Bu sitede ara
Boş arama ile 1150 sonuç bulundu
- Gönüllü öğretmen sayesinde 71 yaşında okuma yazmayı öğrendi
Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinde yaşayan 71 yaşındaki Halime Karatoprak, gönüllü Türkçe öğretmeninin verdiği dersler sayesinde okuma yazmayı öğrendi. Babaannesi izin vermediği için okula gidemeyen ve okuma yazma bilmediği için yıllarca büyük sorunlar yaşayan Karatoprak, Yeşilyurt Belediyesi Topsöğüt Yeşilkonak Kurs Merkezi'ne başvurdu. Öğrenci yeter sayısı olmadığı için kurs açılamayınca Karatoprak'ın isteğini gören merkezdeki yetkililer, gönüllü Türkçe öğretmeni Bilge Durak'ın yaşlı kadına ders vermesini sağladı. Başka kadınlar da kursa kayıt yaptırdı Kurs merkezinde aldığı dersler sayesinde okuma yazmayı öğrenen Karatoprak, mahallede okuma yazma bilmeyen diğer kadınlara da örnek oldu. Karatoprak'ın azmi sayesinde merkezde okuma yazma kursu açılarak diğer kadınlara da ders verilmeye başlandı. Halime Karatoprak, okuma yazma bilmediği için otobüs duraklarında, alışveriş merkezlerinde, hastanelerde sıkıntılar yaşadığını söyledi. Hep okula gitme hayalinin olduğunu anlatan Karatoprak, şöyle konuştu: "Okumayı öğrenmek istedim, okumayı da seviyorum, adımı yazmayı bilmiyordum, telefon kullanmayı bilmiyordum. Babaannem okula göndermedi. Telefon var numara bilmiyorum, bir imza atamıyordum. Hangi durakta otobüse bineceğimi bilmiyordum. Okumayı da istiyordum kendim karar verdim. Okuma yazma öğrendikten sonra bütün işlerimi halledebilir oldum. İnsanlar zamanını boşa harcamasınlar okusunlar. Okumak güzel bir şey. Düşmanım da olsa okusunlar. Oğlum muhasebeci ben eve gittiğim zaman hevesle yazıyorum, oğlum, 'anne ben senin gibi olamam' diyor. Okuyandan zarar gelmez. Herkes okusun." Ödevlerini hiçbir zaman aksatmadı Türkçe öğretmeni Bilge Durak ise Halime Karatoprak'ın geçen yıl eylül ayında okuma yazma öğrenmek için kurs merkezine başvurduğunu ancak öğrenci yeter sayısı olmayınca kurs açamadıklarını, yaşlı kadına gönüllü olarak ders verdiklerini söyledi. Karatoprak'a mayıs ayına kadar gönüllü olarak ders verdiklerini belirten Durak, şöyle konuştu: "Halime teyzenin kursa gelmesi üzerine biz de Serap hocamla konuştuk gönüllü olarak Halime teyzemle eylül ayında derslerimizi başlattık mayıs dönemine kadar. Mayıs-haziran ayında da bir aylık halk eğitim okuma yazma kursu oldu. Mayıs dönemine kadar Halime teyze benimleydi, her hafta gönüllü ders yapıyorduk. Karda kışta, Halime teyzenin hastalığı da oldu ama hiçbir zaman ödevlerini aksatmadı. Eğitim işi gönüllülük işi. Halime teyze ihtiyaçlarını giderecek şekilde okuma yazmayı öğrendi. Kendisinin hayır duasını aldık."
- Türk CEO Tufan Erginbilgiç Rolls-Royce'u şahlandırdı. Her çalışanına hisse senedi verdi.
Rolls-Royce, CEO'su Tufan Erginbilgiç'in liderliğinde, her çalışanına 700 sterlin değerinde hisse dağıtacağını duyurdu. Bu karar, şirketin finansal performansındaki büyük iyileşmenin bir parçası olarak alındı. Rolls-Royce, CEO'su Tufan Erginbilgiç'in liderliğinde, her çalışanına 700 sterlin değerinde hisse dağıtacağını duyurdu. Bu karar, şirketin finansal performansındaki büyük iyileşmenin bir parçası olarak alındı. Tufan Erginbilgiç, Ocak 2023'te CEO olarak göreve başladığından beri ticari optimizasyon ve maliyet verimliliğine odaklanan stratejik girişimler uyguladı. Bu çabalar, Rolls-Royce'un 2023 yılında rekor bir performans sergilemesine ve yıllık işletme karını bir önceki yıl 652 milyon sterlinden 1,6 milyar sterline çıkarmasına neden oldu (T-Vine). Sivil havacılık sektörünün yeniden canlanması ve Air India ile Türk Hava Yolları gibi havayollarından gelen büyük siparişler de bu başarıda önemli bir rol oynadı. Erginbilgiç'in liderliği, Rolls-Royce için dönüştürücü oldu ve kendisine "Turbo Tufan" lakabını kazandırdı Tufan Erginbilgiç, 2023 yılında Rolls-Royce'un CEO'su olarak göreve başladığında, şirketi büyük bir dönüşüm sürecine soktu. Erginbilgiç'in uyguladığı ticari optimizasyon ve maliyet verimliliği stratejileri, şirketin rekor bir performans sergilemesine ve yıllık işletme karını iki katına çıkarmasına neden oldu. Özellikle, sivil havacılık sektörünün yeniden canlanması ve büyük motor siparişleri, bu başarıda önemli bir rol oynadı. Bu başarıların yanı sıra, Erginbilgiç'in liderliğinde Rolls-Royce, her çalışanına 700 sterlin değerinde hisse dağıtarak çalışanlarına olan bağlılığını gösterdi. Bu hareket, şirketin finansal başarısını çalışanlarıyla paylaşma kararlılığının bir göstergesi olarak büyük takdir topladı. Erginbilgiç'in etkili yönetim tarzı ve vizyoner liderliği, Rolls-Royce'un gelecekteki sürdürülebilir büyümesine olan güveni artırdı ve onu "Turbo Tufan" olarak anılmasını sağladı.
- Instagram'ı kapatmanın maliyeti günlük 1,9 milyar lira
Meta'ya bağlı sosyal medya mecrası Instagram, Bilgi Teknolojileri Kurulu'nun kararıyla 2 Ağustos'ta erişime engellendi. Kararın nedeniyle ilgili resmi bir gerekçe paylaşılmadı. Erişim engeleninin sebebinin katalog suçlar ve Hamas lideri Heniyye'yle ilgili taziye mesajlarının sansürlenmesi olarak gösteriliyor. İletişim Başkanı Fahrettin Altun da, 31 Temmuz tarihli paylaşımında Instagram'ı hedef almıştı: "Heniye'nin şehadeti dolayısıyla insanların taziye mesajı yayınlamasını herhangi bir gerekçe göstermeden engelleyen sosyal medya platformu Instagram'ı da şiddetle kınıyorum. Bu çok açık ve net bir sansür girişimidir." Instagram'ın kapatılması mecra üzerinden para kazanan içerik üreticilerini ve e-ticaretle uğraşan kişi ve firmaları da vurdu. CNBC-e'ye konuşan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi, Türkiye'de toplam e-ticaretin içindeki yüzde 10'luk kısmın sosyal medyada gerçekleştirildiğini belirterek, oluşturulan influencer trafiğiyle birlikte günlük 1,9 milyar liralık bir e-ticaret hacminin etkilenebileceğini öne sürdü. Ekmekçi, “Toplam e-ticaretin içindeki yüzde 10'luk kısım sosyal medyada yapılıyor. Günde 930 milyon TL'ye denk geliyor. Platformlara trafik oluşturan influencerlarla birlikte 1,9 milyar liralık bir hacim etkilenebilir. Bire bir yok olmaz ama başka zamana veya başka bir platforma kayar” dedi. Ayrıca hesabımıza göre Instagram, Türkiye'deki kullanıcılar sayesinde günlük 1,2-1,6 milyon dolar kazanıyor.
- Otomotiv endüstrisi temmuzda 3,1 milyar dolarla en fazla ihracat yapan sektör oldu
Otomotiv endüstrisi, geçen ay 3,1 milyar dolarla en fazla ihracata imza atan sektör olarak kayıtlara geçti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, sanayi grubunda otomotiv endüstrisi 3,1 milyar dolarlık ihracat yaptı. Bu sektörü, 2,6 milyar dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 1,7 milyar dolarla hazır giyim ve konfeksiyon sektörü takip etti. Temmuz ayında ihracatını en fazla artıran sektör yüzde 91 ile mücevher sektörü oldu. Türkiye ihracatının yüzde 70,8'ini gerçekleştiren sanayi grubunun dış satımı geçen ay yüzde 14 artışla 15,9 milyar dolar olarak hesaplandı. Temmuzda ihracatın yüzde 12,8'ini oluşturan tarım grubunda yüzde 3,1'lik yükselişle 2,9 milyar dolarlık, ihracatın yüzde 2,5'ini oluşturan madencilik grubunda ise yüzde 23,2'lik artışla 570,1 milyon dolarlık dış satım yapıldı. En fazla ihracat Almanya'ya Temmuz ayında en fazla ihracat yapılan ilk üç ülke 1,6 milyar dolarla Almanya, 1,3 milyar dolarla Birleşik Krallık ve 1,2 milyar dolarla ABD oldu. Bu dönemde en çok ihracat yapan ilk 3 kent ise 7,9 milyar dolarla İstanbul, 1,7 milyar dolarla Kocaeli ve 1,3 milyar dolarla Bursa olarak sıralandı. Sakarya, Çorum, Giresun ve Düzce ise tarihlerinin en yüksek ihracatını gerçekleştirdi. Geçen ay 1173 firma ilk kez ihracat gerçekleştirirken, söz konusu firmalar ihracata 98,3 milyon dolar katkı sundu. Kilogram birim ihracat değeri ise 1,49 dolar oldu.
- Oğlunun Sağlık Sorunlarından Global Başarıya: Aslı Elif Tanuğur Samancı'nın İlham Verici Hikayesi
Türkiye'nin ilk yerli propolis üreticisi BEE'O'nun kurucusu Aslı Elif Tanuğur Samancı, oğlunun sağlık sorunlarını çözmek için başladığı propolis üretimiyle girişimcilik dünyasında büyük bir başarıya imza attı. Aslı Elif Tanuğur Samancı, oğlunun sağlık sorunlarını çözmek için başladığı propolis üretimiyle girişimcilik dünyasında büyük bir başarıya imza attı. Türkiye'nin ilk yerli propolis üreticisi olan BEE'O'nun kurucusu Samancı, oğlunun bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla doğal yollar ararken, piyasada bulunan propolislerin büyük çoğunluğunun ithal olduğunu fark etti. Kendi üretimini yapmaya karar veren Samancı, eşi Ziraat Yüksek Mühendisi Taylan Samancı ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ile birlikte 2013 yılında BEE'O'yu kurdu. Türkiye'de ilk kez "Sözleşmeli Arıcılık" modeli ile propolis üretimi yaptı ve inovasyon ödüllü ürünlerini piyasaya sürdü. Şirket, propolis, arı sütü, ham bal, arı ekmeği ve polen içeren çeşitli takviye edici gıda ve cilt bakım ürünleri ile dikkat çekiyor. Ürünler, hem Türkiye'de hem de 32 farklı ülkeye ihraç ediliyor. Bugün BEE'O, 10.500 metrekarelik tesisi, 200'ün üzerinde çalışanı ve 5000 sözleşmeli arıcısı ile Türkiye'nin en büyük propolis üreticisi konumunda. Şirket, kovandan sofraya prensibiyle %100 doğal ürünler sunarak, tüketicilerin beğenisini kazanmaya devam ediyor. Samancı, biyoloji ve gıda mühendisliği alanlarında eğitim aldıktan sonra, oğlunun bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla doğal yollar arayışına girdi. Piyasada bulunan propolislerin büyük çoğunluğunun ithal olduğunu ve kalitesiz olduğunu fark eden Samancı, kendi üretimini yapmaya karar verdi. Bu süreçte, eşi Ziraat Yüksek Mühendisi Taylan Samancı ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ile birlikte 2013 yılında BEE'O'yu kurdu. BEE'O, Türkiye'de ilk kez "Sözleşmeli Arıcılık" modeli ile propolis üretimi yaptı ve inovasyon ödüllü ürünlerini piyasaya sürdü. Şirket, propolis, arı sütü, ham bal, arı ekmeği ve polen içeren çeşitli takviye edici gıda ve cilt bakım ürünleri ile dikkat çekiyor. Ürünler, hem Türkiye'de hem de Amerika, Kore, Almanya, Belçika, Hollanda, İsveç, İngiltere, Avusturya, Katar, Fransa, Dubai, Kıbrıs ve Suudi Arabistan gibi 32 farklı ülkeye ihraç ediliyor. Bugün BEE'O, 10.500 metrekarelik tesisi, 200'ün üzerinde çalışanı ve 5000 sözleşmeli arıcısı ile Türkiye'nin en büyük propolis üreticisi konumunda. Şirket, kovandan sofraya prensibiyle %100 doğal ürünler sunarak, tüketicilerin beğenisini kazanmaya devam ediyor. BEE'O'nun ürünleri arasında propolis damlalar, propolisli spreyler, propolisli tabletler, propolisli şuruplar ve arı sütü ile ham bal karışımları bulunuyor. Ayrıca, arı zehri içeren anti-aging kremler ve diğer dermokozmetik ürünler de büyük ilgi görüyor. Aslı Elif Tanuğur Samancı'nın girişimcilik hikayesi, oğlunun sağlık sorunlarından doğan bir başarı öyküsü olarak diğer kadın girişimcilere ilham vermeye devam ediyor. Samancı, mühendislik ve girişimcilik alanında genç kadınlara ilham vererek, onların da kendi hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı oluyor. BEE'O ürünleri, Türkiye'de BEE'O markası ile 5000 perakende satış noktasında, BEE'O UP markası ile 35.000 eczanede, Amerika'da ise BEE&YOU markası ile 3500 perakende satış noktasında ve online platformlarda tüketicilere sunuluyor. Samancı, oğlunun sağlığına kavuşmasıyla başlayan bu yolculuğu, bugün global bir başarı hikayesine dönüştürmüş durumda. BEE'O, hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda büyümeye ve yenilikçi ürünleriyle dikkat çekmeye devam ediyor.
- Savunma ve havacılık sanayisinden temmuzda 431 milyon dolarlık ihracat
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma ve havacılık sanayisinin temmuzda 431 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ifade etti. Görgün, X'teki paylaşımında, savunma ve havacılık sanayisi ihracatının temmuz ayında 431 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirterek, "İlk 7 aydaki ihracatımız ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,4'lük bir artış sergileyerek 3 milyar 335 milyon dolar olarak gerçekleşti." bilgisini verdi. Bu rakamla, son 12 ayda gerçekleşen savunma ve havacılık sanayisi ihracatının yüzde 13,4'lük artışla 5 milyar 831 milyon dolara yükseldiğini belirten Görgün, şunları kaydetti: "Yüksek katma değerli ürünlerin ihracatında kalıcı bir artış sağlama hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Savunma sanayisi alanında ihracatımızın bu yükselen grafiğinde emeği olan tüm şirketlerimizi ve çalışanlarını kutluyor, başarılarının devamını diliyorum."
- Türkiye'nin ilk yapay zeka lisesi açılıyor. Peki eğitim içeriği nasıl olacak?
Teknolojinin hızla ilerlemesi geleceğe daha iyi hazırlanmayı gerektiriyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve Teknopark İstanbul ortaklığında Türkiye'nin ilk yapay zeka lisesinin açılması da bu hedef doğrultusunda amaçlanıyor. Henüz çalışmaları yapılan projenin yakın zamanda tamamlanması bekleniyor. Teknolojinin hızla ilerlemesi, pek çok sektörde iş yapış biçimlerini köklü bir şekilde değiştiriyor. Bu değişim, ülkemiz için büyük bir fırsat olarak görülüyor. Teknolojik yeniliklere öncülük etme hedefiyle, Milli Eğitim Bakanlığı ve Teknopark İstanbul ortaklığında Türkiye'nin ilk yapay zeka lisesi için düğmeye basıldı. Genç nüfusun teknoloji alanlarında iyi eğitilmesi ve bu potansiyelin ülkemizin teknoloji liderliğine dönüştürülmesi hedefleniyor. Daha önce siber güvenlik lisesi yine Teknopark İstanbul’da kurulmuş ve en başarılı öğrencilerin tercihi olmuştu. Yapay zeka lisesinin de başarılı öğrencilerin ilgi odağı olması bekleniyor. Henüz çalışmaları yapılan projenin bir sene sonra tamamlanması amaçlanıyor. Yapay zeka teknolojileri, sundukları önemli fırsatlar ve kolaylıkların yanı sıra birçok tehdit ve tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Bu teknolojilerin stratejik öneminin farkında olan yetkililer, genç nesillerin bu alanda iyi eğitilmeleri gerektiğine inanıyor. Teknopark İstanbul vadisinde açılması planlanan okul, Teknopark İstanbul’un tüm bilgi birikiminden faydalanacak. “Gençlerimizi çok iyi yetiştirmemiz gerekli" Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Akif Özyurt, lisenin kurulma amacını şöyle açıklıyor: "Teknolojik yeniliklere öncülük edebilmek, ülkemiz için büyük önem arz ediyor. Bu öncülük, genç nüfusumuzun yeni gelişen teknoloji alanlarında iyi eğitilmeleri ile mümkün olabilir. Yapay zeka teknolojileri, ülkeler için geleceğin stratejik alanlarının başında geliyor. Bu nedenle gençlerimizi bu alanda çok iyi yetiştirmemiz gerekli." Teknolojinin hızla ilerlemesi, pek çok sektörde iş yapış biçimlerini köklü bir şekilde değiştiriyor. Bu değişim, ülkemiz için büyük bir fırsat olarak görülüyor. Teknolojik yeniliklere öncülük etme hedefiyle, Milli Eğitim Bakanlığı ve Teknopark İstanbul ortaklığında Türkiye'nin ilk yapay zeka lisesi için düğmeye basıldı. Genç nüfusun teknoloji alanlarında iyi eğitilmesi ve bu potansiyelin ülkemizin teknoloji liderliğine dönüştürülmesi hedefleniyor. Daha önce siber güvenlik lisesi yine Teknopark İstanbul’da kurulmuş ve en başarılı öğrencilerin tercihi olmuştu. Yapay zeka lisesinin de başarılı öğrencilerin ilgi odağı olması bekleniyor. Henüz çalışmaları yapılan projenin bir sene sonra tamamlanması amaçlanıyor. Yapay zeka teknolojileri, sundukları önemli fırsatlar ve kolaylıkların yanı sıra birçok tehdit ve tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Bu teknolojilerin stratejik öneminin farkında olan yetkililer, genç nesillerin bu alanda iyi eğitilmeleri gerektiğine inanıyor. Teknopark İstanbul vadisinde açılması planlanan okul, Teknopark İstanbul’un tüm bilgi birikiminden faydalanacak. “Gençlerimizi çok iyi yetiştirmemiz gerekli" Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Akif Özyurt, lisenin kurulma amacını şöyle açıklıyor: "Teknolojik yeniliklere öncülük edebilmek, ülkemiz için büyük önem arz ediyor. Bu öncülük, genç nüfusumuzun yeni gelişen teknoloji alanlarında iyi eğitilmeleri ile mümkün olabilir. Yapay zeka teknolojileri, ülkeler için geleceğin stratejik alanlarının başında geliyor. Bu nedenle gençlerimizi bu alanda çok iyi yetiştirmemiz gerekli."
- İstanbul'dan bisikletle Türkiye turuna çıkan çift 97 günde Bitlis'e ulaştı
İstanbul'da yaşayan ve bisikletle Türkiye turuna çıkan emekli çift, 97 günlük yolculuğun ardından Bitlis'in Tatvan ilçesine ulaştı. İstanbul'dan bisikletleriyle başladıkları yolculukta birçok kenti gezen Mehmet (67) ve eşi Duygu Kırkıcı (57), Van Gölü çevresini dolaşarak Tatvan'a geldi. Mehmet Kırkıcı, güzergahları üzerindeki illerde tarihi ve doğal güzellikleri görmeye önem verdiklerini söyledi. İstanbul'dan Bitlis'e 97 günde geldiklerini ifade eden Kırkıcı, şöyle konuştu: "Bu seneki bisiklet turumuzu Türkiye'nin en doğusundaki şehre gelmek için planlamıştık. 'Gitmediğin, görmediğin köy senin değildir.' felsefesiyle yola çıktık. Her yeri görmek amacıyla pedal çevirirken ana yolları kullanmadık. 40 kilometrede bir mola veriyoruz. Mola arasında yöre halkıyla sohbet ediyoruz. İnsanlar bize nereli olduğumuzu ve bisikletle yol gitmenin yorucu olup olmadığını soruyor. Hepimiz Türkiyeliyiz, 'Yorulmak için yola çıkan üçüncü adımda yorulur.' diyoruz. Pedal çevirirken yorulduğumuz anda durup birkaç kişiyle sohbet etmek, onlarla çay içmek tüm yorgunluğumuzu alıyor." Duygu Kırkıcı ise eşiyle 9 yıldır sürekli bisiklet kullandıklarını ve ülkenin güzelliklerini tanımak için turlara çıktıklarını dile getirdi. Türkiye'nin birçok yerini dolaştıklarını, insanlarla tanıştıklarını belirten Kırkıcı, "Van Gölü çevresine daha önce de gelmiştik ama detaylıca gezemediğimiz için Van'a özellikle yer ayırdık. Bu yaşta pedal çeviriyorum. Kadınların sağlıklı yaşamı için bisiklet kullanmayı ve özellikle sporu öneriyorum. Çocuklarımıza da çöplerin dünyayı ne kadar kirlettiğini anlatıyoruz. Çevre bilinci ve temizliği çok önemli. Gelecek nesillere güzel bir dünya ve güzel bir Türkiye bırakmak için herkesin elinden geleni yapmasını rica ediyorum." ifadelerini kullandı. İlçede 3 gün kalmayı planlayan çift, daha sonra Van'a hareket edecek.
- Kars'tan Amerika'ya uzanan bir başarı hikayesi Gülpembe Gez
Kars'ın ücra köşesindeki bir okulda ülkesine faydalı olacak bir bilim insan olma hayalleri ile yola çıkan bir kız çocuğunun başarı hikayesi; 8 Dil bilen Gülpembe Gez, Mühendis ve Hukukçu. Aynı anda 3 üniversite birden okudu. Henüz okurken Tekno Hukuk Akademisini kurdu, 24 yaşında bir şirketin CEO'luk görevini yürüttü. Yapay zeka alanında yurt dışında danışmanlık hizmeti veriyor. Yenilikçi Hukukçular Platformu Başkan Yardımcısı. Bu inanılmaz kariyerin sahibi başarılı iş kadını sadece 25 yaşında. Yapay zeka alanındaki çalışmaları ve Hukuk dünyasına yenilikçi bir bakış açısı getirmesiyle adından söz ettiren Gülpembe Gez Kimdir? Çalışmaları Neler Haberimizde yer almaktadır. Gülpembe Gez Kimdir? Kars'ta dünyaya gelen 1999 doğumlu Gülpembe Gez, ilkokulunu Kars'ta tamamladıktan sonra ailesi ile Kocaeli'ye taşınmıştır. Lise öğrenimini burada tamamlayıp Üniversitesi için Amerika'ya gitmiştir. Technical University Of America Mühendislik mezunudur. Aynı zamanda Marmara üniversitesi Hukuk fakültesi ve Türkiye’de ikinci üniversite olarak İstanbul Üniversitesinde Siyaset Bilimleri ve Uluslararası İlişkiler bölümünü tamamlamıştır. 2022 yılında hukuk ve teknolojiyi birleştirerek 'Tekno Hukuk Akademisi'ni kurmuştur. Bu girişimiyle kalmamakla birlikte Global Techs Company CEO’su olarak Dubai, Amerika ve İngiltere'de Legal Tech çalışmaları yürütmekte ve Legal Designer olarak Dubai’de danışmanlık yapmaktadır. Türkiye’nin bir çok ilinde temsilciliği bulunan ve bünyesinde 10 bini aşkın hukukçuyu barındıran “Yenilikçi Hukukçular Platformu” başkan yardımcısı olarak katkılarını sunmaktadır. Türkiye’de ulusal ve uluslararası birçok kanalarda hukuk ve teknolojinin önemini gündeme getirerek adını tüm Türkiye'ye duyurmuştur. İngilizce, Almanca, Fransızca ve İtalyanca Dahil Sekiz Dil Biliyor. Gülpembe Gez, dil öğrenmeye Kars'ta ilk okul öğretmenin teşvikiyle başladığını ve kurs ve internetten videolar izleyerek kendi kendine öğrendiğini aktarıyor. İngilizce Almanca Fransızca İtalyanca'yı çok iyi seviyede konuşabilen Gez, 4 farklı dili de anlayabiliyor. Ayrıca Osmanlıcayı da öğrenmek için çabalarını sürdürüyor. 25 Yaşında Muhteşem Bir Kariyer Çiziyor. Zamanını iyi yönetebilen başarılı bir bilim insanı ve iş kadını Gülpembe Gez, 25 yıllık hayatına muhteşem bir kariyer sığdırdı. 'Tekno Hukuk Akademisi' adında kendine ait bir firması olan başarılı iş kadını aynı zamanda Global Techs Company CEO’su olarak Dubai, Amerika ve İngiltere'de Legal Tech çalışmaları yürütmekte. Zamanını yönetmekte çok iyi olan Gez bunlarla kalmayayıp yapay zeka alanında kendini geliştirmeye devam ediyor. Türkiye’nin bir çok ilinde temsilciliği bulunan ve bünyesinde 10 bini aşkın hukukçuyu barındıran “Yenilikçi Hukukçular Platformu” başkan yardımcısı olarak platforma katkılarını da sürdüren bilim insanı Legal Designer olarak Dubai’de bir çok firmaya danışmanlık yapmaktadır. Tekno Hukuk Akademisi Yapay zeka alanında kendini geliştiren Gülpembe Gez,Hukuk ve teknolojinin bir araya getirerek Tekno Hukuk Akademisini kurdu. Akademinin amacı Hukuk ve teknolojinin güncel gelişmelerini yakından takip etmek ve öğrencilere hukuk teknolojileri açısından yeni bakış açısı katmaktadır. Akademi bazlı birçok yeni eğitim anlayışıyla eğitimler ve öğrenciyi destekleyen etkinlikler yapan başarılı mühendis kısa süre içerisinde 5 bini aşkın hukukçu ve mühendis öğrencilerine eğitim vererek gelişimlerini sağladı. Yapay Zeka her alanda hayatımıza gireceğinden bahseden Mühendis ve Hukuku Gülpembe Gez, Hukuk sisteminin de bu faydalı teknolojiyle buluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor. AI programları, daha önce hantal olan süreçleri otomatikleştirmek için zaten kullanılıyor. Hukuk şirketleri için de kolaylaştırıcı oluyor. Hukuki sürecin bazı kısımlarını otomatikleştirmek, önyargıyı ortadan kaldırmaya, mahkemelerin önündeki engelleri aşmaya, tarafsızlığı teşvik etmeye yardımcı oluyor. Teknoloji, doğruluğu ve verimliliği artırarak üretkenliği kolaylaştırıyor. Çok sayıda vaka belgesi hızla taranıyor ve sıralanıyor. Akıllıca entegre edilmiş yapay zeka algoritmaları, durum tespiti, sözleşme yönetimi e-keşif, dolandırıcılık, vb. konularında şimdiden sonuçları dönüştürüyor. Ayrıca, yasal araştırma, belge madenciliği ve vaka sonuçlarını tahmin etme dahil olmak üzere akıllı yazılımların yardımıyla işler daha hızlı, daha iyi ve daha ucuz hale geliyor. Halihazırda teknoloji, hukuk mesleği için ihtiyaç duyulan insan emeği miktarını azaltan verimlilikler yaratıyor.
- Turgut Reis'in Tunus'taki torunu dedeleriyle iftihar ediyor
Türk denizcilik tarihinin önemli isimlerinden Amiral Turgut Reis'in Tunuslu eşinden devam eden Tunus'taki "Turgut (Dargus)" ailesinin büyüğü eczacı Muhammed Radi Dargus, torunları olarak büyük dedeleri Turgut Reis ile iftihar ettiklerini söyledi. Yaklaşık 500 yıl önce Tunus'un güney bölgesinde yer alan Cerba Adası'na gelen Turgut Reis'in Cerbalı bir kadınla evliliğinden devam eden soyundan gelen Radi Dargus, Başkent Tunus'un merkezinde yer alan Lafayet semtinde eczane işleten 85 yaşındaki Radi Dargus, dedesinin vatanı Muğla'yı birçok defa ziyaret ettiğini son olarak da Turgut Reis'in vefatının 450. yılı anma törenlerine katılmak üzere Türkiye'ye gittiğini söyledi. Radi Dargus, ailesinin Tunus'taki geniş aileler arasında yer aldığını belirtti. "Turgut Reis'in ailesinin büyük kısmı başkent Tunus'ta yaşıyor" Turgut Reis'in ailesinin bir ferdi olarak büyük dedeleriyle iftihar ettiklerini dile getiren Radi Dargus, "Turgut Reis, İspanyollar ile savaşmak için Cerba Adası'na geldiğinde Cerbe'den bir hanımefendi ile evleniyor. Tunus'taki Turgut Reis sülalesi bu şekilde oluşuyor. Savaşlara katılmak için Tunus'tan ayrılan Turgut Reis'in ailesi Tunus'ta kalıyor. 1565'te Malta'da girdiği bir savaşta hayatını kaybedince naaşı Libya'nın Trablus kentine getirilerek burada defnediliyor. Trablus'a her gittiğimde mutlaka büyük dedemin kabrini ziyaret ederim." dedi. Turgut Reis'in anısını canlı tutmak için "Turgut Reis'in Ayak İzleri" isimli bir dernek kurduğunu belirten Radi Dargus, "Turgut Reis'in Tunus'taki ailesi, 450-500 yıllık geçmişe sahip binlerce ferdi olan bir aile. Ailemizden birçok devlet adamı, doktor, eczacı, avukat, mühendis ve eğitimci var. Her ne kadar Turgut Reis Cerbe'de evlense de şu an ailesinin büyük kısmı başkent Tunus’ta yaşıyor." diye konuştu. "Ailevi ilişkiler Tunus ile Türkiye arasındaki ilişkilerin esasını oluşturuyor" Turgut Reis'in torununu eczanesinde Tunus'taki Türk kurumları temsilcisiyle ziyaret eden Türkiye'nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, ülkeler arasındaki ikili ilişkilerde aile ve ortak tarihi birlikteliğin önemini vurguladı. Tunus'ta göreve başladığı şubat ayından bu yana birçok Türk kökenli aileyi ziyaret ettiğini belirten Demircan, "Bireysel tasarruflarımız zamanla aile bağlarına, oradan da toplumsal ilişkilere yönelebiliyor. Turgut Reis'in bize bıraktığı aile bağları bunun en güzel örneklerinden biri. Bu tarihsel hakikatler ve binlercesi, Tunus-Türkiye ilişkilerinin en kıymetli değerleri olarak varlığını sürdürüyor. Gelecek nesillere bırakacağımız en güzel hikayeler bunlardır, diye düşünüyorum. Radi beyi bugün eczanesinde Türk kurum temsilcileriyle beraber ziyaret ettik." dedi. Ailenin, Turgut Reis'in hatıralarıyla yaşadığını belirten Demircan, şunları kaydetti: "Aile Dargus (Turgut) soyadını taşıyor. Bu şekilde ülkeler arasında binlerce on binlerce ailevi ilişkiler kurulmuş. Zaten bu ailevi ilişkiler Tunus ile Türkiye arasındaki ilişkilerin esasını oluşturuyor. Biz de Turgut Reis ailesi adına Turgut Reis'in 85 yaşındaki torununu eczanesinde yani kendi mekanında ziyaret ettik. Bu anılar bu hikayeler üzerinden Tunus ile olan ikili ilişkilerimizi sürdürmeye ve geliştirmeye gayret ediyoruz." Turgut Reis 1539 yılında Cerbe Valisi olarak atandı Tarihi kaynaklara göre Turgut Reis, Osmanlı'nın Menteşe sancağına bağlı Seravalos köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak tahminen 1487 yılında dünyaya geldi. Genç yaşta denizciliğe ilgi duyan Turgut Reis, kısa sürede leventlere katıldı ve levent kaptanlığına yükseldi. Turgut Reis; denizciler arasında "Büyük Turgut" olarak bilinen Turgut Ata'ya nispetle Osmanlı kaynaklarında "Turgutça", Avrupa literatüründe "Dragut”, Arapça dilinde ise Dargus şeklinde tanınıyor. İslam dünyasında ise "Seyfü'l-İslam (İslam'ın kılıcı)" gibi sıfatlarla anılıyor. Tunus'un Cerbe Adası'na 1539 yılında vali olarak atanan Turgut Reis, 1556-1565 yıllarında Trablus Paşalığı yaptı. Turgut Reis, Malta kuşatması sırasında 23 Haziran 1565'te Saint John şövalyelerine karşı Saint Elmo Kalesi'ne gerçekleştirilen bir saldırıda şehit düştü. Naaşı Trablusgarp'a getirilerek daha önceden yaptırdığı külliyeye defnedildi.
- Sharon Stone'a Bodrum'da Beşiktaş forması hediye edildi
Altın Küre ve Emmy ödüllü ABD'li aktris Sharon Stone'a Beşiktaş forması hediye edildi. "Golden Globe International Icon Award" töreni için Bodrum'da bulunan dünyaca ünlü aktris Sharon Stone, kendisine hediye edilen Beşiktaş formasını giyerek, teknede poz verdi. Ödül gecesini organize eden Barbaros Tapan, Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat adına siyah-beyazlıların iç ve dış saha formalarını Sharon Stone'a takdim etti. Sırtında isminin yazılı olduğu formayı giyen Stone, hediye edilen formalardan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
- Karasu Devlet Hastanesinin elektrik ihtiyacı güneş enerjisinden karşılanıyor
Sakarya'daki Karasu Devlet Hastanesinin elektrik ihtiyacının tamamı, otoparka kurulan güneş panellerinden sağlanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca başlatılan "Kamu Binalarında Enerji Verimliliği Projesi" kapsamında, Dünya Bankasının finans desteğiyle Karasu Devlet Hastanesinin bahçesindeki otoparkın üzeri güneş panelleriyle donatıldı. Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Anıl Erdik, gazetecilere, panel projesinin yaklaşık 40 gün önce aktifleştirildiğini belirterek, "475 bin kilovat üretim yapılmış ve 200 bin kilovat tüketim yapıldığı anlaşılmıştır. Yıllık ortalama yüzde 40 enerji tasarrufu sağlanması hedeflenmiştir." ifadesini kullandı. Erdik, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Dış Kaynaklı Yatırımlar Daire Başkanlığı başta olmak üzere emeği geçen tüm kurum ve kişilere teşekkür etti.











