerini kamuoyu ile paylaşacağız” ifadelerini kullandı. İKİ AYRI LİSTE AÇIKLANACAK Bakan Şimşek, konuya ilişkin usul ve esasların belirlendiği Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin yayımlanmak üzere olduğuna işaret ederek, iki ayrı liste açıklayacaklarını bildirdi. Borçlu olanlara ilişkin listelerde, 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde 30 Eylül 2024 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan vergi ve cezaların yer alacağını belirten Şimşek, açıklamanın bir diğer listesinde ise borçlu olup olmadığına bakılmaksızın haklarında vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararlarına göre vergi ve ceza hesaplanan mükelleflerden, tarhiyatları 1 Haziran 2023-31 Mayıs 2024 tarihleri arasında kesinleşenlerin ilan edileceğini kaydetti. DEPREM BÖLGESİ KAPSAM DIŞINDA Şimşek, kamuoyunda “vergi yüzsüzü” olarak bilinen bu listelerde yer almamak için halen 1 aylık süre olduğuna dikkati çekerek, “Açıklayacağımız ‘vergi yüzsüzü’ listelerinde isminin yer almasını istemeyen mükellefler için eylül sonuna kadar zaman tanıyoruz” uyarılarında bulundu. Bakan Şimşek, düzenlemeyle, Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerden etkilenen yerlerde deprem tarihi itibarıyla gelir ve kurumlar vergisi yönünden mükellefiyet kaydı bulunanların kesinleşmiş veya vadesi geçtiği halde ödenmemiş vergi ve cezalara ilişkin borçlarının açıklanmayacağını bildirdi.











