Bu sitede ara
Boş arama ile 1150 sonuç bulundu
- Küçük yaşta işçi olarak girdiği tekstil sektöründe kardeşleriyle fabrika sahibi oldu
Amasya'nın Suluova ilçesinde yaşayan 41 yaşındaki Aytaç Karabulut, küçük yaşta işçi olarak girdiği tekstil sektöründe şimdi ihracat yapan 2 fabrikanın sahibi oldu. İstanbul'da liseden mezun olduktan sonra iki ağabey ve iki kardeşiyle 5 yıl bir tekstil fabrikasında çalışan Karabulut, kardeşleriyle kendi işlerini kurmaya karar verdi. Eşlerinin altınlarını ve babasının aracını satan Karabulut ve kardeşleri, 2006 yılında İstanbul'da atölye kurarak giyim sektöründe üretime başladı. Karabulut ve 4 kardeşi, işlerini büyüterek 2011 yılında Amasya Suluova Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) bir fabrika kurdu. Daha sonra yine Suluova OSB'de ikinci fabrikayı açan Karabulut ve kardeşleri, bugün yaklaşık 600 kişiye istihdam sağladıkları fabrikalarında başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Evli ve bir çocuk babası Karabulut, her zaman hayalinde bir iş yeri açmak olduğunu söyledi. İstanbul'da liseden mezun olduktan sonra iki ağabey ve iki kardeşiyle 5 yıl bir tekstil fabrikasında çalışan Karabulut, kardeşleriyle kendi işlerini kurmaya karar verdi. Eşlerinin altınlarını ve babasının aracını satan Karabulut ve kardeşleri, 2006 yılında İstanbul'da atölye kurarak giyim sektöründe üretime başladı. Karabulut ve 4 kardeşi, işlerini büyüterek 2011 yılında Amasya Suluova Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) bir fabrika kurdu. Daha sonra yine Suluova OSB'de ikinci fabrikayı açan Karabulut ve kardeşleri, bugün yaklaşık 600 kişiye istihdam sağladıkları fabrikalarında başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Evli ve bir çocuk babası Karabulut,her zaman hayalinde bir iş yeri açmak olduğunu söyledi.
- Resimle hayata tutunan genç, eğitim aldığı kursta öğretmen oldu
Gaziantep'te 6 kez beyin ameliyatı geçiren, 6 ay komada kalan ve görme kaybı yaşayan gencin hayatı, annesinin yönlendirmesiyle başladığı resim kursuyla değişti. 30 yaşındaki Ayhan Ay'a, 12 yıl önce, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle yaptırdığı kontrollerde beyinde su birikmesi (hidrosefali hastalığı) teşhisi konuldu. Birçok hastaneye ve doktora giden Ay, 2 yılda 6 kez beyin ameliyatı geçirdi, 6 ay komada kaldı. Yaklaşık 2 yıl yaşadığı görme kaybı nedeniyle "kitap dahi okuma, gözlerini yorma" uyarılarına rağmen annesinin tavsiyesiyle Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (GASMEK) bünyesindeki resim kursuna başladı. GASMEK'le hayata tutunan Ay, diğer kurslara da giderek kendisini geliştirdi ve öğretmenlerinin tavsiyesiyle güzel sanatlar fakültesi hazırlık kurslarına üniversiteye hazırlandı. İlk denemede başarılı olamayan Ay, pes etmeyerek hazırlandığı ikinci yılında Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesini kazandı. Kurstaki öğretmenleriyle iletişimini koparmayan Ay, üniversiteyi dereceyle bitirdi. Ay, öğretmenlerinin de tavsiyesiyle başladığı GASMEK'te, yeni ressamlar yetiştiriyor. Zorlu hastalık sürecinin ve eğitim hayatının ardından GASMEK'te usta öğretici olarak göreve başladığını anımsatan Ay, "Hastalıktan, o sıkıntılı günlerden biraz daha sıyrılıp daha mutlu daha huzurlu bir döneme girdim." dedi. GASMEK'in kendisinin ikinci ailesi olduğunu belirten Ay, "Hayatımın en güzel yılları hastanede geçti. Ben artık umudumu kaybetmiştim. Gözlerimi kaybettim, sürekli beyin ameliyatı oldum, en son komaya girmiştim. Hastane koridorlarından sanat koridorlarına, sonra akademiye geçmek zor bir süreçti ama bu zorluğu başardım. İnsan istekli, azimli olursa yapabilir." diye konuştu. Ay, GASMEK'te yaşadıkları tecrübeleri, gençlere aktararak azimli gençler yetiştirmeyi istediğini vurguladı. "Öğrencimdi şimdi aynı atölyeyi paylaşıyoruz" Resim öğretmeni Neslihan Arıcı da birçok öğrenciyi sanatla buluşturduklarını belirterek, şunları anlattı: "Bunlardan biri de Ayhan, çok azimli, çalışkan ve derslerine düzenli gelen bir öğrenciydi. Onu azmine, yeteneğine istinaden sınava hazırladım. Birlikte güzel bir süreç geçirdik ve kazandı. Üniversite eğitimi tamamladıktan sonra bu süreçte irtibatımız kopmadı. Sonra GASMEK'e eğitici olarak aldık. Atölyemizi beraber kullanıyoruz. Bir öğrenciyi yetiştirip, emek verip başarılı olduğunu görüp meslektaş olmak bir öğretmen için gurur verici. Bu gururu da sürekli yaşıyoruz, GASMEK'ler bunun için var."
- Heba Alwazzan - Kozmetik Dünyasında yeni bir marka Yükseliyor
Heba Alwazzan, hem @najd.nyc ile güzellik dünyasında hem de Birleşmiş Milletler de yönetici olarak başarıya ulaşmış çok yönlü bir lider! Altı ay önce New York'ta kurduğu kozmetik markası Najd NYC, doğal ve lüks ürünlerle kısa sürede global bir marka haline geldi. Şimdi, New York, Miami, Dubai, Bodrum ve İstanbul’da güzellik tutkunlarına ulaşıyor. Heba Alwazzan, hem güzellik dünyasında hem de diplomasi alanında dikkat çeken bir isim. Altı ay önce New York'ta kurduğu Najd NYC adlı kozmetik markası, kısa sürede global bir başarıya imza attı. Doğal içeriklere odaklanan ve zararlı kimyasallardan kaçınan Najd NYC, New York’tan Miami, Dubai, Bodrum ve İstanbul’a kadar geniş bir müşteri kitlesine ulaşıyor. Ancak Heba’nın başarısı yalnızca kozmetik markasıyla sınırlı değil. Birleşmiş Milletler de yönetici olarak görev yapan Heba Alwazzan, burada da liderlik becerilerini ve stratejik vizyonunu ortaya koyuyor. Diplomasi ve iş dünyasında edindiği deneyimlerle, hem profesyonel kariyerinde hem de kişisel girişimlerinde büyük bir etki yaratıyor.
- YKS'ye birlikte hazırlanan iki arkadaş, dereceyle aynı tıp fakültesini kazandı
Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) hazırlanırken birbirlerine destek olan Sevgi Kırmızıbekmez ile Zehranur Döğenci, çabalarının karşılığını, ortak hedefleri olan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni kazanarak aldı. Kabataş Erkek Lisesi'nde 5 yıl birlikte okuyan Kırmızıbekmez ve Döğenci, birlikte YKS'ye daha iyi hazırlanabileceklerini düşünerek, İstanbul'da ailelerinden ayrı eve çıkmayı kararlaştırdı. Bu konuda ailelerinin onayı ve desteğini de alarak daire kiralayan iki arkadaş, yoğun bir çalışma programı uyguladı. Sınava hazırlanma sürecinde birbirlerine destek olan iki öğrenci, bu çalışma temposu sonucunda YKS'de dereceye girmeyi başardı. Sevgi Kırmızıbekmez, yabancı dil testi Almanca birincisi ve sayısal 2 bin 61'incisi, Zehranur Döğenci ise sayısal 2 bin 572'ncisi olarak, hayallerini süsleyen İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazandı. Kırmızıbekmez ve Döğenci, ortak bir hayali gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. İki arkadaş, Kabataş Erkek Lisesi'ndeki eğitimlerinin yanı sıra aynı evde birlikte hazırladıkları çalışma planı ve karşılıklı motivasyonun başarılarında büyük rol oynadığını vurguladı. "Birbirimizden görerek motive oluyorduk" Sevgi Kırmızıbekmez, bireysel bir süreç olarak görünmesine rağmen YKS'yi ortak çalışma temposuyla kazandıklarını dile getirdi. Kırmızıbekmez, "Canımız sıkıldığında birbirimize destek olduk, güç verdik. Birlikte güzel bir süreç geçirdik. Şimdi de aynı okula, Cerrahpaşa Tıp Fakültesine gidiyoruz." dedi. Kazandıkları fakültenin ortak hedefleri olduğunu vurgulayan Kırmızıbekmez, şunları kaydetti: Okuldan ya da dershaneden yorgun geldiğimizde ister istemez yatmak ya da oturmak istiyorduk. Ama birimiz birden çantasındakileri çıkarıp çalışmaya başlayınca, işte o zaman diğerimiz 'Ben de çalışmalıyım.' diyordu. Birbirimize karşı öyle rakip gibi hisler beslemiyorduk, böyle birbirimizden görerek motive oluyorduk. 'Aynı okula gitsek ne güzel olurdu.' gibi hayallerimiz vardı ama bunu çok da dillendirmiyorduk. Oldu ve şu anda çok mutluyuz. 5 yıldır birlikteyiz, şimdi bir 6 yıl daha beraberiz. Ömür boyu bir arkadaşlık edindik." "Her YKS öğrencisine arkadaşından destek almayı önerebilirim" Zehranur Döğenci ise hedefledikleri fakülteye gidecekleri için çok mutlu olduklarını belirterek, "Biz zaten yolun başında, 'Beraber tıp için hazırlanacağız.' diye başladık. Cerrahpaşa'yı kazanmamız, alabileceğimiz en güzel haberdi." ifadesini kullandı. Ayrılmaz bir ikili olduklarını kaydeden Döğenci, 5 yılın üstüne 6 yıl daha birlikte eğitim alacakları için çok mutlu olduklarını dile getirdi. Ailelerinin de sınav sürecindeki desteklerine dikkati çeken Döğenci, şöyle devam etti: "Ailelerimiz olmasa zaten bizim arkadaşlık ilişkimiz bu kadar ileriye gidemezdi. Onlar sayesinde bir eve çıkabildik. Onların maddi, manevi desteği sayesinde bu süreci götürebildik. İyi ki bize güvendiler ve bir arada kalmamıza izin verdiler. Onlara ne kadar teşekkür etsek azdır. Biz beraber hazırlanarak çok büyük bir psikolojik yükten kurtulduk. Birbirimize verdiğimiz destek, bize kimsenin veremeyeceği bir destekti. Çünkü biz birbirimizi çok iyi anlıyorduk. Her YKS öğrencisine arkadaşından destek almayı önerebilirim çünkü gerçekten çok şey fark ediyor."
- İhracatta Yeni Rekor
Türkiye, hizmet ihracatı artışında G20 ülkeleri arasında birinci oldu! Ticaret Bakanlığı Türkiye’nin, bir önceki çeyreğe göre hizmet ihracatı artışında G20 ülkeleri arasında birinci olduğunu açıkladı Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe oranla hizmet ihracatı artışında G20 ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) 2024 Yılı İkinci Çeyrek Uluslararası Ticaret İstatistikleri Raporu’nun yayımlandığı hatırlatıldı. HİZMET SEKTÖRÜ DIŞ TİCARET DENGESİNDE POZİTİF YÖNLÜ KATKI SAĞLIYOR Hizmetler sektörünün, ihracat büyüklüğü, dış ticaret dengesinde verdiği fazlanın cari dengeye sağladığı pozitif yönlü kritik katkı, yüksek katma değerli üretim ve yarattığı istihdamla ülke ekonomisinde önemli bir yer tuttuğu ifade edilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı: “Ülkemiz; Cumhuriyet’imizin 100. yılında 101,7 milyar dolar hizmet ihracatıyla, dünya hizmet ihracatından yüzde 1,29 pay alarak 22. sıraya yükselmiştir. 110 milyar dolar hizmet ihracatı hedefi belirlediğimiz 2024 yılının ilk 6 ayında ise hizmet ihracatımızın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5 oranında artarak 47,2 milyar dolara ulaştığı, hizmet ithalatımızın ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,8 artışla 23,1 milyar olarak gerçekleştiği görülmektedir. Böylece hizmetler ticaretinde ortalama yüzde 50 düzeyinde ticaret fazlası elde ediyoruz.” TÜRKİYE İKİNCİ ÇEYREKTE HİZMET İTHALATI EN FAZLA AZALAN ÜLKE OLDU OECD’nin raporuna göre, G20 ülkeleri mal ihracatı artış hızının 2024 yılı ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe göre sabit kaldığı, hizmet ihracatının, mal ihracatının aksine aynı dönemde büyümeye devam ettiği bildirilen açıklamada, “Türkiye, G20 ülkeleri içerisinde 2024 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe oranla hizmet ihracatı artış oranında ilk sırada yer alırken, söz konusu ülkeler içerisinde hizmet ithalatı artış oranının en fazla düştüğü ülke konumunda yer almaktadır.” bilgisi paylaşıldı. Geçen yılın ikinci çeyreğinde G20 ülkelerinin hizmet ihracatında bir önceki döneme göre yüzde 1,9 artış yaşanırken, ülkenin hizmet ihracatının yüzde 4,7 arttığı vurgulanan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Aynı dönemde G20 ülkelerinin hizmet ithalatında yüzde 1,1 artış yaşanırken, ülkemizin hizmet ithalatında yüzde 3 daralma gerçekleşmiştir (mevsimsellikten arındırılmış veri). Bu itibarla, G20 ülkeleri arasında 2024 yılı ikinci çeyreğinde hizmet ihracatı artışında birinci sıraya yerleşen ülkemiz, aynı zamanda, söz konusu dönemde hizmet ithalatı en fazla azalan ülke olmuştur.” “HİZMET SEKTÖRÜNÜ DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Hizmet sektörünün dünya hizmet ticaretindeki yerini sağlamlaştırdığı ve potansiyelini bir kez daha gösterdiği belirtilen açıklamada, sektörün ülkenin cari dengesine pozitif katkısının giderek arttığına işaret edildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Ticaret Bakanlığı olarak, hizmet ihracatına yönelik hedeflerimizi gerçekleştirmek ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren firmaları küresel markalar haline getirmek için hizmet sektörlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Bu kapsamda, Ticaret Bakanlığı tarafından 2023 yılında hizmet ihracatçılarına yönelik 2,5 milyar lira olan destek bütçemiz, 2024 yılında 5,1 milyar liraya çıkarılmış ve bu yıl ağustos ayı itibarıyla 3,9 milyar lira destek ödemesi hizmet ihracatçılarımızın istifadelerine sunulmuştur.” HİZMET İHRACATI NEDİR? Hizmet ihracatı, bir ülkede yazılım ya da danışmanlık gibi hizmet sektörünün kapsamına giren alanlardan birinde faaliyet gösteren şirketlerin diğer ülkelerdeki şirketlere ya da kişilere verdikleri hizmet karşılığı ödeme alması olarak tanımlanabilir.
- Güzellik ve Saç Tasarımı Alanında Öncü İsimlerden: Gülden Tekin
İstanbul Zeytinburnu’nda, güzellik dünyasında adını hızla duyuran profesyonel güzellik merkezi Gülden Tekin, kişiye özel saç ve makyaj hizmetleriyle dikkat çekiyor. Gülden Tekin, deneyimi ve uzmanlığıyla sadece özel günlerinizde değil, günlük bakım ihtiyaçlarınızda da size mükemmel sonuçlar sunmayı vaat ediyor. İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan profesyonel güzellik merkezi Gülden Tekin, güzellik ve saç tasarımı alanında uluslararası alanda büyük bir başarı yakaladı. Kişiye özel saç ve makyaj hizmetleriyle dikkat çeken Gülden Tekin, İstanbul’daki merkezinde sunduğu yenilikçi ve özgün hizmetlerle adından söz ettiriyor. Gülden Tekin, güzellik sektöründeki derin deneyimiyle müşterilerine sunduğu hizmetlerde kalite ve yeniliğin öncüsü olmayı hedefliyor. Özellikle gelin saçı ve makyajı, saç renklendirme ve özel uygulamalar konusundaki uzmanlığıyla sektörde sağlam bir yer edinmiş durumda. Kendi tasarımlarıyla öne çıkan Gülden Tekin, her müşterisine kişiye özel çözümler sunarak geniş bir memnuniyet kitlesi oluşturmuş durumda. Gülden Tekin’in son başarısı, profesyonel güzellik alanında aldığı uluslararası ödüllerle taçlandırıldı. Bu ödüller, Gülden Tekin’in işine duyduğu tutku ve kaliteye verdiği önemin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İstanbul’daki başarısı ve kazandığı prestijli ödüller, sadece kişisel başarısını değil, Gülden Tekin markasının da uluslararası arenada tanınırlığını artırmış durumda. Gülden Tekin, gelecekte de sektördeki öncü konumunu koruyarak başarılarını sürdüreceğe işaret ediyor. Yenilikçi ve özgün yaklaşımıyla müşterilerinin güvenini kazanan Gülden Tekin, markasını uluslararası alanda daha da büyüterek güzellik ve saç tasarımı sektöründe adından sıkça söz ettirecek gibi görünüyor. İstanbul Zeytinburnu’nda yer alan profesyonel güzellik merkezi Gülden Tekin, güzellik ve saç tasarımı alanında adından sıkça söz ettiriyor. Kişiye özel saç ve makyaj hizmetleri ile dikkat çeken Gülden Tekin, hem günlük hem de özel günlerde mükemmel sonuçlar sunarak müşterilerinin memnuniyetini kazanıyor. Gülden Tekin, geniş bir hizmet yelpazesi sunarak, her müşteri için özelleştirilmiş çözümler sunuyor. Saç ve makyaj dünyasında önemli bir isim haline gelen Tekin, aşağıdaki hizmetlerle sektördeki öncülüğünü sürdürüyor: Kişiye Özel Saç ve Makyaj: Her bireyin kendine özgü tarzını yansıtan saç ve makyaj uygulamaları. Gelin Saçı ve Gelin Başı: Düğün gününüzde hayalinizdeki gelin saçı ve başı tasarımlarıyla en özel anlarınızı unutulmaz kılma. Balyaj, Ombre, Sombre: Modern saç renkleri ve görünümü için balyaj, ombre ve sombre teknikleri. Mikro Kaynak: Saçınıza doğal ve hacimli bir görünüm kazandıran mikro kaynak uygulamaları. İpek Kirpik: Gözlerinizi daha belirgin ve etkileyici kılacak ipek kirpik uygulamaları. Kalıcı Oje: Ellerinizde uzun süre taze ve şık bir görünüm elde etmek için kalıcı oje uygulamaları. Gülden Tekin, güzellik merkezinde sağladığı yüksek kaliteli hizmetlerle sektördeki rekabeti artırıyor. İstanbul’da güzellik ve saç tasarımı konusunda profesyonel bir dokunuş arayanlar için ideal bir tercih olarak öne çıkıyor. İletişim Bilgileri: Konum: İstanbul/Zeytinburnu/Balkan Randevu ve Detaylar için Whatsapp üzerinden iletişime geçebilirsiniz: 0 545 319 5593 Gülden Tekin ile güzelliğinizi bir adım öteye taşıyın ve kendinizi özel hissetmenin tadını çıkarın.
- 15 milyon dolar yatırım aldı
Sipay, global yatırım şirketlerinin ve melek yatırımcıların katıldığı ilk yatırım turunda 15 milyon dolarlık yatırım aldı Fintek şirketi Sipay, ilk yatırım turunu tamamladığını bildirdi. Firmadan yapılan açıklamaya göre Anfa VC’nin liderlik ettiği yatırım turunda Sipay 15 milyon dolar yatırım aldı. Yatırım turuna Citrus Pay ve Jupiter’den Jitendra Gupta, Pine Labs’ten Amrish Rau, CRED’den Kunal Shah, Khatabook’tan Ravish Naresh ve Pareto Holdings’ten Edward Lando gibi isimler katıldı. Sipay; aldığı yatırımı ürün gamını genişletmede, inovatif çözümler geliştirmede, yeni pazarlara açılmada ve global gücünü daha da artırmada kullanacağını iletti. Yılı 300 milyon dolar gelir ile kapatmayı hedeflediğini açıkladı. "YENİ PAZARLARA AÇILACAĞIZ" Sipay Kurucusu ve Global CEO'su Nezih Sipahioğlu, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “İhtiyaç ve beklentilerin hızla değiştiği dijital çağda, fintek trendlerinin öncüsü olmayı ve kullanıcılarımıza en yenilikçi çözümlerle hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Aldığımız bu yatırım da ekibimizin disiplinli çalışmasının ve özverisinin bir kanıtıdır. Bu finansmanla yapay zekâ, hiper kişiselleştirme, gömülü finans, blockchain ve sanal gerçeklik üzerine çalışmalarımızı hızlandırırken aynı zamanda yeni pazarlara da açılacağız. Tek platform üzerinden geniş ürün ve hizmet yelpazesi sunan kapsamlı bir finansal pazar yerini hayata geçirerek, kullanıcılarımızın ticari ve kişisel finansal ihtiyaçları için en uygun çözümleri seçebilmelerine olanak sağlayacağız."
- SİHA ve TİHA İhracatında Büyük Başarı: Bayraktar Kardeşlere Vergi Şampiyonluğu
Baykar'ın Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve Genel Müdürü Haluk Bayraktar, son üç yılda Türkiye’nin en çok vergi ödeyen isimleri olarak dikkat çekiyor. 2021-2023 yılları arasında savunma sanayisinde gösterdikleri başarı, onları vergi rekortmeni yaptı. Vergi Ödeme Rekorları Kırıldı. 2021 yılında Selçuk Bayraktar 153 milyon lira, Haluk Bayraktar ise 143 milyon lira vergi öderken, 2022 yılında bu rakamlar sırasıyla 564 milyon lira ve 319 milyon lira oldu. 2023 yılına gelindiğinde ise Selçuk Bayraktar 1 milyar 952 milyon 680 bin lira, Haluk Bayraktar ise 1 milyar 683 milyon 198 bin lira vergi ödedi. Bu verilere göre, Bayraktar kardeşlerin ödediği toplam vergi 3 milyar 635 milyon lirayı geçti ve bu miktar, üç yıl içinde 12 kat artış gösterdi. Baykar’ın İhracat Başarısı ve Sektördeki Liderliği Baykar, savunma ve havacılık sektöründe lider bir ihracatçı olarak öne çıkıyor. 2023 yılında elde ettiği gelirin %90’ını ihracat yoluyla sağladı. 2022 yılında 1,2 milyar dolar olan ihracat gelirini, 2023’te %50 artırarak 1,8 milyar dolara yükseltti. Böylece Baykar, tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girmeyi başardı. Savunma ve havacılık sektöründe 2021, 2022 ve 2023 yıllarında ihracat lideri olan Baykar, geçen yıl sektördeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına gerçekleştirdi. Baykar'ın Büyüme Stratejisi ve AR-GE Yatırımları Firma, Ağustos 2024 itibarıyla Bayraktar TB2 SİHA için 33, Bayraktar AKINCI TİHA için 10 olmak üzere 3 kıtada 34 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. Tüm yatırımlarını ve AR-GE çalışmalarını kendi öz kaynakları ile finanse eden Baykar, büyüme stratejisi doğrultusunda insan kaynağına da önemli yatırımlar yapıyor. Aralık 2023’te 4 bin 200 olan çalışan sayısı, Ağustos 2024’te yaklaşık %17 artışla 4 bin 900'e ulaştı. Baykar, bugüne kadar devletten teşvik ya da hibe almadığını ve banka kredisi dahi kullanmadığını belirtti. Tüm gelirlerini AR-GE ve üretim faaliyetlerine yatırarak büyümeye devam ediyor. Türk Savunma Sanayisinin Küresel Etkisi Baykar’ın ürünleri, Bayraktar TB2 SİHA ve Bayraktar AKINCI TİHA, sadece Asya ve Afrika ülkelerinde değil, aynı zamanda Avrupa Birliği ve NATO üyesi ülkelerde de tercih ediliyor. Bu başarılar, Türk savunma sanayisinin dünya çapında dikkat çekmesine ve etkileyici bir yükseliş göstermesine neden oluyor.
- Okula kazandırdığı öğrencisinin üniversite mutluluğunu paylaşmak için Muğla'dan Muş'a geldi
Muş'ta ailesini ikna ederek okula kazandırdığı Neşe Balkaya'nın hayalini kurduğu havacılık ve uzay mühendisliği bölümüne yerleştiğini öğrenen sınıf öğretmeni Tuğba Harmankaya, görev yaptığı Muğla'dan kente gelerek öğrencisinin mutluluğuna ortak oldu. Merkeze bağlı Suboyu köyünde yaşayan 18 yaşındaki Neşe Balkaya, ilkokulu bitirdikten sonra eğitimine devam edemedi. Mezun ettiği öğrencisinin ailesiyle görüşüp ikna ederek yeniden okula gitmesini sağlayan Harmankaya, 3 yıl önce Muğla'nın Milas ilçesine atanmasına rağmen Balkaya'nın derslerindeki durumunu takip etmeyi sürdürdü. Öğretmeninin çabasını boşa çıkarmayarak ortaokul ve liseyi başarıyla tamamlayan Balkaya, bu yıl Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın ardından Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü'ne yerleşti. İstediği bölüme yerleşen Balkaya'nın mutluluğuna ortak olmak için Milas'tan Muş'un Suboyu köyüne gelen Harmankaya, öğrencisini tebrik etti, annesi ve yakınlarıyla da bir araya geldi. Sınıf öğretmeni Harmankaya, 2013'te Muş'un Suboyu Köyü İlkokulu'na atandığını söyledi. Neşe Balkaya'nın ilkokul öğretmeni olduğunu belirten Harmankaya, "Neşe'nin ilkokulu bitirdikten sonra ortaokulu okuması konusunda bazı sıkıntılar yaşadığını duydum ve ailesiyle iletişime geçtim. Neşe'nin babası ve annesiyle görüştüm. Onlara kız çocuklarının okumasının önemini anlattım. Onlar da tüm samimiyetleriyle kendi evlerinden birisi gibi beni kucakladılar. Neşe ile ortaokul ve lise süreçlerinde de ilgilenebilme fırsatım oldu. Eğitim sürecini başarıyla tamamladı." diye konuştu. "Sonucu görünce gözyaşlarına boğuldum" Öğrencisinin kendisi ve ailesi için bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Harmankaya, Neşe'ye "İstediğin bölümü kazanacağına bana söz ver, ben de sana söz veriyorum, senin için Muş'a geleceğim." dediğini anlattı. Muş'tan 3 yıl önce görevi nedeniyle ayrıldığını dile getiren Harmankaya, şöyle devam etti: "Görev yaptığım Milas ilçesinden Neşe için buraya geldim. Böylece birbirimize verdiğimiz sözleri de tuttuk. Yıllar sonra çok mutlu bir buluşma oldu. 3 yıl önce Muş'tan Muğla'nın Milas ilçesine atandım. Fakat aramızdaki bağ hiç kopmadı. Neşe ve ailesiyle iletişime devam ettik. Tercihleri yaptıktan sonra sonuçların açıklanmasını heyecanla bekledik. Neşe ile telefonda konuştuğumda sisteme giremediğini söyledi. Sonuç sayfasına ben girdim, Havacılık ve Uzay Mühendisliği'ni kazanmıştı. Sonucu görünce inanılmaz mutlu oldum ve gözyaşlarına boğuldum. 15 yıllık bir öğretmen olarak verdiğimiz emeğin bu şekilde topluma faydalı olması beni inanılmaz gururlandırdı." Öğretmenlik hayatı boyunca kız çocuklarının okula kazandırılmasıyla ilgili birçok projede yer aldığını kaydeden Harmankaya, "Neşe'ye teşekkür ediyorum. Onun için 1650 kilometre öteden çıkıp geldim. Umarım kimsenin emekleri boşa çıkmaz." dedi. "Benim için ailemin ve Tuğba hocanın desteği çok önemliydi" Neşe Balkaya ise ilkokulu köyünde tamamladığını ve ortaokula geçiş sürecinde bazı sıkıntılar yaşadığını belirtti. Öğretmeninin ailesiyle görüşüp ikna etmesiyle tekrar okula başladığını anlatan Balkaya, şunları kaydetti: "Ailem daha sonra bana çok destek oldu. Ailemin sayesinde istediğim bölümü kazandım. Astronomiye ilgim vardı. Tercih dönemlerinde astronomi üzerinde durdum. Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü'ne yerleştim. Benim için ailemin ve Tuğba hocanın desteği çok önemliydi. Sonucu öğrendikten sonra Tuğba hocam benim için köye geldi. Bu bizi çok kıymetli hissettirdi. Ailece çok mutlu olduk. Tuğba hoca ilkokul öğretmenim ama bana her zaman bir abla gibi oldu. Hiç iletişimimizi kesmedik. Tercihlerimi de birlikte yaptık. Sonuçlar açıklandığında ikimiz de hem sevindik hem de duygulandık." Kızım gurur kaynağımız oldu" Anne Filiz Balkaya da kızının Tuğba öğretmenin girişimleri sonucu okuduğunu bildirerek, "Allah Tuğba hocadan razı olsun. Evimizin kızı gibi oldu. Kızlar okusunlar, ayaklarının üstünde durabilsinler. Kızım gurur kaynağımız oldu. Tuğba hocanın yardımıyla okudu. Diğer kızımı da okutacağım." dedi.
- İki Genç Mühendis, Yerli ve Milli Taşınabilir Şarj İstasyonu Geliştirdi
Edirne’de iki genç mühendis, tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirdikleri taşınabilir şarj istasyonu ile dikkatleri üzerine çekiyor. Yenilikçi ve çevre dostu bu teknoloji, özellikle elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte büyük bir ihtiyaç haline gelen şarj altyapısına önemli bir katkı sağlamayı hedefliyor. Geliştirilen taşınabilir şarj istasyonu, kolay taşınabilir yapısı ve yüksek performanslı şarj kapasitesi ile hem bireysel kullanıcılara hem de ticari işletmelere hitap ediyor. İki mühendis, projelerini geliştirirken yerli üretim malzemeleri tercih etti ve Türkiye’nin teknolojik gelişimine katkıda bulunmayı amaçladı. Ürün, kısa sürede yerli otomotiv firmalarının ve büyük teknoloji şirketlerinin dikkatini çekti. Mühendisler, geliştirdikleri bu yenilikçi ürünün özellikle elektrikli araç kullanıcılarının şarj problemlerini büyük ölçüde çözeceğine inanıyor. Şarj istasyonu, aynı zamanda doğa dostu bir yapıya sahip olması nedeniyle çevreye zarar vermeden enerji ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. İki genç girişimcinin bu başarısı, Türkiye’nin teknolojik alandaki potansiyelini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gelecek planları arasında ürünün seri üretime geçmesi ve ihracat yoluyla uluslararası pazarda da yer alması bulunuyor. Bu yenilikçi şarj istasyonu, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde elektrikli araç kullanımının artmasıyla birlikte büyük bir fırsat sunuyor. Geliştiriciler, yerli üretim ve milli teknoloji hamlesiyle ülkemizin global arenada söz sahibi olmasına katkıda bulunmayı hedefliyor. Edirne’de Geliştirilen Yerli ve Milli Taşınabilir Şarj İstasyonu: “Ülkemiz için Yeni Ürünler Üretmeliyiz” Edirne’de iki genç mühendis, tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirdikleri taşınabilir şarj istasyonu ile büyük bir başarıya imza attı. Makine mühendisi Berk Ciravoğlu, projeyi hayata geçirirken kullanıcıların ihtiyaçlarını ön planda tuttuklarını belirtti. Ciravoğlu, “Kullanıcıların hayatını kolaylaştırabilecek bir şarj istasyonu ürettik. İnsanlar evinde, iş yerinde, ofislerinde, yazlıklarında diledikleri yerde araçlarını güvenle şarj edebilecekler. Şarj istasyonu açığını fark ederek bu yola çıktık. İnsanların araçları var, fakat şarj istasyonu bulmakta zorlanıyorlar. Bu nedenle, neden kendi şarj istasyonlarını yanlarında taşıyamayacaklarını düşündük. Ayrıca, ürünümüz güneş paneli destekli olarak da çalışabilmekte,” dedi. Ciravoğlu, projelerini sıfırdan, sadece bir kağıt ve kalemle başladıklarını vurguladı. “Ülkemizin adını duyurmak ve dışa bağımlılığı azaltmak istiyoruz. Şu anda yüzde yüz güvenilir, testlerden geçmiş ve global pazarda yer alacak bir ürün geliştirdik. Fiyatımız 650 dolar civarında, bu da emsallerinden neredeyse yüzde elli daha düşük. Ürünümüz sadece iki buçuk kilo ağırlığında, daha da hafifletmeyi hedefliyoruz. ARGE çalışmalarımız devam ediyor ve teknolojiyi yakından takip ediyoruz. Ülkemiz için yeni ürünler üretmemiz gerekiyor. Herkes elini taşın altına koymalı,” şeklinde konuştu. Proje, sadece elektrikli araç sürücüleri için değil, aynı zamanda elektrikli scooter ve bisiklet kullanıcıları için de büyük bir kolaylık sağlıyor. Araç sürücüsü Cihan Arda Turut, “Bu proje sayesinde elektrikli aracımı rahatlıkla şarj edebiliyorum. Bu imkan, teknoparkta çalışan birçok mühendis arkadaşımıza da sunulmuş oldu,” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Edirne’de geliştirilen bu yenilikçi şarj istasyonu, Türkiye’nin teknolojik gücünü bir kez daha kanıtlıyor ve uluslararası pazarda yer almayı hedefliyor. Bu girişim, ülkemizin adını global arenada duyurmak adına önemli bir adım olarak görülüyor.
- Nvidia Dünya’nın en değerli şirketi oldu! Peki ama nasıl ?
Dünyanın en değerli şirketi olan Nvidia, Microsoft’u ve Apple’ı nasıl geride bıraktı? Nvidia çipleri neden bu kadar önemli? Son yıllarda, teknoloji dünyasında yaşanan gelişmeler ve dijital dönüşüm, bu sürecin en büyük oyuncularından biri olan NVIDIA’nın önemini artırdı. 1993 yılında kurulan NVIDIA, başlangıçta grafik işlemcileri (GPU) üretmek amacıyla yola çıkmış olsa da, günümüzde yapay zeka, veri analitiği ve oyun endüstrisi gibi birçok alanda öncü konumda. NVIDIA NELER ÜRETİYOR? NVIDIA’nın başarısının arkasındaki en önemli faktör, yenilikçi teknolojilere öncülük etmesi. Şirket, özellikle GPU’ların yanı sıra, yapay zeka ve derin öğrenme uygulamaları için özel olarak tasarlanmış donanımlar geliştirmekte. Bu sayede, büyük veri kümeleriyle çalışan şirketler ve araştırmacılar için vazgeçilmez bir araç haline geldi. Örneğin, NVIDIA’nın CUDA platformu, geliştiricilerin paralel hesaplama yapmasına olanak tanırken, bu da veri işleme hızını önemli ölçüde artırıyor. OYUN SEKTÖRÜNDEKİ ÖNEMİ NVIDIA’nın bir diğer başarısı ise oyun endüstrisinde sağladığı yenilikler. RTX teknolojisi ile hem grafik kalitesini artıran hem de oyunculara gerçek zamanlı ışın izleme imkanı sunan NVIDIA, oyuncuların favorisi haline geldi. Oyunlarla birlikte geliştiricilere sunulan bu teknolojiler, oyun deneyimini üst seviyeye taşıyarak markanın pazar payını büyük ölçüde artırdı. OTONOM SÜRÜŞ TEKNOLOJİSİ Ayrıca, otomotiv sektöründe de önemli bir atılım gerçekleştiren NVIDIA, otonom sürüş teknolojileri üzerinde çalışarak geleceğin ulaşım sistemlerine katkıda bulunuyor. Bu alandaki yatırımları sayesinde, kendisini sadece bir çip üreticisi olmanın ötesine taşıyarak, mobilite çözümleri sunan bir lider konumuna yükseldi. DÜNYANIN EN DEĞERLİ ŞİRKETİ NVIDIA, son yıllarda teknoloji borsasında önemli bir oyuncu olarak öne çıkmıştır. Grafik işleme birimleri (GPU) alanında lider konumda olan şirket, yapay zeka ve oyun sektörlerindeki yenilikçi ürünleri sayesinde büyüme ivmesini sürdürüyor. Özellikle, yapay zeka ve makine öğrenimi uygulamalarındaki talebin artması, NVIDIA’nın hisselerinde büyük bir yükselişe yol açtı. 2023 yılı itibarıyla, NVIDIA’nın piyasa değeri, teknoloji hisseleri arasında en yükseklerden biri olarak dikkat çekiyor. Şirketin çeyrek dönem finansal raporları, beklenenden daha yüksek gelir ve kar rakamları açıklayarak yatırımcıların gözdesi oldu. Ayrıca, yeni ürünlerle ilgili yapılan duyurular ve stratejik ortaklıklar, borsa performansını daha da güçlendirmekte. Analistler, NVIDIA’nın borsadaki pozisyonunun gelecekteki yapay zeka patlaması ile daha da güçleneceğini öngörüyor. Ancak, rekabetin artması ve piyasa dalgalanmaları gibi faktörler yatırımcılar için dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor. Genel olarak NVIDIA, teknoloji borsasında önemli bir konumda kalmaya devam ediyor ve yatırımcıların ilgisini çekmeye sürdürüyor. Nvidia hisseleri 27 Ağustos 2024 tarihi itibariyle NASDAQ’ta 127,50 dolardan işlem görüyor.
- EuPC Yönetim Kurulu’na ilk kez Türkiye’den bir isim seçildi.
Avrupa Plastik Sektöründe Türk Başarısı. Avrupa plastik pazarını yöneten EuPC Yönetim Kurulu Üyeliğine Türkiye’den oy birliği ile Yavuz Eroğlu seçildi. Avrupa Plastik Sektöründe Türk Başarısı: Avrupa Plastik Üreticileri Birliği (EuPC) Yönetim Kurulu’na ilk kez Türkiye’den bir isim seçildi. Avrupalı 50 bin plastik üreticisini temsil eden, 1 milyon 600 bin kişinin çalıştığı, 280 milyar Euro’luk yıllık ciroya sahip EuPC’nın Yönetim Kurulu üyeliğine oy birliği ile yeniden Yavuz Eroğlu seçildi. Avrupa Kararlarında Türk Esintisi Türk plastik sektörünün Avrupa’daki sesi olan Eroğlu, EuPC’de ülkemizi temsil etmeye devam edecek. Plastik sektörünün dünyadaki en büyük kuruluşu olan EUPC, Avrupa Birliği Parlamentosu’nda plastikle ilgili kararların alınmasında etkin rol üstleniyor. Avrupa’daki çevre ve yeni düzenlemeler başta olmak üzere sektörü ilgilendiren tüm konularda söz hakkına sahip EuPC, tarihinde ilk kez Avrupalı olmayan yönetim kurulu üyesi seçmiş oldu. Türk plastik sektörünün çatı kuruluşu PAGEV ve TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanlıklarını da yürüten Yavuz Eroğlu, İcra kurulu üyeliği yaptığı Avrupa Plastik Üreticileri Birliği’nin Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçilen ilk Türk unvanına da sahip. Türk Plastik Sektörü Lider Olacak Ülke ekonomisinin büyümesine katkı sağlayan Türk plastik sektörünün üretim kapasitesi ile Avrupa’da ikinci, dünyada altıncı sırada olduğunu dile getiren Eroğlu, “Başarılı üretim, ihracat ve büyüme performansına sahip sektörümüzü, Avrupa’da ve dünyada liderlik koltuğuna oturtmak en önemli hedeflerimiz arasında. Yalnızca üretim ve satış odaklı değiliz. Sorumlu Endüstri, Sorunsuz Çevre mottosu ile çalışıyoruz. Türkiye’de yaptığımız çalışmaları ve değişimi gören plastik sektörünün dünyadaki en büyük kuruluşu Avrupa Plastik Üreticileri Birliği, sadece AB üyesi ülke temsilcilerinin yer alabildiği 8 kişiden oluşan Yönetim Kurulu’nda Türk plastik sektörüne temsil hakkı verdi. Bu karar, şahsımın seçilmesinin ötesinde Türkiye’deki dinamizme olan inancın da işareti. EuPC yönetiminde olmamı; Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği ile plastik sektöründeki ilişkilerimizin güçlenmesi ve iş birliğimizin artması adına fırsat olarak görüyorum” dedi. Çare Karbon Ayak İzi Yöntemi Oy birliğiyle EuPC Yönetim Kurulu Üyesi seçilen Yavuz Eroğlu, ‘Plastik için Döngüsel Gelecek’ temasıyla yaptığı konuşmasında, “Çevreyi ancak bilimin ışığında, karbon ayak izi hesabına dayanan yöntemle koruyabiliriz. Bu konuya dair en çarpıcı örneği pandeminin akut döneminde, bulaş tehlikesinin önlenmesine yardımcı olan tek kullanımlık plastik ambalajların kullanılmasında yaşayarak gördük. Atık yönetimi, atıkların kaynağında ayrı toplanması, geri dönüşüm, depozito gibi çağdaş çözümleri yaygınlaştırmamız gerekiyor. Atıklar, Yeşil Dönüşümü sağlamak için stratejik hammadde haline geldi. Avrupa’da geri dönüşüm sanayisinin gücü ve yatırımlarıyla öne çıkan Türkiye’de, kurmakta olduğumuz PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi ile Avrupa’daki plastik ve geri dönüşüm sektörüne de katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu alanda Avrupa ile Türkiye öncü olmalı ve bölgemizi dünyanın geri dönüşüm ve çevre teknolojileri üssü haline dönüştürmeli” dedi. Homokiralite ve Yaşamın Kökeni: Öztürk’ün çözümlediği "homokiralite" denklemi, Louis Pasteur tarafından 1848’de ortaya atılmıştı. Bu kavram, yaşamın temel taşlarından biri olan moleküllerin birbirinin ayna görüntüsü olarak iki farklı formda bulunması durumunu ifade ediyor. Ancak bu özelliklerin kökeni 175 yıldır çözülememişti. Öztürk, bu sorunu çözerek, yaşamın Dünya’da nasıl başladığına dair önemli bir adım attı.











