Çocuklukta Başlayan Tutku, Yıllar İçinde Sanata Dönüştü: Sabriye Nazende Aşkın’ın Çini ve Seramik Yolculuğu
Bazı sanat hikâyeleri bir atölyede değil, çocuklukta başlar. Boya kalemleri, renkler ve hayal dünyasıyla başlayan o ilk merak; yıllar sonra akademik eğitim, emek ve üretimle profesyonel bir sanat hayatına dönüşebilir. Sabriye Nazende Aşkın’ın çini ve seramik yolculuğu da tam olarak böyle bir hikâyeyi anlatıyor.

1985 yılında Çanakkale’de dünyaya gelen Sabriye Nazende Aşkın’ın sanata ilgisi henüz çocukluk yıllarında ortaya çıktı. Ortaokul döneminde resim ve boyama çalışmalarına yoğun ilgi gösteren Aşkın, öğretmenlerinin yönlendirmesiyle bu yeteneğini profesyonel bir eğitimle geliştirmeye başladı.
Bu yolculuk onu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Çini Seramik Anasanat Dalı’na taşıdı. Üniversite yıllarında yalnızca eğitim almakla kalmayan Aşkın, ilk kişisel sergisini de öğrencilik döneminde Vakıfbank ana sponsorluğunda “Osmanlıda Türk Kadın Başlıkları” projesiyle sanatseverlerle buluşturdu.
Sanat Yolculuğunu Akademik Eğitimle Güçlendirdi
Üniversite eğitiminin ardından çalışmalarını sürdüren Sabriye Nazende Aşkın, seramik ve çini alanındaki üretimlerini daha ileri bir noktaya taşımaya devam etti. Mezuniyetinden sonraki dönemde “Bereket” isimli seramik sergisini sanatseverlerle buluşturdu ve farklı karma sergilerde yer aldı. Sanat eğitimini akademik olarak da sürdüren Aşkın, 2020 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Böylece çocuklukta başlayan sanat tutkusu, zaman içerisinde akademik bilgi ve profesyonel üretimle birleşti.
Çini ve Seramik Onun İçin Sadece Bir Sanat Dalı Değil
Aşkın’ın çalışmalarını farklılaştıran noktalardan biri, çini ve seramiği yalnızca teknik bir üretim olarak görmemesi. Renkler, desenler ve formlar üzerinden kendi dünyasını anlatan sanatçı, eserlerinde geleneksel Türk sanatlarından aldığı ilhamı kendi yorumuyla buluşturuyor. Onun sanat yolculuğunda deniz ve mavi tonlarının da ayrı bir yeri bulunuyor. Çocukluk dönemindeki resim tutkusunun zaman içerisinde çini ve seramikle birleşmesi, bugün ortaya çıkan çalışmaların temelini oluşturuyor.
Sanatını Paylaşarak Yeni İnsanlar Yetiştiriyor
Sabriye Nazende Aşkın’ın hikâyesini yalnızca ortaya koyduğu eserlerle sınırlamak mümkün değil. Sanatçı, çini ve seramik alanındaki bilgi ve deneyimini farklı eğitimler, workshoplar ve kurslarla sanatseverlerle paylaşmaya da devam ediyor.
Kendi çalışmalarının yanında yeni insanların bu sanat dalıyla tanışmasına katkı sunması, onun yolculuğunun başka bir önemli tarafını oluşturuyor. Çünkü geleneksel sanatların geleceğe taşınabilmesi yalnızca eser üretmekle değil, bu bilgiyi yeni nesillere aktarmakla da mümkün.

Bir Çocuğun Elindeki Boya Kalemlerinden Sanat Atölyesine
Sabriye Nazende Aşkın’ın hikâyesinde dikkat çeken en önemli ayrıntılardan biri belki de başlangıç noktası.Bugün çini ve seramik alanında çalışmalarını sürdüren bir sanatçının hikâyesi, aslında çocukken eline aldığı boya kalemleriyle başladı. Yıllar boyunca aldığı eğitim, katıldığı sergiler, gerçekleştirdiği çalışmalar ve edindiği deneyimler bu ilk merakı profesyonel bir sanat hayatına dönüştürdü. Bugün çalışmalarını Nazende Seramik Çini Tasarım çatısı altında sürdüren Aşkın, üretmeye, öğrenmeye ve bildiklerini paylaşmaya devam ediyor.
Sabriye Nazende Aşkın’ın hikâyesi, bir yeteneğin keşfedilmesinin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Asıl farkı oluşturan; o yeteneğin yıllarca emekle, eğitimle ve sabırla geliştirilmesi. Çünkü bazen büyük bir sanat hikâyesinin ilk sayfası, sadece bir çocuğun elindeki birkaç boya kalemiyle başlar.



Yorumlar