top of page

Bu sitede ara

Boş arama ile 1150 sonuç bulundu

  • Dünyanın ilk uzay tabanlı elektrik şebekesi kuruluyor

    ABD merkezli bir şirket dünyanın ilk uzay tabanlı elektrik şebekesini kurmaya hazırlanıyor. Uzay araçlarına enerji sağlamayı amaçlayan şebekenin ilk uydusunun gelecek yıl fırlatılması planlanıyor. Bilim insanları güneş enerjisinden mümkün olduğunca yararlanmasını sağlayacak yöntemler üzerine çalışırken bazıları da gözünü uzaya dikti. Uzayda hava durumu gibi engeller olmadan Güneş'ten daha fazla enerji toplanabildiğinden, son yıllarda bu enerjiyi yeryüzüne göndermeye yönelik çalışmalar artıyor. Geçen yıl uzaydan toplanan enerji ilk kez Dünya'ya gönderilmişti. Florida merkezli girişim Star Catcher ise uzayda topladığı enerjiyi diğer uzay araçlarına göndermeyi amaçlıyor. Planlanan uzay tabanlı elektrik şebekesi, alçak Dünya yörüngesine uydular yerleştirerek Güneş'ten gelen enerjiyi yoğunlaştırıp diğer araçların güneş panellerine gönderecek. Güneş'ten elde edilenden 5 ila 10 kat daha fazla enerji Halihazırda alçak Dünya yörüngesindeki ortalama bir uydu, Güneş'ten yaklaşık 1000-1500 watt enerji üretiyor. Bu, bir buzdolabının harcadığından biraz daha yüksek bir miktara denk gelirken, Star Catcher uyduların bir ev kadar güç kullanacağını öne sürüyor. Şirket, uzay araçlarının doğrudan Güneş'ten elde edeceklerinden 5 ila 10 kat daha fazla enerji üreteceklerini iddia ediyor. Ayrıca gönderecekleri yoğunlaştırılmış güneş enerjisinin, uzay araçlarındaki güneş panelleriyle uyumlu olduğunu ve ekstra bir işlemden geçmeleri gerekmeyeceğini ekliyor. Star Catcher, müşterileriyle ihtiyaç duydukları enerji miktarı, yoğunluğu ve sıklığı üzerinden yıllık bir sözleşme imzalamayı planlıyor. İsteyenler de sözleşme yapmadan enerjiyi kullandıkça ödeyebilecek. Şebekedeki tek bir uydunun aynı anda birden fazla araca enerji göndermesi bekleniyor. Deneme amaçlı ilk uyduyu Aralık 2025'te fırlatmayı amaçlayan şirketin nihai hedefi 200 uyduya ulaşmak. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Uydu operatörleri konuşlandırıldıktan sonra ortak bir altyapı zihniyetine geçebilir ve güç tüketimi uyduların yanlarında getirdiği şeylerle kısıtlanmaz." Böyle bir şebekenin kurulması özellikle Ay'ın karanlık yüzüne yapılacak çalışmalara katkı sağlayabilir. Güneş enerjisiyle çalışan uzay araçları bu bölgede yıldızın ışıklarından uzak kalıyor fakat şebeke gereken enerjiyi onlara gönderebilir.

  • Meta, Texas'taki biyometrik veri davasında 1,4 milyar dolar ödeyecek

    Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın sahibi Meta, yüz tanıma teknolojisini kullanarak biyometrik verileri izinsiz olarak toplamakla suçlandığı Texas'taki davada 1,4 milyar dolar ödemeyi kabul etti. Texas Başsavcısı Ken Paxton tarafından yapılan açıklamaya göre, "şirketin milyonlarca Texaslının kişisel biyometrik verilerini izinsiz olarak toplamasını ve kullanmasını durdurmak için" Meta ile 1,4 milyar dolarlık anlaşmaya varıldı. Açıklamaya göre, bu, Texas'ın "Biyometrik Tanımlayıcının Toplanması veya Kullanımı Yasası" kapsamında açıklanan ilk dava ve sağlanan ilk uzlaşma oldu. Meta'nın 2011'de "Etiket Önerileri" adı verilen özelliği kullanıma sunduğu anımsatılan açıklamada, bu özelliğin nasıl çalıştığı açıklanmadan tüm Texaslılar için otomatik olarak açıldığı aktarıldı. Açıklamada, Meta'nın 10 yıldan fazla süredir Facebook'a yüklenen fotoğraflarda yer alan neredeyse her yüz üzerinde yüz tanıma yazılımını uyguladığı ve kişilerin yüzde geometrisi kayıtlarının alındığı bilgisi paylaşıldı. Texas Başsavcısı Paxton, Şubat 2022'de, milyonlarca Texaslının biyometrik verilerini rızaları olmadan yasa dışı şekilde topladığı gerekçesiyle Meta'ya dava açmıştı.

  • Türk öğrencilerin geliştirdiği proje "Grand Prize Ödülü" getirdi

    Türk öğrencilerin yapay zeka kullanarak geliştirdikleri ve disleksili çocukların eğitimine katkı sağlayacak proje, Avrupa'da birincilik, dünya çapında Grand Prize Ödülü'ne layık görüldü. Türkiye'de Bilişim Yetenekleri Geliştirme Programı altında düzenlenen Bilişim Akademisi, şirket tarafından bilişim ve teknoloji alanında nitelikli insan kaynağı oluşturulması amacıyla faaliyet gösteriyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen Bilişim Yarışması da şirketin düzenlediği eğitim ve yarışmaları arasında global ölçekte en önemlilerinden biri olarak kabul ediliyor. Üç Türk öğrenci, bu yarışmaya, yapay zeka kullanarak geliştirdikleri ve disleksili çocukların eğitimlerine katkı sağlayacak mobil uygulama projesiyle katıldı. EdusynTech ekibinin "DysTherapy" adını verdikleri proje, Huawei tarafından İstanbul'da düzenlenen Bilişim Yarışması'nın Avrupa etabında birincilik, Çin'de düzenlenen global etabında da Grand Prize Ödülü'ne layık görüldü. Yarışmada, 49 ülke ve bölgeden 470'ten fazla yarışmacının oluşturduğu 160 ekip mücadele etti. Proje ayrıca UNESCO'nun davetiyle 15 Temmuz Dünya Gençlik Günü'nde düzenlenen UNESCO Global Youth Event etkinliğinde de tanıtıldı. "6-12 yaş disleksili çocukların eğitimine yönelik" EdusynTech ekip lideri Arda Gökalp Batmaz, MEF Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde öğrenim gördüğünü, sınıf arkadaşları Efe Arda Ulun ve Ağa Saltıkalp ile geçen yıl disleksili çocukların eğitimde yaşadıkları zorlukları gidermek amacıyla mobil uygulama geliştirmeye karar verdiklerini söyledi. Batmaz, projenin 6-12 yaş disleksili çocukların eğitimine yönelik olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Hazırladığımız projeyle disleksi öğrenim güçlüğü bulunan çocukların bilişsel becerilerini geliştirmelerine, yapay zeka tabanlı eğitim yaklaşımları ve oyunlaştırmayla katkı sunmayı amaçlıyoruz. Uygulama sayesinde disleksili çocuklar, ihtiyaç duydukları kapsayıcı ve nitelikli eğitime erişebiliyorlar. Yapay zekayı eğitime entegre ederek çocukların kendi seviyelerinde ve ilgi duydukları içeriklerle deneyimleyecekleri adaptif bir öğrenme platformu oluşturduk. Bunu yaparken de çocuğun uygulama içindeki performansını ölçerek velisine ve öğretmenine çocuğun gelişimini raporluyoruz. Böylece bu çocukların gelişimlerini de takip ederek, onların eğitim hayatlarına olumlu yönde katkıda bulunuyoruz." Arda Gökalp Batmaz, geliştirdikleri mobil uygulamanın şu an iki özel okulda kullanıldığı bilgisini vererek, uygulamayı, alınan geri dönüşlere bağlı olarak geliştirmeye devam ettiklerini kaydetti.

  • Dünyadaki her 20 hava kargodan birini Turkish Cargo taşıyor

    Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdür Yardımcısı Ali Türk, bu yılın ilk yarısında küresel pazar paylarını (FTK) yüzde 5,8'e çıkardıklarını belirterek,"Mayısta yüzde 6 ile Turkish Cargo tarihinin en yüksek pazar payına ulaştık. Bu, basit bir hesapla her 20 hava kargodan birini taşıdığımız anlamına geliyor" dedi. THY'nin hava kargo markası Turkish Cargo, hava kargo taşımacılığında Amerika, Avrupa ve Uzak Doğu'nun en büyük markalarını geride bırakarak 2023 Ağustos ayından bu yana ilk üç hava kargo taşıyıcısından biri haline geldi. Dünyanın en çok ülkesine uçan, yıllık bazda en fazla büyüyen hava kargo firması unvanlarına sahip şirket 2033 yılında sektörün en büyüğü olmayı hedefliyor. "Dünyanın en büyük hava kargo taşıyıcılarından biri haline geldik" THY Genel Müdür Yardımcısı Ali Türk, son yıllarda küresel ekonominin ve özellikle lojistik sektörünün COVID-19 ile başlayıp Ukrayna-Rusya ve Filistin-İsrail çatışmalarıyla devam eden çok sayıda krizle karşı karşıya kaldığını söyledi. Türk, "Bu zorlu koşullara rağmen Turkish Cargo olarak üstün bir performans gösterdik. Salgın döneminde yolcu uçaklarıyla 7 binden fazla kargo seferi icra ederek kapasite darboğazının üstesinden geldik. Yine bu dönemde oluşturulan medikal koridor ile 400'den fazla destinasyona sağlık taşıması yaptık. Toparlanma döneminde ise sektör üstü bir büyüme sağladık. Kısaca karşılaştığımız tüm krizlere çevik yapımız sayesinde etkili çözümler üreterek yükselen bir ivme yakaladık. THY'nin 90 yıllık deneyimi ve dayanıklı yapımız da bu zor dönemlerdeki istikrarlı yükselişimizi hep destekledi ve bizi dünyanın en büyük hava kargo taşıyıcılarından biri haline getirdi" diye konuştu. Turkish Cargo'nun başarısını tek bir nedene bağlayarak açıklamanın doğru olmayacağının altını çizen Türk, bugün gelinen noktada hem iç hem de dış faktörlerin ortak bir etkisi olduğunu kaydetti. Başarılarının çeşitli fırsatların birleşiminden ve bu fırsatları değerlendirme yeteneklerinden geldiğine vurgu yapan Türk, hacim, gelir ve hizmet kalitesi açısından 2033'e kadar sektörde öncü olmayı hedeflediklerini dile getirdi. "Dünyanın en çok ülkesine uçan hava kargo markası unvanına sahibiz" Ali Türk, 2023'ü küresel hava kargo sektöründe yüzde 5,2 pazar payı ile dördüncü sırada tamamladıklarını aktararak, 2023 Ağustos itibarıyla önde gelen hava kargo taşıyıcıları arasında üçüncü sıraya yükseldiklerini ifade etti. Türk, "2024'te de bu konumumuzu muhafaza ediyoruz. Bu yılın ilk yarısında küresel pazar payımızı (FTK) yüzde 5,8'e çıkardık ve mayısta yüzde 6 ile Turkish Cargo tarihinin en yüksek pazar payına ulaştık. Bu, basit bir hesapla her 20 hava kargodan birini taşıdığımız anlamına geliyor. Güçlü altyapımız, operasyonel yeteneklerimiz, geniş uçuş ağımız ve dünyanın en gelişmiş kargo tesislerinden biri olan SMARTIST ile küresel rekabette en üst düzey oyunculardan biriyiz" dedi. Turkish Cargo olarak, 135 ülkede 105 doğrudan kargo destinasyonuna hizmet verdiklerinin bilgisini paylaşan Türk, şöyle devam etti: "Yolcu ve kargo birlikte değerlendirildiğinde ise 21'i kargo uçağı olmak üzere 456 uçaklık filomuzla dünya genelinde 360'tan fazla noktaya ulaşıyoruz. Bu anlamda dünyanın en çok ülkesine uçan hava kargo markası unvanına sahibiz. Hub avantajı ve küresel uçuş ağındaki liderliğimiz sayesinde dünyanın iki ucunu tek bir günde birbirine bağlayabilme yeteneğine sahibiz. ABD'nin en batısındaki Los Angeles'a yaklaşık 14 saatte, Asya'nın en doğusundaki Tokyo'ya ise yaklaşık 13 saatte ulaşıyoruz. Tüm dünyadaki iş ortaklarımıza geniş erişim ağı ve bağlantı fırsatları sağlama konusunda önemli bir rekabet avantajı elde etmiş durumdayız." Türk, Türkiye'nin stratejik coğrafi konumuyla, uluslararası ticaret ve lojistik için bir merkez görevi gördüğünü belirterek, uluslararası ticaret ve ekonomi merkezinin batıdan doğuya kayarken, bu konumun daha da önem kazandığına dikkati çekti. Bu bağlamda, SMARTIST'in önemine değinen Türk, "İstanbul'da yer alan ve en son teknoloji sistemlerle donatılmış olan Turkish Cargo'nun yeni merkezi SMARTIST, Avrupa, Asya ve Afrika gibi önemli ticaret bağlantı noktalarını birbirine bağlayan bir transit merkezi olarak kritik bir rol oynamaktadır. Turkish Cargo’nun geniş uçuş ağı ile SMARTIST'in benzersiz konumu birleştiğinde 4 saatte 50'den fazla ülkeye, 7 saatte ise 60'tan fazla başkente tek seferde ulaşabilmektedir. Bu anlamda Turkish Cargo, kıtaları birbirine bağlayan geniş küresel ağıyla sınır ötesi ticaretin önemli bir kolaylaştırıcısı ve uluslararası tedarik zincirlerinin destekçisidir" ifadelerini kullandı.

  • Eski eşyaları toplayıp köy kıraathanesini müzeye çevirdi

    Sinop'un Ayancık ilçesinde, yıllarca yurt dışında çalıştıktan sonra köyüne dönen kişi, geçmişin izlerini yaşatmak için topladığı eski eşyaları kullanılmayan kıraathanede sergilemeye başladı. İlçeye bağlı Hatip köyünde yaşayan Mustafa Taşkın (65), hobi olarak, eskiden köylerde kullanılan tarım aletleri, gaz lambaları, mutfak eşyaları ve keten dokuma aletlerini biriktirmeye başladı. Topladığı eşyaları gençlerin de görmesini isteyen Taşkın, kendilerine ait kullanılmayan kıraathaneyi köy müzesine çevirdi. Taşkın, geçmişte kullanılan eşyaların, tarım aletlerinin bir köşede yok olup gittiklerini, gençlerin geçmişe dair fikirleri olması için bu eşyaları değerlendirmek istediğini söyledi. Oluşturduğu küçük müzenin ilgi gördüğünü anlatan Taşkın, "Kırk sene yurt dışında yaşadıktan sonra ülkeme geri döndüm ve 15 yıldır köyümdeyim. Babamdan, dedelerimden kalma eski aletleri, eşyaları toplayarak burayı köyümüze kazandırdım. Burada tırmık, el değirmeni, yayık, mengene, öküz arabası gibi birçok alet bulunuyor. Yöresel Ayancık ketenini yapmak için kullanılan malzemeler de var." dedi. Müzeyi ziyarete gelen gençlere eski eşyaları tanıttığını belirten Taşkın, "Çoğu kendime ait dedemlerden kalma eşyalar. Bazılarını da köydeki arkadaşlardan toplayarak burada bir araya getirdim. Bu tür eski şeyleri merak ediyorum. Toplayıp böyle güzel bir görüntüyü, gelenlere gösteriyorum. İleride de daha büyük ve güzel bir müze oluşturmayı düşünüyorum. Ziyarete gelen herkes bunların kaybolmaması için yaptıklarıma teşekkür ediyor. Gelen gençlere de buradaki aletleri gösteriyoruz, öğretiyoruz." diye konuştu. Köy müzesini ziyaret eden Engin Ekim de sergilenen eşyaların kendisini geçmişe götürdüğünü, bireysel çabalarla oluşturulan bu tür koleksiyonların kıymetli olduğunu ifade etti.

  • Serap Melekoğlu: Küçük Bir Atölyeden 20 Ülkeye İhracat Yapan Başarılı Kadın Girişimci

    Kayseri'de yaşayan 43 yaşındaki Serap Melekoğlu, KOSGEB desteğiyle başlattığı dekorasyon üretimini büyük bir fabrikaya taşıyarak uluslararası bir başarı hikayesine imza attı. 2017 yılında, 45 metrekarelik küçük bir atölyede doğum günü aksesuarları ve kapı süsleri tasarlamaya başlayan Melekoğlu, kısa sürede işlerini büyütmeyi başardı. Çocuklarını büyüttükten sonra iş hayatına atılmaya karar veren Melekoğlu, aldığı girişimcilik eğitimi ve KOSGEB hibesinin büyük katkısıyla işe başladı. Tasarladığı tablo, saat ve dresuar gibi ev dekorasyonu ürünleri, özellikle fuarlarda büyük ilgi gördü ve marka bilinirliği hızla arttı. İşlerinin büyümesiyle birlikte daha geniş bir üretim alanına ihtiyaç duyan Melekoğlu, Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesi'nde büyük bir fabrikaya geçiş yaptı. Şu anda 14 kişilik bir ekiple çalışan Melekoğlu, mevsimsel olarak işçi sayısını artırabiliyor. İmalatta kadınların çalışmasının zorluklarına rağmen, evde çalışabilme imkanı sunarak kadınlara destek oluyor. 2021 yılında ihracata başlayan Melekoğlu, bugün Orta Doğu, Afrika ve Avrupa'da yaklaşık 20 ülkeye ürünlerini gönderiyor. Ürünler için gerekli malzemelerin yüksek maliyetleriyle karşılaşınca, bu malzemeleri de kendi üretmeye karar verdi. Bu sayede maliyetleri düşürüp kaliteyi artırarak rekabet avantajı elde etti. Serap Melekoğlu, işine duyduğu tutkuyu ve sürekli çalışma azmini şu sözlerle dile getiriyor: "Sürekli çalışmak gerekiyor, bunun üzerine kafa yormak gerekiyor. Mesai bitti, iş yerinin kapısını kapatıp gideyim olmuyor. Hayata devam ederken sürekli işleri düşünüyorsun. Bir aksesuarı nasıl kendim üretebilirim, bir çerçeveyi nasıl değiştiririm, el emeği işlerimi nasıl geliştiririm derken yol bizi buraya getirdi." Melekoğlu, aldığı girişimcilik eğitimi ve KOSGEB hibesinin ardından 2017 yılında Serçeönü Mahallesi'ndeki atölyesinde doğum günleri için aksesuar, evler için kapı süsleri tasarlamaya başladı. Tasarımları için gereken bazı malzemelerin fahiş fiyata satıldığını fark eden Melekoğlu, araştırmaları sonucu bunları da üretmeye karar verdi. Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir fabrikada üretime devam eden Melekoğlu, çocuklarını büyüttükten sonra boşta kaldığını ve zamanını değerlendirmeye karar verdiğini söyledi. Tablo, saat, dresuar (antre sehpası) gibi ev dekorasyonu tamamlayıcı ürünler tasarladığını belirten Melekoğlu, "Sürekli çalışmak gerekiyor, bunun üzerine kafa yormak gerekiyor. Mesai bitti, iş yerinin kapısını kapatıp gideyim olmuyor. Hayata devam ederken sürekli işleri düşünüyorsun. Bir aksesuarı nasıl kendim üretebilirim, bir çerçeveyi nasıl değiştiririm, el emeği işlerimi nasıl geliştiririm derken yol bizi buraya getirdi." dedi. İşlerinin zamanla büyüdüğünü ve ihracata başladığını anlatan Melekoğlu, fuarlara katıldığını, marka bilinirliğinin arttığını, talebi karşılayabilmek için daha büyük alanda üretime geçtiğini aktardı. Daha önce bir kişiyi istihdam ettiğini belirten Melekoğlu, "Şu anda 14 kişiyiz. Bu, mevsime ve işçi bulabilmemize göre değişiyor. İmalatta kadınların çalışması biraz zor oluyor, biz de evde kadınlara iş imkanı veriyoruz. Aksesuarlar için bazı süsler var, bunları kadınlar evde yapabiliyor. Onlar bana ben de onlara destek oluyorum. Patrondan çok işçiyim çünkü sadece oturup gözlemleyerek iş gelişmiyor. Her an içinde olmanız gerekiyor. Yeri geliyor aşağıya iniyorum, yeri geliyor küçük bir atölyem var, orada yaptığım saatler, tablolar var, onları tasarlıyorum." diye konuştu. İhracata 2021 yılında başladığını aktaran Melekoğlu, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa'da yaklaşık 20 ülkeye ürün gönderdiğini sözlerine ekledi.

  • Dr. Ali Ufuk Peker ve Adastec: Otomotiv Teknolojisinde Bir Devrim

    Dr. Ali Ufuk Peker, otomotiv teknolojilerinde yenilikçi çözümler sunan Adastec'in kurucusu ve CEO'sudur. Adastec, ileri seviye sürüş destek sistemleri ve otonom araç teknolojileri üzerine yoğunlaşan bir teknoloji firmasıdır. Eğitim ve Kariyer Başlangıcı: Dr. Peker, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra, yurt dışında çeşitli üniversitelerde ileri düzeyde çalışmalar yapmıştır. Akademik başarıları ve sektördeki deneyimleri sayesinde, otomotiv teknolojileri alanında derin bir bilgi birikimi edinmiştir. Adastec'in Kuruluşu 2018 yılında Adastec'i kuran Dr. Peker, firmanın kısa sürede büyük bir başarı elde etmesini sağladı. Adastec, gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS) ve tam otonom araç çözümleri geliştirerek, otomotiv sektöründe önemli bir oyuncu haline geldi. Firmanın teknolojileri, güvenlik ve verimlilik konularında devrim niteliğinde yenilikler sunmaktadır. Adastec, kısa sürede uluslararası arenada da dikkat çeken projelere imza attı. Geliştirdikleri otonom sürüş teknolojileri, birçok otomotiv üreticisi tarafından kullanılmakta ve sektörün geleceğine yön vermektedir. Firma, özellikle şehir içi ulaşımda kullanılan otonom otobüs projeleri ile büyük takdir topladı. Dr. Ali Ufuk Peker, Adastec'i global bir teknoloji lideri yapma hedefiyle çalışmalarını sürdürmektedir. Firmanın geliştirdiği yenilikçi çözümler, sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde de büyük bir etki yaratmaktadır. Dr. Peker'in vizyonu, Adastec'in otomotiv teknolojilerinde öncü bir rol oynamasını sağlamaktadır. Dr. Ali Ufuk Peker ve Adastec'in hikayesi, yenilikçi fikirlerin ve azmin birleştiği noktada büyük başarıların doğabileceğini göstermektedir. Onların hikayesi, teknoloji ve girişimcilik alanında ilham verici bir örnek olmayı sürdürüyor.

  • Warren Buffett 76 milyar dolarlık Apple hissesi sattı

    Ünlü milyarder yatırımcı Warren Buffett, Berkshire Hathaway'in Apple hisselerinin neredeyse yarısını sattı. FT'nin haberine göre 76 milyar dolar değerindeki hisse satışı, şirketin nakit varlıklarını rekor seviyeye taşıdı Warren Buffett'ın Berkshire Hathaway şirketi milyarder yatırımcının 76 milyar dolarlık Apple hissesini sattı. Şirket, Apple'daki pozisyonunu ikinci çeyrekte 50 milyar dolardan fazla azaltarak 84,2 milyar dolara indirdi. Financial Times tarafından yapılan hesaplamalara göre, veriler Berkshire'ın yaklaşık 390 milyon Apple hissesi ya da hisselerinin yaklaşık yarısını sattığını gösteriyor. Nakit varlıkları rekor seviyeye çıktı Hisse senedi satışları Berkshire'ın nakit varlıklarını bir önceki çeyreğe göre 88 milyar dolar artırarak 277 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye taşıdı. Buffett, geçen yılın sonlarında Berkshire'ın Apple'daki hisselerini azaltmaya başladı ve 2024'ün başlarında hisse satışlarının hızını artırdı. Mayıs ayında hissedarlara Apple'ın holdingin en büyük varlıklarından biri olarak kalacağına inandığının sinyalini verdi ve Apple'ı Coca-Cola ve American Express gibi temel uzun vadeli yatırımlar arasına ekledi. Buffett, şirketin mayıs ayındaki yıllık toplantısında "Sermaye dağılımı stratejisini gerçekten değiştirecek dramatik bir şey olmadığı sürece, Apple en büyük yatırımımız olacak. Ancak mevcut koşullar altında nakit pozisyonu oluşturmanın hiçbir sakıncası yok" dedi.

  • Dünyanın en zengin insanları listesi Temmuz ayı itibarıyla güncellendi.

    Dünyanın en zengin 10 milyarderi bu ay da değişmezken kendi aralarındaki sıralamalarda değişiklikler oldu. Forbes’un yayınladığı ‘2024 Temmuz ayı dünyanın en zenginleri’ listesinde Jeff Bezos ikinci sıraya yükselirken, Warren Buffet üç basamak gerileyerek ilk 10’a sonuncu olarak girdi. Forbes'un yayınladığı ‘2024 Temmuz ayı dünyanın en zenginleri’ listesinde dikkat çeken bazı değişiklikler oldu. Tesla'nın sahibi Elon Musk, zirvedeki yerini korurken, Warren Buffett büyük bağışları nedeniyle 10. sıraya geriledi. Buffett, haziran sonunda yaklaşık 5,3 milyar dolar değerinde Berkshire Hathaway hissesi dağıtarak ve hisse senedinin değerindeki ufak bir düşüşle sıralamada yıllar sonra ilk kez bu kadar geriye düştü. İşte Sıralama; Elon Musk Jeff Bezos ⁠Bernard Arnault Mark Zuckerberg Larry Ellison ⁠Larry Page ⁠Sergey Brin ⁠Bill Gates Steve Ballmer Warren Buffett

  • Artan resesyon endişesi: Bitcoin'in fiyatı 24 saatte yüzde 12,5 geriledi

    Kripto para birimi Bitcoin'in fiyatı, ABD ekonomisinin resesyona gideceğine yönelik endişeler nedeniyle 54 bin doların altına indi Analiz şirketi Coinmarketcap'in verilerine göre, Bitcoin dahil küresel kripto para piyasasının değeri 24 saatte yüzde 14'ten fazla azalarak 1 trilyon 840 milyar dolara düştü. Analistler, ABD'de açıklanan veriler nedeniyle ortaya çıkan resesyon korkularının kripto para fiyatları üzerinde etkili olduğuna işaret ediyor. Tedarik Yönetim Enstitüsü'nün (ISM) imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), temmuzda 46,8 ile 8 ayın en düşük seviyesine gerileyerek piyasa beklentilerinin altında kaldı. Japonya da önemli rol oynadı Analistler, Japonya Merkez Bankası'nın 'şahinleşmesi' ve ardından Nikkei 225 endeksinde yaşanan düşüşün de piyasadaki gelişmelerde önemli rol oynadığını belirtti. Saat 08.45 itibarıyla son 24 saatte fiyatında yüzde 12,5 düşüş yaşayan Bitcoin, 53 bin 230 dolar seviyesine geriledi. Piyasa değeri bakımından ikinci sırada yer alan Ethereum ise son 24 saatte yüzde 19,3 değer kaybederek 2 bin 346 dolar seviyesine kadar düştü.

  • 15 Eylül'de başlıyor: Konut ve araç satışında yeni döneme geçiliyor

    Ticaret Bakanı Ömer Bolat "Emlakta, ilan sitelerinde doğrulanmış ilan dönemine geçilecek. Böylece ilan sitelerinde gördüğünüz ilanların hiçbiri katakulli ya da tüketiciyi aldatmaya yönelik olmayacak. Otomotivde de aynı sistemi getireceğiz." dedi. Bolat, Çin'den ucuza ürün getirenler için de kararların yakında açıklanacağını söyledi. Ömer Bolat, bir soru üzerine, "İnşallah 15 Eylül'de yeni bir düzenleme başlayacak. Emlakta, ilan sitelerinde doğrulanmış ilan dönemine geçilecek. Böylece ilan sitelerinde gördüğünüz ilanların hiçbiri katakulli ya da tüketiciyi aldatmaya yönelik olmayacak. Konut satacak kişi, e-devlet üzerinde gayrimenkulünü seçerek emlakçıyı yetkilendirecek. Yetkilendirilmiş emlakçılar, bu satışlara aracılık edecek. Otomotivde de aynı sistemi getireceğiz. Önce emlak ile ilgili olanı yayınlayacağız. Kısa bir süre sonra, 1-2 hafta sonra da bunu otomotiv sektöründe uygulayacağız." dedi. Önümüzdeki süreçte dezenflasyon politikasının hızlı sonuç vermesiyle finansman oranları aşağı doğru çekilmeye başladığında konut arzının da artacağı dönemin geleceğini belirten Bolat, "Yani şu anda konut yapılıyor. İnşaat sektörü büyümeye katkı veriyor. Ama daha çok deprem bölgesinde yapılıyor. İkinci el piyasasında satışlar oluyor." ifadelerini kullandı. 'Bu aslında bir yerde kiraların da düşmesine sebebiyet verecek' Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da emlaktaki yeni düzenlemeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Getireceğimiz ürün ile sadece ilan sitelerindeki ilanların verilmesindeki aşamaları resmiyete bağlıyoruz. Vatandaş, e-devleti üzerinden girerek kendisine ait olan gayrimenkulü seçip orada açılacak pencereden yetkili ilan satıcısının, emlakçının kodunu girerek orada emlakçıyı yetkilendirecek. Kendisi de ilan sitesine girip satabilir. Ama emlakçıya verecek olanlar emlakçıyı yetkilendirecek. Böylece emlakçı almış olduğu yetkiyle bu ilanı siteye girebilecek. Biz bunu 15 Eylül'de başlatacağız. İlk etapta hibrit olacak. Onlar da 'doğrulanmış ilan' diye çıkacak. Ama yılbaşı itibarıyla tamamı doğrulanmış ilan olarak çıkmaya mecbur olacak. Böylece siz bir sabah kalktığınızda kendi evinizi ilan sitesinde satılırken görmeyeceksiniz. Yani şu anda hiç kimse ilan vermediği halde bazı kişiler emlak sitelerine girerek bu evleri satıyor. Ama sorduğunuzda 'yok' diyorlar, 'biz onu sattık' diyorlar. 'Size başka ilan, başka evi gösterelim' diye böyle fake ilanlar veriliyordu. Amacımız, manipülasyonu önleyerek daha doğru bir piyasa işleyişini getirmek. Bu sistem 15 Eylül'de gelecek. Arkasından aynı şekilde otomobille ilgili sistemi devreye sokacağız. Kişi, birinci derece akrabası, hanımı, annesi, babası ve çocuklarının da üzerine olan emlakla ilgili ilan koyabilir. O zaten kimlik doğrulama sisteminde şu anda uygulanıyor. Bu aşamayla yaptığımızda ilan sistemindeki manipülasyonun önüne geçmeye çalışacağız. Bu aslında bir yerde kiraların da düşmesine sebebiyet verecek. Çünkü (internet) sitelerde, kirada olmayan dairelere sanki kiradaymış gibi fiyatları şişirme ve spekülasyon yapılıyordu. Aynı aracı 10 kişi veya aynı evi 10 kişi, siteye girerek fiyatları yukarı çekerek sanki piyasada böyle bir fiyat artışı varmış gibi gösteriyordu. Bunun önüne geçmeye çalışıyoruz. Gerçek ilanlarla fiyatının doğrulanmasını sağlamaya çalışıyoruz."

  • Türk Mühendislerinin kurduğu şirket ABD'de ilk Seviye-4 sürücüsüz otobüsü kullanıma sundu

    Türk mühendisler tarafından kurulan ve Bakanlıkça desteklenen Adastec firmasının geliştirdiği teknolojilerle entegre edilen sürücüsüz otobüslerin, dünyanın birçok ülkesinde bu teknolojiyi kullanan ilk proje olarak hayata geçirildi. Türk mühendisler tarafından kurulan ve Bakanlıkça desteklenen Adastec firmasının geliştirdiği teknolojilerle entegre edilen sürücüsüz otobüslerin, dünyanın birçok ülkesinde bu teknolojiyi kullanan ilk proje olarak hayata geçirildi. ABD merkezli şirket Adastec, ABD'deki ilk Seviye-4 otonom otobüsü kullanıma sundu. Avrupa'nın ilk Seviye-4 otonom/elektrikli otobüslerini Norveç'in Stavanger ve Finlandiya'nın Tampere şehirlerinde uygulamaya geçiren Adastec, Almanya, Hollanda ve İsviçre'de yakın zamanda kazandığı projeleri de önümüzdeki günlerde hayata geçirmeye hazırlanıyor." Adastec firması, Dr. Ali Ufuk Peker tarafından 2018 yılında kurulmuş ABD merkezli şirkettir ve tam boyutlu otobüsler ve ticari araçlar için SAE Düzey 4 otomasyon çözümleri sunmaktadır. Adastec'in en bilinen ürünü, gelişmiş özelliklere sahip olan flowride.ai platformudur. Bu platform, tam boyutlu otobüs otomasyonunda standartları belirlemekte ve önemli düzenleyici onaylar almıştır. Şirketin merkezi East Lansing, Michigan'da bulunmakta ve Türkiye ve Hollanda'da da küresel varlığı bulunmaktadır. Adastec, çeşitli projelerle öne çıkmıştır. Örneğin, 2024 yılında Tampere, Finlandiya'da SAE Düzey 4 otomatik otobüs hizmetini başlatarak, zorlu kış koşullarında bile etkin bir şekilde çalışabilen gelişmiş bir toplu taşıma çözümü sunmuştur. Ayrıca, Rotterdam The Hague Havalimanı'nda dünya çapında bir ilki gerçekleştirerek tam boyutlu otomatik otobüs hizmetini devreye almıştır. Bu proje, Adastec'in sürdürülebilir ve erişilebilir bir gelecek için yenilikçi çözümler sunma taahhüdünün bir kanıtıdır. Adastec'in başarıları arasında Karsan ile işbirliği yaparak Avrupa'nın ilk tam hız, tam boyutlu otonom elektrikli otobüs dağıtımını gerçekleştirmek de bulunmaktadır. Bu işbirliği, özellikle Hollanda'da, otonom elektrikli toplu taşıma konusunda önemli adımlar atmıştır​. Adastec firması son zamanlarda birçok önemli başarıya imza atmıştır. İşte bazıları: Tampere, Finlandiya'da Otomatik Otobüs Hizmeti: Adastec, SAE Düzey 4 otomatik otobüsünü Tampere, Finlandiya'da hizmete sokarak toplu taşıma sistemine ileri teknoloji bir çözüm getirmiştir. Bu otobüsler, zorlu kış koşullarında bile etkin bir şekilde çalışabilmektedir​ (ADASTEC Corp.)​​ (ADASTEC Corp.)​. Rotterdam The Hague Havalimanı'nda Tam Boyutlu Otomatik Otobüs Hizmeti: Adastec, Karsan ile işbirliği yaparak Rotterdam The Hague Havalimanı'nda tam boyutlu SAE Düzey 4 otomatik otobüs hizmetini başlatmıştır. Bu proje, havalimanı taşımacılığında önemli bir yenilik ve sürdürülebilirlik örneği oluşturmaktadır​ (ADASTEC Corp.)​ Michigan State University'de Otomatik Otobüs Kullanımı: Michigan State University kampüsünde özel izinle çalışan bir otobüs dahil olmak üzere, çeşitli projelerde Karsan ile işbirliği yaparak birçok ülkede otomatik otobüs hizmetleri sunmaktadır​ (Sustainable Bus)​. İstanbul Teknik Üniversitesi (ITU) ile İşbirliği: Adastec, Karsan ile işbirliği yaparak İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (ITU) kullanılmak üzere Avrupa ve ABD'nin ilk seri üretim Düzey 4 sürücüsüz otobüsünü geliştirmiştir. Bu proje, R&D faaliyetleri kapsamında ileri teknolojik ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlamaktadır​ (Karsan)​. Bu başarılar, Adastec'in toplu taşıma sistemlerinde yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunma konusundaki kararlılığını ve yetkinliğini göstermektedir.

Arama Yap

bottom of page